belki ilginizi çeker
  1. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  2. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  3. · zongul ducks
  4. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  5. · disko kralı
  6. · günün tek şarkılık özeti
  7. · yaran diyaloglar
  8. · bakkal kasasındaki başörtülü teyze
  9. · çilek ağacı

memleket sorusu ardından xi tanıyor musun suali  

  1. alternatif cevaplar kümesi, ''sordun soruyu aldın boruyu, sorana sokan, insanın başına herşey ya meraktan ya..'' gibi moral bozucu, dünya karartıcı yanıtlarla ihtivalı muhabbet açma, kaynaşma güdülü sorudur.
    konuya dekor ve işlev açısından en elverişli mekan olan, ankara-antalya istikametinde bir şehirlerarası otobüsün 37-38 nolu koltuklarında, dandik üzümlü kekin son lokmasıyla yarım yamalak alınmış bir bardak ''meşrubat''ın son yudumunu nash dengesine yorulan kafadan daha çok uğraş gerektiren makro hesaplarla denk getirmeye çalışmaktaki iki yolcudan birinin bu soruyu sorma olasılığının ne kadar yükse olduğunu bu satırları okuyanlar bilir.
    yaşamışızdır; ötesinde sorulunca kızdığımız bu soruyu sormuşuzdur da.

    kabahatin büyüğü ilk sorudadır.
    ''memleket nere'' sorusunun ülke sınırlarımız içersinde ''bir nevi kişilik analizi'' amaçlı sorulduğu malumunuz. ama bu ''analizin'' de kendi içinde ayrımları vardır.
    'memleket nere bilader!!' bunlardan birisi.
    ''söyle bakalım nerelisin, bizim gibi yiğidin harman olduğun yerden mi geldin'' özgüvenini, bir nebze asabiyetini ve ucundan köşesinde 'nereli olduğun sikimde değil aslında, ayağını denk al' gibi osuruktan nem kapma kabadayılığını satırarasından mesajlar, sinyal verir; yazıya döküldüğünde soru işareti yerine çift ünlem alması da bundandır.
    gerek var mıdır? daha tanışalı yarım saat olmuş, kuzu kuzu oturmuş aynı otobüste yol alınmaktaysa yoktur elbette.

    sosyal psikolojik kesitten sonra tanışma güzergahındaki diğer duraklara bakacak olursak daha ilginç durumlarla karışılabiliriz.
    terminalden yol alan otobüsün hareketinden, -eğer ki taraflar muhabbette istekliyse- 10 dk sonra gelen ''siz de mi antalya'ya gidiyorsunuz'' sorusundan 5 dk sonra, bırakılan izlenime göre ''asker misin(iz), öğrenci misin(iz)'' soruları gelir, cevaplarının uzunluğu kısalığına göre miyadını doldurduktan sonra da eldeki gazetenin açık sayfasındaki bir habere binaen; ekonomiden, siyasetten, 3.sayfa cinnetlerinden konularla sohbet dallanıp budaklanır.
    ve ta ki fenerbahçe-galatasaray muhabbetinden, yalan olmasın(yazar burada yerelleşiyor) 45-50 dk sonra ''bu arada adın(ız) neydi'' sorusu yeni akla düşer.
    evet olayımız budur. ''bu arada adınız neydi?''

    pek de garipsememek gerek. bizim tanışma ritüelimiz bu şekilde.
    biz orta okul almanca kitaplarındaki gibi tanışmayız, kaynaşmayız. 'hallo wie heisst du'' ''ich heisse hans und du?'' tarzı sorular bizim tanışma miladımız değildir.
    tanışırken ilk sorusu ''woher kommst du'' olan bir alman, ‘’where are you from’’ diyen bir ingiliz gördünüz mü?
    onlar birey merkezli; biz ise yedi ceddinden çıkarımlar yapmamıza yardımcı bir soruyla toplumsal özekliyizdir ki bir tanışmada kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, o nüfus cüzdanının ön yüzünde yazan isimden daha çok merak edilir.
    ‘’valla’’ dedikten sonra asıl konumuza daha da yaklaşmak istiyorum.

