görseller
mehmet demirkolmehmet demirkol
  
belki ilginizi çeker
  1. · serra demirkol
  2. · uğur meleke
  3. · abet
  4. · basın tribünü
  5. · ipek
  6. · galatasaray liseli fenerbahçeliler
  7. · pşv
  8. · defensive midfielder center
  9. · frank rijkaard
  10. · emre belözoğlu
gündem
  1. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  2. · cehennemin girişinde yazan söz
  3. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  4. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  5. · aşk
  6. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  7. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  8. · boş zamanlarınızda ne yaparsınız
  9. · dünyayı ele geçirme planı

mehmet demirkol  

 sayfa  / 4
  1. kesinlikle şu anda turkiye deki en iyi futbol analisti. radikal futbol daki yazılarını özlettirsede yazılarına milliyet ve fanatik te * devam eden galatasaray lisesi mezunu fenerbahçe li *yazar
    (cyrus the virus, 08.03.2004 17:06)
  2. aslen boğaziçili olan sonradan itülü olma profesör , dekan , sinirli , hırslı insan. kendisi malzeme bölümünde olduğundan dekan olduğundan beri 3 dönem gösterilen mukavemet dersi 1 döneme sıkıştırılmış malzeme dersleri de esaslı ders haline getirilmiştir. öğrencilerin pek sevmediği 2+1 ders saati uygulamasını direk 3 yapalım önerisi getirildiğinde:
    -benim tepemi attırmayın 1+1+1 yaparım görürsünüz demiş ve 2003-2004 bahar döneminde uygulamaya sokmuştur. makina fakültesine abeti kazandırmada büyük çabaları geçse de abet ' in ne kadar iyi olduğu tartışılır.
    (cony, 31.03.2004 21:32)
  3. mehmet demirkol - milliyet
    bin bir hata yaptı ali aydın. tıpkı hafta içinde portekiz - italya maçında totti'nin, yan hakem saha içindeyken kullandığı serbest vuruşta, vieri'nin faul yaparak attığı golü nizami sayması kadar büyük hatalar. peki derbide gollere yol açan kararları için aynı kesin yargıyı koymak mümkün mü? aydın'ın, galatasaray'ın attığı golde art arda verdiği devam kararları kitaplara geçecek muhteşemlikteydi. necati faul yapmıyor, cordoba topu elinden kaçırıyor. top necati'nin eline çarpıp önüne düşüyor. necati vuruşu yaptığında orhan iki beşiktaşlı oyuncuyla hizada ve topa vurmuyor. üç müthiş tespit. ama lig tv, ofsayt kamerasından görüntü alamamasına rağmen, erman toroğlu'na iyisıhhatte olsunlar, pozisyonun ofsayt olduğunu fısıldıyor.

    kötü örnek
    beşiktaş'ın ilk penaltısında hakeme itiraz etmeyen tek oyuncu suat. çünkü rakibi çektiğini biliyor. peki penaltı mı? bunun cevabını vicdanımızı yırtarak bulamayız. o zaman duraklamadan 'hayır' deriz. gerçek ancak şu sorularla ortaya çıkabilir: 1- suat rakibini çekti mi? bu bir faul müdür? evet ve yine evet... o zaman pozisyon penaltıdır. efendim, bu pozisyonlardan bin tane oluyormuş da hepsi çalınmıyormuş (tıpkı cem papila'nın 5 kırmızı kartına beşiktaşlıların yaptığı itirazlar gibi). o zaman o pozisyonlar için eleştirin hakemleri, bunlar için değil. çünkü kötü örnek, örnek değildir.
    gelelim ikinci penaltıya. penaltıyı yorumlayan ve yok sayan değerli yorumcumuz "penaltı, penaltı gibi olmalı" adlı kendisine has kuralın devamını sahneye koyuyor. "o darbeyi alan böyle mi düşer ?". hangi fifa seminerinde öğrendiyse. halbuki pozisyonda bakılacak oyuncu yasin değil, sabri'dir. topa dokunuyor mu? hayır. hareketi rakibinin yolunu kesiyor mu? evet. darbe var mı? yine evet. o zaman penaltı. evet, zago'nun hasan'a yaptığı hareket de penaltıdır, ümit'in, cordoba'ya yaptığı ise faul ve sarı kart. ayrıca oyun içinde bu temposuzluğa bile ayak uyduramadı ali aydın. çok, ama çok formsuz. feci durumda, darmadağın. ama en azından bazı yorumcular kadar kötü niyetli değil. garip kurallar uydurmuyor, 10 kusurlu hareketi "penaltı, penaltı gibi olmalı" basitliğine indirmiyor. önemli olan da budur. iyi niyet. bu, kurallara bakarak yapılmış bir yorum. gönlümden geçenler değil. siz de kurallara bakarak tam tersi bir yorum yapabilirsiniz. ama hakem yorumcuları kurallara uygun yorum yapmıyor. yapsalar 5 hafta sonra herkesin kuralları öğreneceğini ve işsiz kalacaklarını biliyorlar. bu curcuna bundandır.

