belediye otobüsüne reklam veren bi abimizmiş. şöyleki hızlı okuma kursu açıyor bu abimiz, reklam mecrası olarak da belediye otobüsünü seçiyor. reklamda ilgimi çeken şu oldu, kimler katılabilir diye birşey yazmışlar afişe.
ah be abicim. yetişkinler ne demek be. orta birden küçükler hariç herkes gelsin istiyorsun be abi. orta birden küçük çocuklar da yeni yeni öğreniyor okumayı zaten, ondan istemiyorsundur. acayip abim benim.
trt deydi sanırım ilk gösterisinde künye ile kolyeyi karıştırmıştı. seyircilerden 1 den 50 ye kadar olan numaralardan, sıralama gözetmeksizin bir kelime seçmelerini istemişti. rastgele söylenen numara + kelimeleri de 50 den 1'e kadar geri geri saymıştı.
"çeşitli televizyon kanallarında yaptığı hafıza gösterileriyle tanınan ve dünya hafıza şampiyonlarından olan melik safi duyar, türkiye'de ilk defa "öğrenmeyi öğrenmek" kavramını ve düşüncesini ortaya atarak "hafıza ve beyin eğitimi"ni başlatmıştır.
orta doğu teknik üniversitesi inşaat mühendisliği bölümünden 1980 yılında mezun olan duyar, aynı konuda master çalışmasını tamamlamış, ayrıca özel öğrenci olarak makina mühendisliği fark derslerini de almıştır. 1986 yılında malezaya hükümetinden aldığı bursla kuala lumpur ıntan ensititüsünde "kamu yönetimi" konusunda çalışmıştır.
1988-89 yıllarında a.b.d.den aldığı humphrey bursu ile minnesota üniversitesinde "ekonomi" konusunda lisans üstü eğitim görmüş ve ayrıca "liderlik eğitimi" almıştır. bu yıllarda hafıza gücüyle ilgili bilimsel araştırmalara ilgi duyan duyar, daha sonra 1994 yılında katıldığı, ingiltere beyin vakfı tarafından londra'da düzenlenen dünya hafıza şampiyonasında, "fotografik hafıza" dalında dünya şampiyonu olarak altın madalya almış ve dünyanın sayılı hafızaları arasına girmiştir. bu şampiyonada ayrıca "iskambil kartlarının takibi" ve "karışık bilgilerin takibi" konusunda dünya üçüncüsü olarak iki tane bronz madalya kazanan duyar, "rakamların takibi"nde de dünya dördüncüsü olmuştur.
yazar, 1994-95 yıllarında avrupa topluluğu tarafından verilen jean monnet bursu ile ingiltere'de exeter üniversitesinde "avrupa topluluğu ekonomisi" dalında bir başka master çalışmasını daha tamamlamıştır.
iskenderun demir ve çelik fabrikalarında eğitim merkezi yöneticiliği ve dünya bankasının çeşitli projelerinde eğitimci olarak görev almış olan duyar, yaklaşık 1988 yılından beri tüm çalışmalarını hafıza, hızlı öğrenme, beyin eğitimi, zihinsel potansiyeli geliştirme ve yaratıcı düşünme teknikleri üzerine yoğunlaştırmış olup, bu konularda araştırmalar yapmakta, yeni eserler hazırlamakta ve çeşitli seminerler vermektedir. melik duyar şu anda "mega hafıza"nın başkanıdır. "
ufak kanallarda, sattığı hafıza kitaplarının 10-15 senelik reklamları yayınlanan kişi. bilkent üniversitesinde yaptığı bir gösteriden bir bölüm vardır. öğrencilerle röportaj da yapılmış. o hafız olayını kavrayamadım, ezberlettiklerini her zaman unuttum ama o halı desenli yelekli bilkent öğrencilerini unutamadım. 10 senede nasıl da bir farklı bir topluluk oluşmuş.
itüsözlük'e kayıt olurken birden aklıma gelen, demek ki sözlükte bir sempatisi var diye düşündüğüm insan. hep düşünmüşümdür işe yarıyor mu acaba dedikleri diye. yıllar sonra anlıyorum ki işe yarama ihtimali var, çünkü bazı şeyler hala aklımda...
