melal   

adana çık aradan

  1. hüznün belki de en şiirsel kelime karşılığı..


    (bkz: melali anlamayan nesle aşina değiliz)
    (varolmayan şövalye, 30.11.2004 23:52 ~ 01.12.2004 00:02)
  2. cümle içinde kullanımı:

    saatlerin ardında hep kendimi aradim
    bir melal zincirine takıldı parmaklarım
    yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım.

    nurullah genç/yağmur
    (lightblue, 27.07.2005 01:30)
  3. (bkz: melul)
    (easy company, 27.07.2005 06:16)
  4. akşam vakti cihangirde güneşin batışını, gün doğmadan üsküdarda oturup kız kulesinde şafak söküşünü, van gölünü izlemekle içine girilebilecek atmosfer.
    (organometallic complex, 22.10.2005 15:53)
  5. üzüntü, sıkıntı, dertli olma hali, kedere düşme durumu falan filan işte..
    tanım yaptığımı sansam da hiçbiri değil..
    anlatılamayan bir şey..
    anlatamıyorum kıvamı da şiire sarılma kıvamıdır. şöyle ki:

    denizlerden
    esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
    bilsen
    melal-i hasret ü gurbetle ufk-ı şama bakan (özlem ve gurbet sıkıntısıyla akşam ufkuna bakan)
    bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
    ne sen,
    ne ben,
    ne de hüsnünde toplanan bu mesa, (ne de güzelliğinde toplanan bu akşam)
    ne de alam-fikre bir mersa, (ne de düşünce acılarına bir liman)
    olan bu mai deniz
    melali anlamayan nesle aşina değiliz
    sana yalnız bir ince taze kadın
    bana yalnızca eski bir budala
    diyen bugünkü beşer
    bu sefil iştiha, bu kirli nazar,
    bulamaz sende bende bir mana,
    ne bu akşamda bir gam-ı nermin
    ne de durgun denizde bir muğber
    lerze-i istitar ü istigna (içine kapanma ve isteksiz titreyişi).. *
    (acibadem, 14.04.2008 01:23)
  6. etrafı* sis bulutu içinde görmek, o sisi dağıtmak için el kol sallarken yorgun düşmek ve kadrajın sisli halini sevmeye başlamaktır.
    (sadalet, 29.04.2008 02:26)
  7. can sıkıntısı,usanç anlamındadır.
    (ceyus, 08.08.2008 00:58)