"the blue bus is calling us" diye söyler jim morrison... *
aklıma hep volkswagen minibüsler geliyordu, hippi kanımı kaynatan... (görsel: mavi otobüs/87600)
hababam sınıfı'nın da bindiği otobüs maviydi: (görsel: mavi otobüs/87598) demek maviye tekerlek takıldığında özgürlüğe götürürdü bizi... istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi'nin arka girişinde, duvara yakın bir yerde, sol tarafta, tekerlekleri patlak bir mavi minibüs vardı (hala orda mı bilmiyorum. fotoğrafı var bir yerlerde, bulursam eklerim). öğrencilerin birbirine girdiği, polisin okulu bastığı günlerden bir gün, komünist arkadaşlarımın bu minibüsün altında saklandıklarını gördüm. mavi otobüs bizi korurdu da...
yine doors dinliyorum... şu an bulunduğum yerden kaçıp gitme isteğiyle yanıp tutuşurken...