7 ekim 2004 istanbul yağmuru esnasında göle dönüşen, zaten karmaşık ve sıkıcıyken hepten nefret ettiren semt.
(bkz:
mecidiyegöl)
(bkz:
alibeygöl)
(bkz:
kadıgöl)
(bkz:
adı köyle biten semtleri sel basması sorunsalı)
istanbula ilk gelenlerin güzelmiş be burası dediği ama kısa süre sonra bıkılan beton tarlası
istanbulun trafik ağırlığını çeken merkezlerden biridir
* *
gezilip görülcek bir yeri yoktur fakat her daim kalabalıktır,belki
profilo alişveriş merkezizaman geçirmek için bir seçenek olabilir..
bilgisayar piyasasının beyni. her ne kadar
perpa'ya rabet artırılmaya çalışılsa da mecidiyeköy daha uzun bir süre bu piyasanın merkezi olya devam edecek gibi.
profilo alış veriş merkezine sahiplik yapan semt.
birkaç ay sonra dünyanın en büyük ikinci alış veriş merkezine de ev sahipliği yapacak olan semt.
nüfusunun büyük bir kısmını sadece bir yere gitmek için orada bulunan insanların oluşturduğu, ali sami yen ve ortaklar caddesi kısmının gayet düzenli ve sakin; profilo tarafının ise karışık, çarpık ve gürültülü olduğu, 60 yıl öncesine kadar sadece dutlukların kapladığı büyüklerimiz tarafından anlatılan şişli ilçesinin bir semti.
istabul'un en merkezi yerlerinden biridir fakat hiç yaşanılası bir yer değildir. çünkü kendileri modern istanbul'un en istanbul yerlerindendir. bu semtte sabahları kuş cıvıltılarıyla kalkmak yerine korna sesleriyle kalkılır. üç ağacın bulunduğu bir arsaya bile 6 katlı bina dikilen bu semtte sürekli çimento kamyonları,yol kenarlarında kum birikintileri görülür,kamyonlardan yere atılan inşaat demirlerinin sesleri duyulur. kazara araba sahibiyseniz her gün ayrı bir park yeri bulma macerası ve "bura benim apartmanın önü" kavgaları sizi bekler. zaten ufacık olan kaldırımlarını dükkan sahipleri,işportacılar ve arabalar paylaşır,böylece yayalar için yapılmış kaldırımlarda yayalara bir pay kalmaz. yeterince kalabalık olan trafiğine bir de profilo alışveriş merkezi'nin trafiği katılır haftasonları,evden çıkmaya lanet ettirir. her yerine sürekli bir koşuşturmaca,sürekli bir kaos hakimdir. yıllarca hiç mecidiyeköy'den çıkmayan bünyelerde doğayı,ağacı unutmak gibi rahatsızlıklar gözlemlenebilir. tüm bu olumsuz özelliklerine bir de yüksek kira ve emlak fiyatları eklenir ki mecidiyeköy'ün tüm kötü özelliklerinin başına bu sebeple 2 katsayısı gelir. tüm bu sebeplerden dolayı da mecidiyeköy yaşanılası bir yer değildir. bunu yerine keşan'da mecidiye köyü vardır ve adaşı mecidiyeköy'e göre çok daha huzurlu ve güzel bir yerdir.
kiralık ve satılık ev fiyatları ateş pahası olan yer
ata demirer'in
kontör at sevgilim adlı eserinde parası biten gencin taksime kadar yürüdüğü yer.
"son paramı verdim ben, seni için berbere,
senin için yürüdüüüüm, mecidiyeköyden taksimee amaaan"
cumartesi akşamı bile olsa gecenin bir yarısı yemek yemek için sadece bir
simit sarayı ve bir
tükürük köftecisi olan semt..seçimimi yıllardan beri önünde geçerken "ben buradan hayatta yemem" dediğim yerden yana yaptım..ama açlık çok değişik birşey, bunu da seçimimi etkileyen en önemli etmenlerden biri yapalım..neresi olduğunu tüm mecidiyeköy halkı anlamış olmalı, her akşam murat muhallebicisinin yanındaki sokakta bulunan seyyar köfteci..
bakalım, artık sabahı bulabilirsek yorumlarımı yaparım..eğer halen yaşıyorsam dünyanın en iyi köfte ekmeğini yapan adamın mecidiyeköy'de yaşadığını ilan edeceğim..
(zeus, 03.09.2006 01:52 ~ 01:54)
tercüme büroları
* ve
ajansların en bol olduğu semt.