    bence bu tanışma ritüeli sırasında, farklı tanışma mekanları içinde ve konuları zarfında da kullanılmaya uygun bir ara soru vardır ki ‘’akraba bile çıkılabilir’’ neticesinde.

    nerelisin sorusundan hemen akabinde gelir bu soru, ve ‘’oralı’’ olduğunuza pişman ettirir, 'neden ben' diye felsefi sorunsallara gark ettirir.
    -memleket nereydi
    -antalya
    -aaa mehmet’i tanıyor musun?.... işte bu soru yırtık dondan çıkıp ‘’ceee’’ diyen şakamatik naifliğiyle zihninizde nanik yapabilir, sinirleriniz alt üst olur; katatonik bakışlar ve donuk tebessümlerle muhatabınıza cevap vermeye çalışırsınız.

    ‘’m e h m e e ettt'' ''u l a n a c a b a h a n g i m e h m e t??''
    zihindeki tüm mehmetler gözden geçririrsiniz ve kayda değer ‘’mehmetlerle’’, gayet masumca ‘’aaa mehmet’i tanıyor musun’’ sorusunu ‘’dünya küçük’’ anlayışıyla soran kişinin mehmet’inin eşgali, işi, anası babası, sosyal çevresi vb. verileriyle karşılaştırırsınız.
    evet!! sonuç genelde negatif çıkar. normaldir.
    çünkü ıvır can, zıvır can gibi isimlerin mitoz bölünmeyle çığ gibi arttığı şu günlerde dahi, en çok kullanılan isimler sıralamasında; hüseyin, ali, ahmet ve mustafa isimlerine fark atan mehmet ismi hala zirvede.
    ben bu soruyu ‘’istanbullu’yum’’ diyene hemen soranları gördüm; durum o kadar vahim.

    ama bir de ‘’mehmetleriniz’’ kesişim kümeniz içinde yer alırsa… muhabbet, seydişehir’deki durakta hesabı sizin ödemenize ve de ‘’mehmetten’’ tahsil etme hayallerine kadar ilerleyebilir; teyze oğlunuzun bacanağı, bu mehmetin asker arkadaşının çavuşu bile çıkabilir.

    son paragraf tecrübesinden ramak kala paçamı kurtardığım günden beri ‘’adım jemand ya siz? memnun oldum beyfendi…nereli olduğumuzun ne önemi var aslolan ait olduklarımız değil sahip olduklarımız değil mi ah ah ah’’ tarzı bir asosyal cool felsefesi içersindeyim.

    -merhaba ben jemand ya siz?
    +kerim ben memnun oldum
    -ben de
    +nerelisiniz
    -nereli olduğumuzun ne önemi var aslolan ait olduklarımız değil sahip olduklarımız değil mi?
    + ben konyalı’yım da
    - mehmet isminde bir arkadaşım vardı tanır mısın?
    +......(seni de mehmeti de bakışları)......
    (jemand, 04.03.2007 20:42 ~ 05.03.2007 00:08)
  2. orta yuvarlagin rakip yari alana bakan diliminden, itü'den mezun olduğunu öğrenince ''mustafa diye birini tanıyor musun'' diye sormamın akabinde bir daha haber alamamama neden olan sorudur.
    24 saat geçmediği için polise de baş vuramıyorum.
    (jemand, 04.03.2007 21:33 ~ 21:47)
  3. genelde x'ler asker arkadaşlarından oluşur;

    - demek sen de manisalısın, vay beee tarzanlar heee
    - ya bizim orda bir necati vardı. çok samimi bir arkadaşımdı. askerde tanıştık keratayla. o zamanlar market işletiyordu babası, gerçi çok geçti tanımazsın sen onu.
    + tanımam valla çok olmuş abi.
    - hey gidi günler
    (spitzer, 13.08.2009 23:02)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil