türkiyenin yüksek ekonomik zenginliğini (!) kullanmaya devam ederek yakında ankaray ve metro istasyonlarında "robocop"'ın devriye gezmesini sağlamasına şaşırmayacağım kişi.
çayyolu metrosunu o kadar getirip ümitköy köprüsünün altında bırakan, amacı belli olmayan büyükşehir belediye başkanı. lan madem o kadar getirdin içeri kadar sok bare niye yolun kenarında bırakıyosun? kime faydası olurki bunun? (bkz. kızdırmayın beni)
eğer tv kanallarında açıkladığı projeleri gerçekleştirirse ankarayı gezmek daha bi eğlenceli hae gelecektir. kimin aklına gelir ki dev mevlana heykeli yapıp kafasından ankara'nın muhteşem manzarasını izleyebileceğimiz bir ortam yaratmak. ya da iki tane binanın üstüne uçak koyup insanları keyiften uçurmak. takdir ediyoruz başarılarının devamını diliyoruz.
zamanında okul birincilerine islam yeşili eşofmanlar,bisikletler,saatler dağıtan,her mitinginde çocuklara plastik top bağışlayan,ankara'yı alt-üst ve bilimum geçitler cennetine dönüştüren,sağa sola dört bir köşeye kondurduğu camili meşhur ambleminin hacettepe'den bakıldığında aynen göründüğünü iddia eden vs. üretim hatası şahsiyet..
ankarayı alt ve üst geçit manyağı yapmış, yaya düşmanı bi başkan bu. yaptırdığı alt geçitler şimdilik geçici bi çözüm sağlasa da bundan 15-20 yıl sonra o alt geçitler o trafiği kaldırmayacak, sıçacak batıracaktır. ota boka para harcayıp metro işlerine para vermeyip çok yavaş ilerlemesine sebep olan biridir bu ayrıca.
belediyenin tüm ihalelerini, eşine dostuna vererek isviçre bankalarında kendine sağlam bir servet edindiğini, duyduğum ankaranın belediye başkanı.
bu şahsiyet , yıllarca para yiyip iş yapmayan belediye başkanlarından illallah diyen türk halkının, "yesin ama çalışsın"a razı olduğunun güzel bir örneğidir.
ankara'yı sevmediği yönünde aldığı eleştirilere çok içerlediğini düşündüğüm şahıs. özel bir toplantı esnasında ankara'yı çok sevdiğini, en sevdiği yanının da istanbul'a dönüşü olduğunu belirtmiştir.
geçenlerde katıldığı objektif programında "bb ankaraspor'a transfer yapacak bu kadar parayı nereden buluyorsunuz?" sorusuna "sponsorlarımı neden açıklıyım kardeşim.açıklarsam bana bi daha para vermezler ki" diye bir cevap vererek sponsorluk kavramına yeni bir boyut getirmiş başkan
24 ocak 2006'daki felaket kar yağışından sonda, belki haklı, belki de haksız bir şekilde isminin başındaki i'nin fazlasıyla doldurulduğu isim. fakat ben haklı olarak doldurduğumu düşünüyorum. hayır, hani belki tek başına yapabileceği birşey yoktu adamın yolların tıkanması üzerine. eline küreği alıp sokakları kendi mi temizleyecekti? fakat beni asıl sinirlendiren, o akşam atv ana haber'e çıkıp, belediyenin müthiş çalıştığını iddia edip, örnek olarak da galiba atatürk bulvarı'nda çalışan kar temizleme araçlarını gösterip (oha yani, artık atatürk bulvarı da temizlensin), hatta çankaya'da ara sokakların hala felaket durumda olduğunu belirten muhabire bunun yerel belediyelerin işinin olduğunu belirtmesi oldu (acaba neden çankaya, melih bey?). ertesi gün de, bir haberde gördüğüm şekliyle, çankaya'nın ara yollarına belediye kar temizleme ekiplerini getirip (ki yapsın artık), bir de hoparlörden "yerel belediyenin işini biz yapıyoruz, süperiz biz, chp'ye kapak olsun" tarzında anonslarla insanların sinirini bozacak bir şekilde popülizm yaptığına da şahit oldum. işte o i'yi doldurmamdaki sebep buydu.
böyle bir afetten bile çıkar elde edebilen bir adamı niye destekleyelim? bir dahaki seçimde nah sana oy!
bu kişiye ankara'da en az oy eryaman'dan çıkar, fakat kendisi dahilik seviyesinde bir siyaset adamı olduğu için, eryaman'a otobüs seferlerini azaltarak, bu semtin sakinlerini derhal cezalandırmıştır, halk otobüsleri de kaldırıldığı zaman kızılay'dan eryaman'a 2 saat kadar bir süre(cik)te ulaşmak mümkün olacaktır.
genelevin şehir dışında taşınması ile ilgili katıldığı bir tv programında genelevden arayan bir emekçi arkadaş şurdan burdan lafladıktan sonra "melih bey, kerhanede 100 karıyız, yüzümüz bir olsak senin gibi bir tane doğuramayız" diyerekten duygularımıza tercüman olmuştur. sayın başkan bunu iltifat olarak algılamış ve bildik gülüşünü arzetmiştir.
yakında ankaranın el attığı kısımlarındaki yapaylığı, sevimsizliği, zevksizliği ile aoçnin doğal, şirin, sevimli yapısının içine edeceğinden korktuğum kişi.
aştiden servisleri kaldırması sonucu taksi tutmak zorunda kalan garip öğrencilerin ve uzak mahallelere geç saatte sarhoş taksicilerle gitmek zorunda kalan genç öğrenci kızların beddualarını alan şahıs. bundan sonra iflah olur mu bilmiyorum...