    türkiye nin bana göre en iyi futbol yazarının tartışılan maç ile ilgili yorumları böyle
    (cyrus the virus, 06.04.2004 17:22)
  4. bütün makina mühendisliğini pşvden ibaretmiş gibi anlatan, çok terleyen, hiç susmayan, yine de saygıyı hak eden profesör.
    eğer odasına aniden girerseniz, masada ayakları, klasik müzik eşliğinde boğazı izlerken yakalayabileceğiniz tuhaf insan.
    rektörlük hayali için, makina öğrencilerinin hakkını koruyamamış sorumsuz dekan.
    (dipdalgası, 11.04.2004 15:43)
  5. (spyder, 11.04.2004 16:37)
  6. -mizah kulubü üyesi bir grup öğrenci: hocam biz diyoruz ki bu bahar şenliğindeki tüm sorumlulukları biz üstümüze alalım bir daha sizi de formalitelerle yormayalım..kem küm..
    -demirkol: valla çocuklar bana göre hava hoş ama bi elinize yüzünüze bulaştırırsanız azınıza sıçarım..he bide ben sıçtımıda kalın sıçarım*..
    (katil sincap, 29.04.2004 02:15 ~ 02:53)
  7. bü'deki lakabı "heyvan herif"tir
    (azwepsa, 01.07.2004 20:52)
  8. hiçbir dersini kaçırmadan aldığım muhterem profesör
    (azwepsa, 01.07.2004 20:53)
  9. aşağıdaki gibi garip bi soru sorabilmiş hoca...arkadaş verdi, noktasına dokunmadan aşağıda:
    "ülkenin güzide bir üniversitesinin makina mühendisliği 3. sınıf öğrencisi olduğunuzu varsayalım. başarılı bir makina mühendisi olmak en büyük amacınız ve derslerinizde de oldukça başarılısınız. programda yer alan "mm 359 imalat yöntemleri" dersini almış durumdasınız ve derse olan ilginiz üst düzeyde. yarıyıl içinde yapılan 1. vize sınavında önünde oturduğunuz ve çok samimi olduğunuz arkadaşınızın (senaryo bu ya!)* alenen kopya çektiğine şahit oldunuz. sınav sonuçları açıklandığında, derse ilgisi az olan bu arkadaşınızın sınıfın en yüksek notunu aldığını gördünüz. dersin kalan kısmında bir vize ve bir final sınavı olduğunu bildiğinize göre bundan sonra nasıl bir davranış sergilemeyi düşündüğünüzü samimi bir şekilde tartışınız.
    (not: bu durumu tartışan her öğrenci bu sorudan tam not alacağı gibi, görüşlerinizin sizinle benim aramda kalacağından ve de dersteki akademik durumunuzu etkilemeyeceğinden kesinlikle emin olunuz...)"
    (radula, 04.11.2004 22:06)
  10. "ne bu ortalama 15 yıldır malzeme dersi veriyorum 52den yüksek ortalama hiç çıkmadı. demekki sınav seçici olmamış bir dahaki sınavın seçici olması için sorulara katkıda bulunacağım" şeklindeki yorumuyla vizeye dek ne halt edeceğim düşüncesini insanın aklına sokan sınıf ortalaması yüksek çıktı diye fırça atan, ama anlattığı harika malzeme dersiyle derse devamı yüksek tutan makina fakültesi eski dekanı. kendisi çok başarılı bir malzeme bilimcidir.
    (delilah, 26.11.2004 15:29)
  11. dersi öğretmek birinci amacı olan harika insan
    (kornish, 09.04.2005 12:30)
  12. dekanlığı sırasında mak 111 dersi finalinde yaran sorulara konu olan hoca.