şimdi yaşlı bir adam var bir reklam panosunun önünde, onun yanında da nispeten orta yaşlı bir adam. reklam panosunda ise punkçı genç bir eleman var. bizim yaşlı adam eli ile bunu işaret ediyor ve soruyor, "nedir yahu bu?"
diğer adam: posterity, gelecek nesil?
yaşlı adam: ne gelecek nesili? bundan olsa olsa poster itiolur.
demek ki neymiş, posterity = gelecek nesil.
ha bir de şöyle bir şey geldi aklıma, revani satan bir işportacı var, bunun yanına gelip diyorlar ki, "hey dostum ne kadar kazanıyorsun? senin gelirin nedir?"
işportacı: benim gelirim anca bu revanidir. revenue = gelir
ankarada yapmak istediği ofisin dekorasyon projesini çizdiğimiz mega hafıza şirketinin kurucusu ve hafıza şampiyonu kişilik. projeden dolayı kendisiyle tanışma ve biraz sohbet etme fırsatım oldu. gerçekten inanılmaz efendi ve entellektüel bir insan. konuşurken kendisini dinletiyor gerçekten ve bazen konuşması hiç bitmesin isteyebiliyorsunuz.ikinci görüştüğümüzde adımı tekrar sormamış olması da hoşuma gitmişti ayrıca.
firefox'un arada bir beni hatırlamaması nedeniyle kullanıcı adımı ve şifremi girmek zorunda kaldığım durumlarda, ne olduğunu anlamadığım ama "mutlaka beni hatırlayacak bir şeydir bu" diyerek hevesle işaretlediğim sözlük giriş şeysi. thrill of victory sayesinde bugün hem o amcayı hatırladım hem de bu butonun işlevi konusunda aydınlandım. ben hep melik nasıl olsa geldiğini duyar gibi bir anlamı olduğunu sanıyordum.
bundan kelli, işaretleyince şöyle bir uyarı görüntülüyor;
"bu seçeneği işaretlemeniz durumunda sözlüğe bir dahaki girişinizde tekrar kullanıcı adı ve şifre girmenize gerek kalmaz. bu seçeneği işaretlediğiniz bilgisayarın sizden başka kullanıcısı olmadığından, yok öyle değilse sözlükten ayrılırken düzgün şekilde çıkış yaptığınızdan emin olunuz."
hbb'de ve flash tv'de milyon kere yayınlanmış programları adeta beynime kazınmış olan mega hafıza insanı.. bu programlarda yanılmıyorsam bizimkiler'de oynamış bir hatun sunuculuk yapmakta, melik duyar ise stüdyoya konuk ettiği çocuklarla gösteri yapmaktadır, 7 basamaklı sayıları 5 saniyede çarpan, iskambil kağıtlarını tersten düzden ezberlemiş çocuklar falan.. tabii birbirinden fantastik çağrışımlarla öğretmeye çalıştığı ingilizce kelimeler de unutulmaz.. bunların arasında kendisinin üniversitenin birinde yaptığı gösteriden bölümler girer beş dakikada bir.. özellikle bu kısımlar o kadar sık verilir ki kesinlikle unutamamışımdır hiçbir zaman, bizim melik üzerinde sayılar yazan beyaz bir tahtanın önünde arkasını dönmüş, muhtemelen oradaki sayıları ezberden söylemektedir: "bir bir sıfır, sıfır bir bir bir bir sıfır." bunun ardından salonda "vuaay" sesleri eşliğinde bir alkış kopar, öğrenciler röportaj yapıp "çok etkilendik" falan der.. benim ise 15 gün sonra öss'ye girecek bir birey olarak mega hafızamı yalnızca bu programı hatırlarken kullanmam üzücüdür tabii..
çok tehlikeli bir butondur.tıklarken bir kaç defa düşünülmesi gerekir.şöyle ki:
zagnem her zamanki gibi günlük itü sözlük ziyaretlerinden birini gerçekleştirmekte ve gözüne çarpan konularda giri girmektedir.olağan dışı hiçbir şey göze çarpmamaktadır.ve her zaman olduğu gibi melik duyar butonu tıklanmıştır önceden ki; tekrar sözlüğe girerken şifre yazmak zahmetine katlanılmasın.cuma* günü saat 15.00 sularında son giri girildikten sonra sözlük kapatılmadan bilgisayarın başından kalkılmıştır.malum cuma günüdür ve vizeler artık son bulmuştur.bünyenin artık eğlenmeye ve biraz da çevresiyle ilgilenmeye ihtiyacı vardır.bir güzel üst baş giyilir.tıraş olunur (vize dönemi maymunlaşan insan modelinden kurtulma çabası) üst katlara yari bulmaya arkadaşları almaya gidilir.ve itü sözlük açık bir şekilde oda terk edilir.olaylar gelişir.
