peyami safa'nın fikir hayatını yansıtan en güzel eserlerinden biri. tıp okuyan ancak yarıda bırakan, sonra umutla felsefe okumaya başlayan gel-gitli bir ruh haline sahip bir gençtir kahramanımız. inanç, felsefe, metafizik, sistem gibi değerleri sorgulayan, okunması elzem bir kitap.
yalnızızla birlikte en olgun peyami safa eseri. felsefe okuyan bir gencin iç dünyasını başarı ile anlatan bir romandır. kendisi bırakın felsefeyi lise bile okumamış bir yazarın felsefe alanında bilgilerini sergileyip böyle bir alanın mensubu bir roman kişisinin tahlilini yapması takdire şaayan bir şeydir.
günümüz içinde geçerli olabilecek bazı tespitler barındıran kitap. özellikle cinsler arası cinsi münasebet konusu çok güzel işlenmiş.
bu tespit başta olmak üzere diğer tespitlere bakınca anlaşıyor ki, biz hala aynı konuları tartışıyoruz. kendime soruyorum, "lan bir karışta mı yol gidemedik düşünsel olarak" diye, sonra galiba evet diyorum. o zamanda beri üstünde toplumun her kesimiyle mütabakat sağlanmış bir fikir düşünüyorum, bulamıyorum.
spoiler:
karakter, ferit'ti adı yanılmıyorsam, materyalist, haliyle ateist, akılcı, felsefe okuyan bir gençtir. gelin görün ki taşındığı odada başına akılla açıklayamacağı şeyler gelir. bir takım metafizik olaylarla karşılaşır, kafası karışır, doğaüstüne inanır gibi olur. ardından adalardaki matmazel noraliya'nın evine gider, burada metafizik olaylar had safhaya çıkar, o koltuğa oturur, mevlasını bulur.
bu romanın en dikkat çekici yanı adıdır: matmazel noraliya’nın koltuğu… romanın adına bak, içini açmadan koy sepete, o kadar diyeyim ben.
roman evet tezlidir ama keyiflidir de. okuduğunda, “vay be adam ne güzel yazmış” dersin. peyami safa’nın dokuzuncu hariciye koğuşu ve yalnızız gibi eserlerinin yanına koymak gerekir.