biliyorum sen bir meleksin bana yardım için gönderildin
biliyorum sen bir meleksin zor günlerimde çıka geldin
yüzümü güldürdün başımı döndürdün
acimi dindirdin yolumdan çevirdin
eğlendirdin
sakinleştirdin
ehlileştirdin
ve daha bir sürü şey
canım mısın sen benim misin herşeyim misin sen
hoşgeldin melek sefalar getirdin
ya gelmeseydin yetişemeseydin beni bulamasaydın
ne yapardım yarım kalırdım melek
biliyorum sen bir meleksin seni sevmem için gönderildin
biliyorum sen bir meleksin son demlerimde çıkageldin
albümünü bugün almama karşın sözlerini * sanki ezberden biliyormuş gibi hissettiğim, insanın içinde kıpır kıpır bir şeyler uyandıran, sözleri ve müziği candan erçetin'e ait, sanki insana bu senin şarkın dedirten bir şarkı
çocukların meleklerle özdeşleşmesiyle,hepten modern ninni havasında candan erçetinin bu şarkısı. gün gelse dandini dandini dasdananın yerini alsa ister gönül..
ışıktan yaratıldığı belirtilen ve tek görevleri allah'a hizmet ve ibadet etmek olan varlıklardır.
iradeleri yoktur. allah'a mutlak surette itaat ederler.
*
candan erçetinin çok düşük bir bütçeyle çektiği son klibi. sapsarı saçlı, yemyeşil gözlü şirin mi şirin bir bebek oynar bu klipte. dinlerken hep meleğin bir sevgili olduğunu düşünen insanlar, klibi izlerken sözleri bir kez daha dinlerlerse gerçekten de şarkının bir bebek için de yazılmış olabileceğini görürler.
sevgiliden duyduğunuzda kendinizi arınmış, tertemiz ve hiç olmadığınız kadar mutlu hissettiren söz...bir de iyelik kullanırsa (meleğim) daha ne ister insan...
portekizlilere göre ıslık çalamayan melek olamaz. meleklerin ıslık çalarak uçabildiklerine katı bir şekilde inanırlar. bir portekiz erkeği sevgilisi ıslık çalamıyorsa ona asla meleğim demez.
benim eşim olan kişi.
dikkat ediniz melek gibi değil, melek diyorum. kendisi bir konuşmamızda ağzından kaçırmıştır. melekler hakkında sorduğum bir soruya "ağzımdan laf alamazsın" diye cevap vermiş ve kırdığı potu anlayınca, "ben o anlamda demedim" demiştir.
gözümün önündeki örneğe bakarak söylüyorum melekler muhteşem yaratıklar.
melek... saf,dürüst,yüreği yüzüne yansımış,temiz,berrak anlamlarına gelebilir bir insan için kullanırsak eğer...melek kötülük bilmez, bilse de düşünmez, düşünse de uygulamaz...melek sever, korur,özler, sarar, kıyamaz,iyiyi bilir,iyiyi sever ötesini düşünmez.severse sonsuz olur.ellerinden tutarsa bir kere sen de melek olursun onun saf yüreğindeki cennette...
bir zamanlar show tv de yayınlanan mersin bahçeli belediyesi burhan köyünde eski bir ağanın göz alıcı konağında çekilen birkaç bölüm sürüp sürmediğini anlayamadığım rüzgar gibi geçti cinsinden olağanüstü bir başarısızlık örneği dizi.
dizi türkiye genelinde sadece dizinin çekim aşamasını yerinden seyreden belde halkı tarafından 3 km.çaplı bir alanda izlenmiş,sıfır reyting sonucu inanılmaz zararla apar topar yayından kalkmıştır.
aynı konakta daha sonraları yeşim salkımın rol aldığı seher vakti isimli bir dizi teşebbüsü daha olmuş aynı başarısızlık yinelenmiştir.
gecenin içinde bir "melek" aradı.tüm siyahlıkları silip atabilecek, gün ışığını tekrar hayatına sokabilecek bir melek...
puslu camlarını sildi gözlüklerinin önce, sonra ıslak kirpikleri değdi yastığına, fonda çalan ağır şarkıyla daldı gitti gökyüzüne...
yıldızların en parlağını, en büyüğünü seçti, belki ışıtmazdı hala o kapkaranlık geceyi ama bir umut olabilirdi...
gecenin sessizliği içinde hayallerinin basamaklarını bir bir tırmanırken, ufak bir sesle tepetaklak oluverdi. "ses"i ayırmaya çalıştı fondaki melodiden...
küçük bir kız çocuğunun "anne" çığlıklarıydı kalbine ok ok saplanan...uzun zamandır aradağı şeyi bulmuş gibi fırladı...
acısını derdini sildi, gözyaşlarıyla birlikte... küçük kızı aradı, buldu...gece kadar siyah gözleri, seçtiği yıldız gibi parlıyordu...uzun kirpiklerinin arasından acı dökülüyordu ama yüzü gülüyordu...
aradığı "melek" o olmalıydı...
küçük kızın kocaman gözyaşlarını sildi, elinden sıkıca tuttu ve sordu...
"adın ne?"
küçük kız ürkekçe "melek!" diyebildi bu yabancıya, sonra tüm dünyaya yetecek sevgisiyle boynuna sarıldı...
artık ne seçtiği yıldıza, ne de karanlık geceye ihtiyacı yoktu...istediği tek şey yanındaydı artık...
hayaliyle sessizce el ele yürürlerken, güneş ışımaya başlamıştı bile...