memleketimden insan manzaraları   

adana çık aradan

  1. nazım hikmetin 1941 de bursa hapishanesinde yazmaya başkadığı destan.şehir tiyatrolarında sergilenmiş olup müzikal bir oyundur.yönetmenliğini rutkay aziz yapmıştır.müzik ise cahit berkay a aittir.
    (endoterm, 10.10.2004 02:43)


  2. istanbulun çeşitli semtlerini farklı zamanlarda gezerek değişik insanlarla karşılaşılması onların kimlik incelemelerini yapmak sonucu kurulası söz öbeği
    (delilah, 25.12.2004 00:13 ~ 01:32)
  3. kitabın girişinde "hatice piraye'ye pirayendeye" yazar.(bkz: piraye)
    (stars giggle meh every nite, 25.12.2004 19:10 ~ 19:10)
  4. bir banka şubesi; tek memur ve upuzun bir sıra. sıranın başında itiraz eden adam, sıranın ortalarında itiraz eden adama yakınan adam ve onu dinleyen kısa boylu arkadaşı, sıranın sonlarına doğru duyulacak ama ne dediği anlaşılmayan bir sesle mırıldanan adam ve onun arkasında ben.
    (invisibleruh, 03.02.2005 18:53)
  5. haydarpaşa garında
    1941 baharında
    saat on beş.
    merdivenlerin üstünde güneş
    yorgunluk ve telâş
    bir adam
    merdivenlerde duruyor
    bir şeyler düşünerek.
    zayıf.
    korkak.
    burnu sivri ve uzun
    yanaklarının üstü çopur.
    merdivenlerdeki adam
    -galip usta-
    tuhaf şeyler düşünmekle
    meşhurdur:
    "kâat helvası yesem her gün" diye düşündü
    5 yaşında.
    "mektebe gitsem" diye düşündü
    10 yaşında.
    "babamın bıçakçı dükkânından
    akşam ezanından önce çıksam" diye düşündü
    11 yaşında.
    "sarı iskarpinlerim olsa
    kızlar bana baksalar" diye düşündü
    15 yaşında.
    "babam neden kapattı dükkânını?"
    ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına"
    diye düşündü
    16 yaşında.
    "gündeliğim artar mı?" diye düşündü
    20 yaşında.
    "babam ellisinde öldü,
    ben de böyle tez mi öleceğim?"
    diye düşündü
    21 yaşındayken.
    "işsiz kalırsam" diye düşündü
    22 yaşında.
    "işsiz kalırsam" diye düşündü
    23 yaşında.
    "işsiz kalırsam" diye düşündü
    24 yaşında.
    ve zaman zaman işsiz kalarak
    "işsiz kalırsam" diye düşündü
    50 yaşına kadar.
    51 yaşında "ihtiyarladım" dedi,
    "babamdan bir yıl fazla yaşadım."
    şimdi 52 yaşındadır.
    işsizdir.
    şimdi merdivenlerde durup
    kaptırmış kafasını
    düşüncelerin en tuhafına:
    "kaç yaşında öleceğim?
    ölürken üzerimde yorganım olacak mı?"
    diye düşünüyor.
    burnu sivri ve uzun.
    yanaklarının üstü çopur.

    denizde balık kokusuyla
    döşemelerde tahtakurularıyla gelir
    haydarpaşa garında bahar
    sepetler ve heybeler
    merdivenlerden inip
    merdivenlerden çıkıp
    merdivenlerde duruyorlar.
    (van den budenmayer, 30.07.2006 03:12)
  6. bilindiği üzere nazım hikmet sinemayla da yakından ilgiliydi ve bir kaç tane de kısa film çekmiştir. bu eserini de görsel boyutu çok yüksek, şiirsel mbir senaryo tekniği ile yazmıştır. kitapta biri haydarpaşadan öteki ankara garından kalkan iki trenin içinde geçen olayları şiir vasıtasıyla anlatır. her zamanki gibi şiirleri toplumsal içerik taşımakta ve müthiş bir dil inceliği taşımaktadır. ayrıca sinemadaki epsode'lu anlatıyı şiir aracılığı ile gerçekleştirmekte, ankaradan ve haydarpaşadan kalkan trenler bir yerde karşılaşmaktadır. kitapta cumhuriyetin kuruluşunda yaşananlarla ilgili neredeyse belge sayılabilecek ipuçları da vardır. müthiştir okunasıdır.
    (rakibini operek olduren kunkfucu, 16.06.2008 11:55)