    makina fakültesi dekanı kimdir?
    a) ahmet aran
    b) mehmet karan
    c) mehmet demirkol
    d) ahmet koludemir
    (unforgiven, 08.08.2005 18:10)
  13. kendisi fakültede derslerini canla başla dinlediğim nadir insanlardandır. kesinlikle çok çok iyi bir öğretmendir. ayrıca konusunda çok hakimdir ve bunu size hissettirir. dekanlığı sırasında abet gibi onaylamadığım olaylara destek vermişse de, öğrencilerle tek tek ilgilenecek kadar görevinin hakkını vermiştir; kendimden biliyorum. biraz küfürbaz olduğu söylenir ama yakışır. makinanın en büyük değerlerinden biridir.
    (gelecegim, 01.11.2005 00:01)
  14. 90 dakika programında muhtemelen hıncal uluç'un kalpten gitmesine sebep olacak sevilen kalem. hele ki, 30 ocak 2006 tarihli programda fatih terim- daum tartışmasında hayatının ayarını vermiştir hıncal uluç'a. basın camiyasının ezber bozma konusunda bir numaralı isimlerindendir. herkesin kutsal saydığı yapıların gider dibine işer. herşeyin ötesinde saygımı kazanmış bir yazardır. helal olsundur.

    bunun yanında konuşmalarında ne anlattığından ziyade nasıl anlattığı da beni çok etkileyen kişidir. sıklıka "böyle olacaksa biz artık hiç konuşmayalım" cümlesini kurması hasta eder beni.
    (dr conners, 30.01.2006 21:40)
  15. bugünkü milliyet gazetesindeki yazısında hıncal uluç'a patlamıştır kendisi. sonunda.. kendisi hıncal uluç'un tavırlarına epeydir kıllandığını ama sesini çıkarmadığını, lakin artık dayanamadığını belirtmiştir. sebebi ise hıncal'ın demirkol'un fenerbahçe'yle ilgili bi yorumunu farklı yerlerinden anlayıp, işine geldiği gibi değiştirerek köşesinde yazmasıdır. hıncal uluç böyle bi ayarı uzun zamandır haketmekteydi; iyi olmuştur, eline sağlıktır demirkol'un.
    (salmiakki, 21.04.2006 05:23)
  16. 90 dakika'dan ayrılmış, giderken de hıncal uluç'a gönderme yapmış kişi.

    http://www.milliyet.com.tr/...

    "sezar (!)

    uzatmıyorum. bir alıntıyla çekilelim, bu kutsal sahneden. saygıyla!
    23 şubat 2005
    sabah-hıncal'ın yeri
    ... pazartesi 90 dakika'yı düşündükçe kendimden utanıyorum. nasıl bir öfke.. nasıl bir sinir.. hayır.. bu hıncal değil.. ama bir yanda şeker, bir yanda yüksek tansiyon, bir yanda da tahammül edemediğim haksızlıklar olunca, kendimi kontrol edemiyorum işte.. özür dilesem ne yazar?.. gelecek pazartesi gene sinirleneceğimi biliyorum.. aslında benim bu programı bırakmam gerek.. hem seyircinin, hem benim sağlığım açısından..
    brutus..."
    (zoma, 02.05.2006 10:59)
  17. serra demirkol'un eşi.

