geçen seneki kadrosundan steve nash, antoine walker, antawn jamison gibi starlarını kaybeden ve yerlerini jerry stackhouse, jason terry gibi kaliteli oyuncularla dolduran, alışma sürecini atlatırsa yine zirveye oynaması muhtemel olan, skora dayalı oyunu benimseyen nba takımı. **
mark cuban isimli şahsın sahip olduğu, don nelson denen adamın koçluğunu yaptığı nba takımı. bu sene yaptığı transferlerde tamamı atletik adamlardan oluşan bi kadro kurmak isterken savunma yapan adamı kalmamıştır.
batı yakası southwest grubunda bulunan,sahibi marc cuban ın harcadığı fazla paralar sayesinde birçok kalburüstü oyuncuyu kadrosunda bulunduran fakat şuana kadar bu kadrodan pek yararlanamamış,daha nba finali görememiş takım.nba deki en üst düzey uluslararası oyuncu olan dirk nowitzkinin yanında birçok takımın kadrosunda mutlaka görmek isteyeceği josh howard ve michael finleyi kadrosunda bulundurmaktadır.koç don nelson şok bir kararla kendi görevine son vermiş ve yerini yardımcısı avery johnsona bırakmıştır.bu seneki en büyük kayıpları nba de yüksek tempoda en iyi oyun kuran 2 pg dan biri olan nash i göndermeleridir.nash in suns ta yaptıkları ortadayken mavericksin pg sorunu yaşaması büyük bir ironidir.nowitzki bile bu düzende tam verimli oynayamaktadır.şampiyonluk için çok iyi savunma yapan en az bir arka alan savunmacısına ihtiyaçları vardır.kadro şuanda oturmuş durumda belki fakat şampiyonluk sözünü etmek için nowiztki nin kendisini bile aşması gerekecek.ayrıca nash yanında antawn jamison u kaybetmeleride 2. hatalarıdır.onun yerine aldıkları stackhause her nekadar verimli oynasada istikararlı değil.ilk beş: pg-jason terry;sg-michael finley;sf-josh howard;pf-dirk nowitzki;c-eric dampier
2006 nba finallerine kalmış ve miami heat'e 4-2 ile seriyi vererek şampiyonluğu kaptırmış; bendeki yeri, bütün sezon boyunca yayınlanan maçlarını ertesi sabah herhangi bir sınav olsa bile gece gece kalkarak izlememi sağlayacak kadar ayrı ve önemli olan takım.
nba camiasında tiksindiğim tek adam marc cubanın sahip olduğu takım...
ha bir de, bir rocket olarak, hesabımız var bu takımla ve sahibiyle. ola ki 2007 playofflarında dallasla eşleşirse rockets, toyota centerdan çıkamaz bu dallamalar.
bu sezon oynadıkları ilk 4 maçı kaybetmelerinin şokunu kısa sürede üzerlerinden atıp şu ana kadar 48 galibiyet 9 mağlubiyetle nba nin bu sezon en iyi galibiyet yüzdesine sahip bulunan takımı.
geçen hafta nba de haftanın oyuncusu seçilen dirk nowitzki, bu sezon da 25 sayı 9,5 ribaund ortalama ile takımına önemli katkıda bulunmaktadır.
sezonun ilk yarısı olarak kabul edilen allstar maçı öncesinde 43-9 , 0.827 galibiyet yüzdesiyle en yakın rakibi olan suns'ın 3.5 maç önünde bulunan ve şampiyonluğun en büyük favorisi olan nba takımı.
dün gece minnesota timberwolves karşısında elde ettikleri 91-65 lik galibiyetle, üstüste 13 ncü maçını kazanan nba takımı.
bu maçta, tarihlerinde minnesota timberwolves ile yaptıkları müsabakalarda en az sayıyı potalarında görme rekoru kırmışlardır.
ayrıca, tarihlerinde ilk kez, bir ay boyunca rakipleri ile yaptıkları hiç bir müsabakada yenilmeyerek bu alanda kendi rekorlarını da kırmışlardır.
dün gece los angeles lakers'i 108-72 yenerek üst üste 17.galibiyetini elde etmiş nba takımı.şu an için 52-9 luk bir galibiyet mağlubiyet sayısıyle mücadele ediyorlar ki muhteşem bir performans.
steve nash olmadan çok fazla başarılı olamayacağı savunulan, nash in gidişiyle bırakın başarısızlığa gömülmeyi, başarı katmerleyen, 2006 sezonu şampiyonluğunu teğet geçen ama şampiyonluğun zannımca gerçek hakedicisi olan nba takımıdır.
dirk nowitzski kendisini sırtlayan yegane elemandır. nowitzski ayrılırsa belki gaza gelip kendisinden geçeceğim takımdır.
bu sene ligi domine eden harika takım. dirk olduğu sürece sırtları daha uzun süre yere gelmeyecekmiş gibi duruyor. takımın tek sempatisini kaybettiren öğesi için;
dirk gibi mükemmel bir oyuncuya sahip takım. ayrıca nba'da desteklediğim tek takımdır. warriors yerden yere vurmuştur lakin bu duruma "olur böyle şeyler" minvalinde yaklaşıyorum. ek olarak çarşı'dan cuban denilen zürriyetsize karşı olmalarını talep ediyorum.
