aktif siyasetten pasif muhalefete yöneldiğini görüyor, üzülüyorum..
umarım ben yanılıyorumdur zira bu pasif muhalefet, mehmet ağar'a "başbakan yardımcısı" ve "koalisyon ortağı" sıfatları ile yetinmesi karşılığında ak parti tarafından şart koşulmuş olabilir..
komplo teorim ak parti'nin daha ılımlı, yumuşak bir sağ muhalefet; kimi sert tavır alanların ise meclis dışı kalması yönünde bir beklentisi olduğu.. buna göre doğruyol partisi ve anavatan partisi birleşmesinden doğacak "akp'ye alternatif merkez sağ" fikri, sağda %10 barajı civarında bulunan, mikrofon bulduğunda "seni oradan indireceğim, yargılayacağım" diyen
devlet bahçeli'nin
milliyetçi hareket partisi'nde kümeleşmeyi engelleyecek ve mhp bu vesileyle meclise giremeyecek..
şu durumda ak parti ve doğruyol-anap birleşmesinden oluşan yeni parti dışında meclise girecek 3. parti de solun bugün bölük-pörçükler dışında alternatif çıkaramadığı
cumhuriyet halk partisi olacak.. buna karşılık seçim öncesi verilen sözler hasebiyle -tek başına iktidar olamama riskine haiz- ak parti, doğruyol-anap birlikteliği ile birlikte koalisyon oluşturup bir dönem daha iktidar olacak..
yeni iktidar sürecinde de gerek chp gerekse mhp iyiden iyiye güç kaybedecek..
bu görüşlerimin aksini ispat eder yönde beyanlarda bulunmadığı, "koltuk" uğruna halihazırdaki iktidara karşı gerekli mukavemeti gösteremediği sürece oy yok mehmet ağar'a! -sizin vesilenizle- ak parti'yi bir dönem daha başımda görmek istemiyorum, size yakışanı yapın. "birinci adam" olma mentalitesi yok; yine ikinci planda kalayım fikri varsa, bu kabul edilemez..