işletme masteri olarak türkçeye çevrilebilecek, genelde tezsiz yapılan yüksek lisans. ilk mba programları ikinci dünya savaşı sonrası amerika'da savaş sonrası ekonomik aktiviteyi ve girişimciliği desteklemek maksadıyla başlamıştır. esas ününü 70'lerin sonu ve neo-liberal dalganın dünyayı kasıp kavurduğu 80'lerde yapmıştır. kanımca en önemli sebebi ikinci dünya savaşı sonrası başlayan kapitalizmin üretime dayanan altın döneminin bu dönemde sonra ermesi; parasal politikaların, finans kapitalin, pazarlamanın, imaj ve halkla ilişkilerin ön plana çıkmasıdır. bu döneme özgü insan profilinin yetiştirilmesinde öncü rol oynamıştır. yuppie'lerin, genç ve parlak yöneticilerin dönemi başlamıştır artık.
içeriğine bakıldığında kısa, yoğun, iş dünyası ile ilgli her tür bilginin verilmeye çalışıldığı, "business" terimleriyle düşünmeye alıştıran bir iş idaresi programıdır. belli bir süre kendi mesleğinde çalışan bir insanı oldukça donanımlı bir şekilde yöneticiliğe hazırlama kapasitesi epey yüksektir. ancak her zaman olduğu gibi iş ticarete dökülmüş, her kuşak kendinden önceki kuşağın başarı hikayeleriyle daha lisans eğitimini bitirmeden mba hayalleri kurar olmuştur. bunu özel üniversiteler de iş kapısı olarak gördüğünden oldukça rahat pompalamışlardır.
aslında mba programının iki mantıklı alınma nedeni olabilir: ilki demin bahsettiğim sonradan yönetici olmak amacını taşıyanları yetiştirmek (ki asla yönetici olmak için şart değildir), ikincisi de yeni mezun ama kendi mesleği dışında özellikle finans ve pazarlama alanında kariyer yapmak isteyen birinin kariyer alanı değiştirmesine yardımcı olmak. ikinci alanı kullanarak dünyada ve türkiye de pek çok finansçı, bankacı, borsacı, pazarlamacı yetişmiştir.
bir de hiç bahsetmek istemediğim bir tip daha vardır. son dönemde popüler olan ne varsa atlayan insan tipi denilebilir bunlara. arkadaşları, yakın çevresi yapıyor diye; hayatına anlam katmak için (!!!!); cv'si daha zengin görünsün diye mba yapanlar maalesef çok ama çok vardır. genellikle okurken ben neredeyim, niye buraya geldim, biz ne yapıyoruz sorularını kendilerine sormaları kaçınılmazdır.
son yıllarda ülkemizde pıtrak gibi mba programı açılmasını ben maalesef bir para tuzağı olarak görmekteyim. bu programlar işe yaramadığı için değil. yazık ki ülkemize ciddi bir işsizlik sorunu vardır ve yeni mezun insanlar iş bulamadığı durumlarda kendilerini geliştirmek amacıyla bu programlara başlamakta, hem maddi hem de manevi anlamda sonradan büyük kayıplara uğramaktadır.
sadece çok iyi para kazanılıyor veya çok popüler diye bu programalara başlayacak arkadaşlara bir defa daha düşünmelerini şiddetle öneririm.
(bkz:
mühendislik üzerine mba)