    edit: artık eski eşiymiş. ipek'e teşekkürler.
    (zoma, 02.05.2006 11:00 ~ 14.04.2007 19:08)
  18. (bkz: pşv)
    kendisi ile ikinci sınıftaki malzeme dersi ile tanışmadıysanız, üçüncü sınıftaki imalat dersine kadar anlatılan mehmet demirkol efsaneleri ile yetişeceğiniz makina fakültesi hocasıdır. konstrüksiyon imalat bölümünde bile olsanız, dördüncü sınıfta dersini alma şansına erişemeyeceğiniz kişilerdendir. hangi dersi verirse versin, öğrenciyi düşünmeye sevk eden, dolayısı ile ezberci insanların pek haz etmediği hoca tipidir. özellikle malzeme dersinde öğrencilerini kastırırken, ileride yan gelip yatmalarını sağlar. pşv için aynı şeyi söylemek zordur. zira zaten dopdolu olan imalat dersi, 1 döneme sığdırılmaya çalışılır. diğer yandan pşv'nin teorileri düşünülünce aklın alacağı bir iş değildir zaten.
    (jellicle, 21.07.2006 00:33 ~ 00:34)
  19. fenerbahçe sempatisi herkesin malumu olan türk spor basınının, "fenerbahçe maçlarını yorumlayan objektif futbol yazarı" kisvesi altında piyasaya sürdüğü fakat piyasaya çıkışından hemen sonra olaylara, maçlara, transferlere yani herşeye sadece fenerbahçe gözlüğünden bakan biri halini alarak amigo yazarlar arasına katılan futbol yazarı. piyasada fenerbahçe maçlarını yorumlayan yazarların hemen hemen tümünün amigovari bir üslup kullandığı düşünüldüğünde gerçekten de fenerbahçe maçlarını yorumlayan objektif bir futbol yazarına ihtiyaç vardı hala da var. mehmet demirkol bu iş için uygun bir adam olarak gözükmüştü birçoklarına. çünkü herşeyden önce galatasaray lisesi mezunuydu. ayrıca internet sayesinde dünya futbolunu da yakından takip ediyordu. ama olmadı. mehmet demirkol, çoğu fenerli yazar gibi, objektif kalmayı başaramadı. 90 dakika programında diğer yorumcular fener hakkında olumsuz birşey söylediğinde sesi titremeye başladı. fenerbahçe'nin yaptığı her transferi süperyıldız ya da muhteşemm futbolcu şeklinde sıfat tamlamalarıyla yorumlayan demirkola göre başta beşiktaş olmak üzere diğer takımların transferlerinin hepsi yanlıştı. fenerbahçe yarın santrfor diye nelson mandela'yı transfer etse, demirkol cumartesi günkü yazısının tamamını mandela'nın nasıl iyi bir santrfor olduğunu anlatmaya ayırır. ama beşiktaş ronaldinho'yu transfer etse bu arkadaşın yazısında "ronaldinho birkaç başarılı sezon geçirdi. ama beşiktaş'ın aradığı oyuncum mu, beşiktaş'a faydalı olabilir mi emin değilim." şeklinde cümleler olacaktır. ya da geçen sezon fener yorumlarında yıldız olarak bahsettiği nobre, beşiktaş'a transfer olduğu andan itibaren sıradan bir nokta santrfordur. geçen sezon boyunca istikrarsız, ne zaman ne oynayacağı belli olmayan bir oyuncu olduğunu belirttiği tümer'in fener'e gitmesiyse türkiye'de yılın transferidir bu adama göre. işte bu kadar objektif bir adamdır bu. fenerli olan arkadaşları gaza getirir, fenerli olmayanları eğlendirir.
    (bardij, 17.08.2006 21:30)
  20. dünya kupası yazılarıyla daha da hayranlık duyduğum kişi.
    (bonjurkes, 17.08.2006 21:32)
  21. yabancı sınırlamasıyla ilgili yazısı mutlaka okunmalı.link veriyorum ama patlar felan ben yinede copy paste edeyim.

