ağar'ın sicili
türkiye'de sola karşı kontrgerilla harekatının en fazla yoğunlaştığı dönemde, ocak 1980'de istanbul siyasi şube müdür yardımcılığı'na atanan ağar'ın yıldızı bu görevdeki performansı ile parladı. aynı sıralarda istanbul emniyet müdürü olan şükrü balcı ile birlikte çalışan ağar, balcı'nın yeraltı dünyasındaki kirli ilişkilerini de yürüttü.
daha sonra emniyet genel müdürlüğüne getirilecek olan ağar'ın 1992 yılında istanbul emniyet müdürü iken yakalanan bahçelievler katliamı faillerinden haluk kırcı'yı serbest bırakmaları için baskı yaptığı belirtildi.
ağar, emniyet genel müdürlüğü bünyesinde özel harekat dairesi'nin kurulmasını sağladı. 1990'ların ilk yarısında kürtlere karşı yürüttüğü kirli operasyonlarla öne çıktı. ağar, 1995 genel seçimlerinde dyp'den elazığ milletvekili oldu.
ağar, 1996 yılında kurulan 53. hükümetin adalet bakanı olarak görev yaptı. bu dönemde cezaevlerinde ağar tarafından başlatılan yeni düzenlemeleri protesto etmek için başlatılan ölüm orucu 12 siyasi tutuklunun yaşamını yitirmesi büyük tepki yarattı. aynı yıl kurulan 54. hükümette de içişleri bakanı olarak yer aldı.
devlete ait silahların kaybolması üzerine, mülkiye müfettişlerine verdiği ifadesinde kayıp silahlar olarak adlandırılan silahların nerede ve hangi amaçla kullanılacağını bildiğini ancak konunun devlet sırrı kapsamında olduğunu ve bu nedenle daha fazla açıklama yapamayacağını belirtti.
nato'ya çalışan ülkücü abdullah çatlı ve yaşar öz'ün üzerinde bulunan sahte isimli emniyet uzmanı belgelerinde imzası bulunmasıyla kontrgerilla ile ilişkisi kanıtlanmış oldu.
istanbul dgm başsavcılığı ağar hakkında, sedat edip bucak ile birlikte "cürüm işlemek için çete kurmak, hakkında yakalama ve tevkif müzekkeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemek ve görevi kötüye kullanmak" iddiasıyla dava açtı. dokunulmazlığının kaldırılması üzerine 1998'de dgm'de üç saat süreyle sanık sıfatıyla ifade verdi. ağar ifadesinde, kayıp silahlar konusunun devlet sırrı olduğunu ileri sürdü ve olayların meydana geldiği tarihte bakanlık görevini sürdürdüğü ve bu nedenle de ancak yüce divan tarafından yargılanabileceğini söyledi. dgm önce "görevsizlik" kararı verdi. kararın yargıtay'da bozulması üzerine ise dgm tarafından "yargılamanın durdurulması” kararı alındı.
2000 yılında "suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" iddiasıyla mehmet ağar hakkında oluşturulan meclis soruşturma komisyonu çoğunluk oyuyla ağar’ın yüce divan'a sevkine gerek olmadığına karar verdi. böylece ağar suçlarından dolayı yargılanmaktan kurtulmuş oldu.
1998 seçimlerinde elazığ bağımsız milletvekilliğine seçilen ağar, daha sonra dyp genel başkanı oldu.
kaynak (bkz:
http://sol.org.tr/...)