2006-2007 sezonu boyunca nba'in en büyük şampiyonluk adaylarından olan, elde ettiği 67 galibiyet derecesi ile efsane chicago bulls takımı ile karşılaştırılan basketbol takımı. sezon sonunda ise rekor dereceyle girdiği playofflarda son sıradan giren golden state'e elenmiştir ve bütün sezonun içine etmekle kalmayıp bizleri de hayal kırıklığına uğratmıştır. gelecek seneyi bekliyoruz. tabi marc cubandirk nowitzki'yi göndermezse.
(bkz: steve nash)
bu takımın üstünde cenabetlik olsa gerek. geçen seneden sonra bu seneye umut bağlamışken, sıçtıkça sıçıyoruz. marc cuban herkese özel soyunma odası yaptırmış içinde televizyonlu, playstation'lı iyi güzel hoş da; eli değmişken iki de duş koysun. yeter ulan.
2005-2006-2007 yıllarında nba sezonuna şampiyonluğun en büyük favorisi olarak başlayan,82 maçlık normal sezon performansıyla bu düşünceleri destekleyen mamafih playofflarda 1 defa konferans yarı finalinde,bir defa 1.turda, bir defa da final de olmak üzere başarısız olan takım.fakat bu sene biraz durum farklı.uzun aradan onra ilk kez kimse dallas'ı konuşmuyor , kimse bu takımı favori göstermiyor.belki bu onlar için bir avantaj olur ve belki bütün enerjilerini normal sezonda tüketmemeyi öğrenmişlerdir diyip bu senenin benim açımdan şampiyonluğun en büyük adayı olan takımdır.
kendi draft ettiği new jersey knicks'de oynayan jasonn kidd'i tekrar bünyesine katarak zaten iddalı olduğu şampiyonluktaki şansını daha da arttırmıştır. jason kidddirk nowitzki ile anlaşabilirse dallas mavericks bu sene şampiyonlukta en önemli favori olacaktır.
bu hayvani takasla birlikte şampiyonluk şansı artan takım. devin harris gibi gelecek vaad eden bir oyuncunun gönderilmesine çok karşıydım, ama doğal olarak beni siklemedi mark cuban filan. çünkü harris yükselen bir form grafiği yakalamıştı, ayrıca delici gücünü çok iyi kullanıyordu pota altında. özellikle san antonio gibi takımlara karşı az yararlanmadık. en önemli artısı da genç oluşuydu. bakış açımızı değiştirip full hd görünümüne geçersek eğer, pg pozisyonunda fazla bi değişim yok kısa vadede. hatta çok büyük bir artı değer geldi. diğer taraflara bakarsak hassel'ın gitmesi biraz zarar gibi görünüyor. ama bence en büyük zarar diop'ın gitmesi oldu. pota altında dirk'i daha çok kullanmak, hatta arada sırada 5 numara olarak kullanmak zorunda kalınılabilir.
ama yemişim harris'i; zaten şutları çok kötüydü, arada üçlükten airball bile atıyodu pezevenk diyip kidd'imize dönüyoruz.. ben bu adamın nba'de hakettiği değeri gördüğünü düşünmüyorum. efsane diyoruz filan ama sanki bi eksik var böyle yuvarlak, parmağa geçirilen. bence sırası geldi yani. di mi kidd abi?
bu takımın en büyük sorunu, cenabetliktir. yok arkadaş, bu kadar olmaz. şampiyon olsa kimsenin şaşırmayacağı bir takım 2006 yılından beridir playofflarda 9 maçtır deplasmanlarda kaybediyor. takımda ve seyircide bir kendine güven sorunu var. özellikle iç saha maçlarında bu çok belli. şu kendine güven sorununu bir şekilde aşmadığı sürece, bu takımın playofflarda başarılı olması zor. çünkü deplasmanlarda şans yok, güven yok, bi bok yok.
her şey 2006 finalleri 3. maçıyla başladı zaten. ulan seride 2-0 öndeyken son bilmemkaç dakikaya 13 sayı önde girip, nasıl kaybeder o maçı bir takım? mına koyim ya.
koç avery johnson'ın görevine son verip beyaz sayfa açmak umudunda olan takımdır. takımın son 2 yılda gösterdiği playoff başarısızlıkları sonucunda oluşan şu kendine güven meselesi için belki de yapılması gereken buydu. çünkü ilginçtir ki deplasmanlarda ezik bir takım haline geliyordu dallas. marc cuban da bu sorunu aşmak için oyuncuları değiştirmektense, koçu değiştirmeyi uygun görmüş. tabi takım onun, ne isterse yapar kerata.
şu ölü toprağını üstünden atıp kendine gelmesi lazım bu takımın. yeter ulan.
kidd takası ile ölüm fermanını imzalamış takımdır.takım george, nowitzki, jones, stackhouse, barea, terry, allen, howard gibi şutör ve skorerlerle doluyken ilk beşe kidd'i alıp ilk beşte dampier'la birlikte skor potansiyeli olmayan adam saysını ikiye çıkarmış ve ilk beşteki şutörlerin sayısını 3e düşürmüş ve böylece bu 3 şutörün(terry,dirk,howard) 5 kişiyle savunulmasına neden olup iyice zor bi duruma düşmüştür.tabi ki bunu yaparken potansiyelli genç harris'i vermiş kidd'in kontratını almış ve değil maça antremana bile çıkmayan keith van horn'a 4.3 milyon dolarlık bir kontrat vermiştir.ayıp değil mi kardeşim jamario moon 800 bin dolar'a 82 maç deli gibi mücadele versin çarpışsın milletle, antremana bile çıkmayan van horn oturduğu yerden 4 milyon dolar kazansın.