    geçen haftadan devam edelim. adam tornacı bin ytl kazanıyor. almanya'da aynı işi yapıyor 3 bin ytl kazanıyor. oğlu futbolcu almanya'da 200 bin euro kazanıyor (iyimser tahminle) türkiye'ye geliyor 1 milyon euro kazanıyor.
    türkiye türk pasaportun olduğu için böylesine kayrıldığın başka bir iş alanı var mı?
    bu ne anlatır? senin piyasan rekabete açık değil.
    acı vatan'dan devam edelim.
    tez ne? yabancı sınırlaması kalkarsa türk oyuncuların önü kapanır. bu fikir doğru olabilir mi?
    doğru olsa yabancı sınırlaması olmayan bundesliga'da yerli statüsüyle oynayan o kadar türk nasıl var oluyor? nasıl oluyor da o ligde yıldıray sözleşme rekoruyla stuttgart'a, hamit bayern'e gidiyor?
    bizde sınırlama var ve onlarda yok ama oralı türkler bırakın orada var olmayı, türkiye ligindeki yerli oyuncuların %40'ını oluşturuyor. hamitler, haliller, yıldıraylar, nuriler, aykutlar, denizler, ümit karanlar nasıl var oluyor? onlar hangi sınırlamalarla korundu söylesenize!

    teşhis yok, tedavi yok
    ligde oynayan oyuncuların 2006 rakamlarına göre %50,02'si yabancı. yani bir alman kulübü dünyanın dört bir yanından oyuncu transfer edebiliyor. tabii ekonomik şartları yerine getirerek. hem lige, hem de maliyeye hesap vererek.
    almanya bu sınırsızlığa rağmen bırakın kendi milli takımını, bizim milli takımın tüm gediklerini kapatacak kadar oyuncuyu nasıl yetiştiriyor? nasıl oluyor da son 2 dünya kupası'nda da ilk 3'e girebiliyorlar. yani bizim çıktığımız en büyük zirveye en krizli dönemlerinde nasıl geliyorlar?
    hem de haklı olarak yabancı fazlalığından, yetmedi türk kökenlileri yetiştirip yetiştirip bize kaptırmalarından şikayet ederek. onlar şikayet edebilir çünkü kişi başı 30 bin dolar gelir sınırını aşmış bir ülkede futbolcu yetiştirmek kolay değildir. böyle bir ekonomide dışarıya tamamen korumasız, açık olmak zordur. buna rağmen nasıl oluyor da 5 bin dolarda dolaşan geliriyle, 20 yaşın altındaki korkunç nüfusuyla avrupa'nın en elverişli futbolcu yatağından oyuncu çıkmıyor.
    türkiye dünya yüzünde futbolcu kaynağı açısından brezilya'nın en büyük rakibidir. ve sorunu yabancı sayısı değildir. mesele üretimde, tüketimdeki sınırlamalarda değil.
    ama başka yerdeyiz işte. teşhis yok ki tedavi olsun.



    (bkz: http://www.milliyet.com.tr/...)
    (xander, 10.07.2007 15:47)
  22. yiğidin hakkını yiğide verme konusunda fazlasıyla cömert olan spor yorumcusu.
    (neredesin soğuk kış, 16.07.2007 11:53)
  23. fenerbahçe'nin aldığı yabancılar hakkında mantıksız, hep iyi yorum yapmayan spor yazarı. şöyle ki lugano, edu, kezman ve deivid transfer olduğunda, özellikle de ilk başlarda takım birkaç gol yediğinde aklı evvel spor yazarlarının uyum sorununu aşamamış, birlikte oynayan iki stoperi daha bir iki maç sonra delicesine eleştirdikten sonra haklarında hep olumlu yorum yapmalarına rağmen mehmet demirkol fenerbahçe'nin bu iki oyuncuya boşu boşuna çok fazla para verdiğini her fırsatta söylemiştir. kendisi, türkiye'de böyle futbolcular olduğunu, fenerbahçe kadrosunda can arat, önder turacı gibi iki tane yetenekli türk stoperin olduğunu, alınacaksa da daha iyi yabancı stoperler alınması gerektiğini detaylarıyla defalarca anlatmıştır. kezman'ın fiziksel yetersizliğini, deivid'in de mevcut sistemde fazla iş yapamayacağını da programlarda çokça dile getirmiştir.

