"27 mayıs'ta ordu yönetime el koyduğu sırada topçular'da oturuyorduk. komşularımızdan çocuksuz bir genç kadın (
korugan daki "mavi sabahlıklı kadın") istediğim zaman gidip kitaplarını okumama, bazen de evde okumak için ödünç almama izin veriyordu. ama ben oturup onun yanında okumayı daha çok seviyordum. saçlarımı okşadığında heyecanla ürperirdim. evin dinginliği, saatin tiktakları, sobanın üstünde usul usul kaynayan tencereden çıkan tıkırtılar, kimi zaman radyodan gelen keman sesi ne güzeldi!.. bazen bir kitabı birlikte okurduk. öyle zamanlarda dikkatim dağılırdı, okuduğumdan pek bir şey anlayamazdım. sıcaklığını duyumsardım, parfümünün uçucu kokusuyla yürek atışlarım hızlanırdı, gözümü kitabı tutan güzel elinden, sayfaları çeviren narin parmaklarından ayıramazdım. sanıyorum o yıllarda alçakgönüllü de olsa bir kitaplığı bulunan evler, bulunmayanlardan daha çoktu. şimdi durum tersine döndü. ne hazin!"
(
sulhi dölek)