|
|
- hüznün belki de en şiirsel kelime karşılığı..
(bkz: melali anlamayan nesle aşina değiliz)
- cümle içinde kullanımı:
saatlerin ardında hep kendimi aradim
bir melal zincirine takıldı parmaklarım
yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım.
nurullah genç/yağmur
- (bkz: melul)
- akşam vakti cihangirde güneşin batışını, gün doğmadan üsküdarda oturup kız kulesinde şafak söküşünü, van gölünü izlemekle içine girilebilecek atmosfer.
- üzüntü, sıkıntı, dertli olma hali, kedere düşme durumu falan filan işte..
tanım yaptığımı sansam da hiçbiri değil..
anlatılamayan bir şey..
anlatamıyorum kıvamı da şiire sarılma kıvamıdır. şöyle ki:
denizlerden
esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
bilsen
melal-i hasret ü gurbetle ufk-ı şama bakan (özlem ve gurbet sıkıntısıyla akşam ufkuna bakan)
bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
ne sen,
ne ben,
ne de hüsnünde toplanan bu mesa, (ne de güzelliğinde toplanan bu akşam)
ne de alam-fikre bir mersa, (ne de düşünce acılarına bir liman)
olan bu mai deniz
melali anlamayan nesle aşina değiliz
sana yalnız bir ince taze kadın
bana yalnızca eski bir budala
diyen bugünkü beşer
bu sefil iştiha, bu kirli nazar,
bulamaz sende bende bir mana,
ne bu akşamda bir gam-ı nermin
ne de durgun denizde bir muğber
lerze-i istitar ü istigna (içine kapanma ve isteksiz titreyişi).. *
- etrafı* sis bulutu içinde görmek, o sisi dağıtmak için el kol sallarken yorgun düşmek ve kadrajın sisli halini sevmeye başlamaktır.
- can sıkıntısı,usanç anlamındadır.
(ceyus, 08.08.2008 00:58)
|