    ismi çıkmış dokuza, inmez sekize. galatasaray lisesindeyken fenerbahçeli olduğunu dürüstçe söyleyen bir adam. objektif geçinen diğerleri gibi tuttuğu takımı saklayan ya da tarafsız geçinen bir adam değil. ama artık futbol yazarı olduğu için hangi takımın deplasman maçına gitse kafileleriyle aynı uçakta gidip geldiğini, taraf tutma gibi bir özelliği olmadığını savunmaktadır. bir kulübe yakınlığı varsa da ancak yapısını çok beğendiği gençlerbirliği'ne sempati duyabileceğini söylemiştir.

    bizim aklı evvel antifenerbahçe güruhu bu adamın ne dediğini takip etmez, anlamaz, dinlemez. bir kere yapıştırdılar mı fenerbahçeli yaftasını, bir daha kurtulamazsınız. iddia edilenlerin, akılda kalanların, "ahanda fenerbahçeli işte!" diye yorum yapılmasına sebep olan yorumlarının neredeyse hepsi hıncal uluç gibi bir şaklabanla(inşallah götümüze girmez bu tabir) olan tartışmalarını referans almaktadır.

    peki hıncal uluç ne biçim bir insandır? bu adam kendi tuttuğu takımın stadına senelerdir girememektedir. bunu da kendi lehine kullanmak için sürekli "ben hep objektif oldum, dost acı söyler, taraftar bu yüzden beni sevmiyor" ajitasyonuyla kullanıp kendine puan toplamak niyetindedir. ağzından çıkan lafların yüzde doksanı saldırıdır. takdir ettiği tek şey sürekli tekrarladığı, "fatih terim'in galatasarayı"'dır ve o takımın da kendi eleştirileri sayesinde o noktaya geldiğini iddia etmektedir. sadece fatih terim'in galatasarayını över çünkü türkiye'deki gelmiş geçmiş en başarılı takımdır galatasaray ve başarı onun için en önemli kriterdir. ayrıca böyle bir takımı eleştirecek kadar yürekli değildir. çünkü tarihteki en iyi türk takımı kadrosunun eleştirecek yönü de azdır. kısacası hıncal uluç spor yazarı falan değil, kendinden elli yaş küçük kızları yanında gezdirmeyi seven, futboldan anlamayan, popülist, lümpen, tatlı su aydınıdır(aydın kelimesini kullanmaktan utanıyorum onun hakkında ama yurdum salağı zaman zaman böyle hitap ediyor kendisine).

    görüldüğü gibi hıncal uluç'un ipiyle kuyuya inilmez. zaten doksan dakika programında mehmet demirkol'a iftira atmış, demirkol böyle bir adamla aynı programda olmaktan utanacak kadar haysiyetli bir insan olduğundan programı bıraktıktan soınra da hıncal efendi geri adım atmak zorunda kalmıştır.

    kısa ve net. mehmet demirkol şu an türkiye'deki en iyi spor yazarıdır kim ne derse desin. konulara bakış açısı, öncelik kriterleri ve yaptığı analizler onun ülkedeki baskın yalaka yazarlardan farkıdır. isteyen milliyet arşivlerine girip yazılarını okuyabilir. garip birşey bulup kanıtlayamadıkları sürece de aksini iddia eden fanatiktir, yalancıdır.
    (kaşıntı, 16.07.2007 12:27 ~ 12:32)
  24. spor hakkında yorumları dinlenilebilecek kalitede olan tek kişi..

    bu akşamki stadyum programında yine her zamanki gibi son derece güzel konuşmalar yapmıştır kendisi.. olaylı trabzonspor sivasspor maçı hakkında verilen karar hakkında yaptığı yorumlar, verdiği birbirinden güzel örneklerle ekran başındaki beni ağzım açık olarak kendisini dinletmeye mahkum etmiş insan..
    (sağ gösterip sağ vuran şaşkın boksör, 02.09.2007 22:42)
  25. bugünkü yazısında fatih terim ve emre belözoğlu'nu itin götüne sokup çıkartmış kişi. helal olsun.

    http://www.milliyet.com.tr/...
    (zoma, 14.09.2007 08:46)
 sayfa  / 4

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil