"konu f tipi cezaevleri, hücrelerdi. o zaman terörle mücadele yasası gereği, hücre tipi, tek kişilik, f tipi cezaevleri yapılmıştı. tutuklu ve hükümlüler ‘hücreye girmeyiz’ eylemi yapıyorlardı. açlık grevleri, sonra da ölüm oruçları... adalet ve içişleri bakanlıkları ‘cezaevleri terör odağı oldu, terörist eğitimi yapılıyor, eylemler için emirler oradan geliyor’ açıklamaları yapınca, bir kamuoyu oluşmuştu. ardından gerginlikler başladı ve ölüm oruçları... "
"30 insan öldü orada, 30 tane can. ‘30 can 70 milyon için feda olsun’ diyemezsiniz. adalet her şeyin önündedir. annesi, babası, sevenleri var o insanların. ciddi bir yargılama olsaydı; ‘böyle bir müdahale gerekli miydi, orantısız güç kullanıldı mı, ölümü sebebiyet-ihmal var mı?’ bunlar aydınlatılsaydı, kamu vicdanı farklı bir şekilde hareket edebilirdi. belki de bugün yaşananlar yaşanmayabilirdi. tarihimizin karanlık bir sayfası olarak kaldı; birçok olay gibi. kalmamalıydı. 30 kişi orada öldü ama devam eden eylemlerle birlikte sayı 120 oldu. "
"bunları hiç konuşmadık. burada medyaya da bir gönderme yapmak istiyorum. 19 aralık operasyonunda medya neredeyse askerle birlikte.... toplum bunlarla yüzleşmeli. adam terörist olabilir ama vatandaştı da onlar. ‘isyan etmiş’ evet ama devlet uygun bir şeklilde etkisiz hale getirbilirdi. ne yaptı? düşlmanı imha etmek üzere eğitim almış jandarmaları gönderdi ve düşman imha edildi. bunlarla yüzleşmeliyiz. "
(bkz:
hayata dönüş operasyonu)
(bkz:
19 aralık)
kaynak:
http://www.radikal.com.tr/...