(venom, 03.09.2006 01:55)
çocukluğumdan kalma bir sempatim vardr buraya hiç görmememe rağmen.çünkü küçükken izlenen bütün
hugo ve türevi programlarda en son adres verilirdi ve adres şöyle olurdu.. pk bilmemkaç mecidiyeköy/istanbul
en merkezinde umumi tuvalet vardır. daha ne diyim.
istanbul un en ücra köşelerine dahi otobüs bulabileceğiniz semt.ayrıca birçok öğrencinin de diğer semtlere göre uygun kiraları nedeniyle oturmayı tercih ettikleri semt.
otobüste yaklaşık bir saat uyuyarak geldiğim, indiğimde yeni uyanmış olduğum için her sabah beni şaşkına çeviren, insanda yoldan geçen herkesi tek tek durdurup nereye koşturuyorsunuz diye sorma isteği uyandıran semt. sabahın köründe ordan oraya koşturup duran insanlarla koskocaman ermeni mezarlığının oluşturduğu tezat karşısında her sabah bir kez daha şaşkına dönülesi semt.
tam ortasından geçen üst geçitin de katkılarıyla çok çok çirkin ve karmaşık bir meydana sahip olan semttir.
karşıya geçmek için 60 saniye civarı bekleyebilirsiniz.sonra geçerken karşıdan gelen insan topluluğuyla sizin beraber karşıya geçtiğiniz insan topluluğu birbirine karışır,doğru düzgün yürüyemezsiniz.eğer benim gibi kadersizseniz akşam çok da geç olmayan bir saatte bakırköy otobüslerinin kalktığı durakta adamın biri size pipisini sallayabilir..
hiç bir estetiği yoktur mecidiyeköy meydanının.aman diyim,uzak durun.
ha,ben illa mecidiyeköy'de yaşayacağım derseniz de, mis ortaklar caddesi vardır hemen ordaki teknosa'nın yanından girince.orası güzeldir bak.
azıcık yeşillik gözünü seveyim dedirten boğaz köprüsüne fazlasıyla yakın ve (ne hikmetse) bol trafikli semt
en büyük özelliği toplu taşıma merkezlerinden biri olması (bu kısım eninde sonunda orada işe girince değişiverecek bir anda)
arabaların cirit attığı merkez kısmı saymazsanız bol bol iniş ve çıkış sizi bekliyor uyarmadı demeyin
bulunduğum zamanın yarısından fazlasını 30m beşiktaş-mecidiyeköy otobüsünü beklemekle geçirdiğim eskiden dutluk olan yer
4 yıl yaşadığım yer.
artıları:
-merkezi bir yer.
-her yere ulaşım var.
-her saat açık bakkal- tekel bulunabilir.
-bol öğrenci var. misafirliğe gitmek rahat.
-ali sami yen stadına çok yakın.
eksileri:
-kalabalık. metrekareye 15-20 insan düşüyor.
-kiralar yüksek. ama istanbul da düşük kira zaten kulağa hoş gelmiyor.
-ali sami yen stadına çok yakın. maç günleri karadan ulaşım zor.
-işe gidiş ve dönüş saatlerinde ulaşım zor.
-yeşilliği sadece pazar günleri pazarda görebiliyorsunuz.
cümle içinde meejjdiyeköy diye telaffuz edilir.
iş yerlerinin çokluğu ve iyiden iyiye merkez olması yüzünden ev kiralarının çok uçuk olduğu semtimiz. öğrenciler için tam bir ısdırap.
mecidiyeköyün tam ortasında bulunan ermeni mezarlığı civarında gecenin geç saatlerinde, ortalık biraz sakinleşince,eğer biraz da rüzgar varsa iyice belirginleşen iğrenç koku dolayısıyla iyiden iyiye nefret etmeye başladığım semttir zaten otobüs duraklarından başka birşey de yoktur.herşeye rağmen cevahir ve profilo avm bu semti güzide saymamıza sebebiyet verecek derece de güzel mekanların başında gelir istanbulda.
hergün köprü altındaki meydanından geçerken, metro çıkışında, karşıdan karşıya geçerken bir güzellik merkezinin reklamı yapan elemanlarının en az yirmi saniye bayanların peşine takıldığı, yirmi saniyede yirmi uzun cümle kurduğu yer.bu da orada oturan bir bayan için günde iki defa demek oluyor en az. bir seneden fazla oldu var bu olay, başımız şişti.
gürültü oranının istanbul içinde tavan yaptığı yer.o trafik var ya hani iş çıkışı saat 18.00 suları, insanın sinir katsayısının artması için yeter de artar bile. nefret ediyorum diyorum her akşam gelirken, buradan nefret ediyorum.