zagnem odadan çıkınca aynı blokta kaldığı yakın bi dostu odaya gelmiştir.kapı kilitli falan değildir, zira kime kitleyecektir.tek değerli şey pc'dir ve herkesin de fazlasıyla vardır blokta.hırsızdan yana dem vurulmamıştır bu güne dek.neyse efendim, arkadaşımız anarşik(potansiyel 6.nesil) odaya girer ve pc başına oturur.itü sözlük'ün açık olduğunu görür.daha önce hiç yazmamıştır bu anarşik, ayrıca sözlük kurallarıyla da pek ilgilenmez, kafasına eseni söyleyebilecek potasiyelliğe sahiptir.sol frame'de gözüne bir başık çarpmıştır.öcalan ın muhtemel hapishane arkadaşları adlı başlığa bir göz atayım demiştir ve gene damarı tutmuştur arkadaşımızın.bir güzel verir veriştirir, sonra hızını alamaz ve öcalan'ın yanına hüseyin üzmez'i koyar.bir güzel söver sayar.sonra da evet tuşuna basınca gidiyor galiba lan bu deyip evetleyiverir.ve giri uçuşa geçer sözlük semalarında.fakat olaylar hiç de umulduğu gibi olmayacaktır.
giri tabiki hukuken sakıncalı olabileceği gerekçesiyle anında wondrous tarafından çöp'lüğe gönderilir.fakat bundan anarşik dostumuzun haberi yoktur.pc başından içini rahatlatmış bir şekilde kalkar ve bir keyif sigarası yakar.ardından odaya zagnem dalar.dostumuz içerde sigarasını keyifle tüttürmektedir.bir tane de kendisi yakar.dostumuzu pc başından kaldırır çünkü pc'yi kapatacaktır.itü sözlük'ü de tam kapatacakken çöp ikonunun kıpkırımızı göz kırptığını görür.noluyor lan der ve tıklar.-kim yazdı lan bunu, vay amına koyim imla, cümle bütünlüğü, de'*ler de ayrı yazılmamış.lan sövmüşler bi de direk şahsa.aha sıçtık- der içinden ve dışından.anında zagnem de sonsuza kadar siler giriyi.ve yanıbaşında sigarasını tüttüren dost gerçeği anlatır.-lan olm manyak mısın, madem giri girdin insan bari sövmez.açık bırakmicam amk bi daha şu siteyi- der.fakat olaylar bununla bitmeyecektir.gerçekler gece gelince öğrenilecektir.
zagnem gece gayet sarhoş ve keyfi yerinde bir şekilde bloğuna döner.gece eğlenilmiş içilmiş sıçılmış kavgalara karışılmış dayak yemenin eşiğinden dönülmüş fakat gene de keyfi kaçıracak hiçbir şeyin belleğe yerleşmesine izin verilmemiştir.odaya girer ve sarhoşken giri girmenin tadını bildiği için uyumadan önce lan şu sözlüğe bakiim bi elemandan mesaj bekliyordum düşünceleriyle itü sözlük açılır, şifre girilir.fakat --şok--.sözlük moderatöründen otomatik mesaj gelmiştir.sözlük kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle çaylaklığa düşürülmüştür.10 giri girilmesi istenmekte ve bununla da kalmayıp sözlük moderatörlerinin onayı beklenecektir.noluyor amına koyim, şunlara bi mesaj atiim bari diyerekten mesaj butonu tıklanır fakat karşısına çaylakken bu butonu kullanamazsın, deneme boşuna yiğen şeklinde pencere açılır.boyun bükülür, dudak büzülür.lan benim suçum değildi anasını satiim, nasıl iletecem şimdi bunu bizim wondrous'a şeklinde düşünürken, sözlükten hiç kimsenin msn'ine ya da adresine sahip olunmadığı hatırlanır.yalnızlığın ve kenara itilmişliğin en dip noktasına ulaşılmıştır.ardından kibrit kutusu alınır.içinden çöpler tek tek çıkartılır.anarşik dediğim koynumda beslediğim yılan'ın yanına gidilir, kibrit çöpü dik pozisyonda tutulur, nişan alınır.ateş.
not:o değil de, lan 1.5 senelik yazarız, sormadan etmeden direk çaylaklığa düşürülmüşüz.çaylaklığa düşürülenler için bari bi mesaj atabilecekleri bi makam yetkili olsun, derdimizi anlatalım.bok yerine niyazi olduk lan.bi de ek olarak; melik duyar, duyanın da duyuranın da ta ağzına sıçayım.
edit:imla.
bundan 20 sene kadar önce trt'de bana ezberlettiği 40 nesneyi tek tek ve sırasıyla sayabildiğim adam. ev arkadaşımın ismini unutabilen bir adamım. başarılı bence.