2 sezonda orta saha oyuncusu olmasına rağmen 30 gol atmayı başarmış arjantinli playmaker, yeni sezondan beşiktaşın 10 numaralı formasını giymesi pek muhtemel kişi.
transferi yılan hikayesine dönen tigana'nın ve beşikatş camiasının ısrarla kadrosunda görmek istediği 15.12.1982 doğumlu arjantinli orta saha oyuncusu. zira geldiği takdirde beşiktaş'a çok şeyler katacağını ve avrupa'da bir takıma transfer olan tümer'in yerini dolduracağınıa inandığım birisidir
en sonunda beşiktaş'ın almayı başardığı futbolcu. peki delgado kimdir?*
doğum tarihi: 15.12.1982
doğum yeri: arjantin
mevkii: orta saha
boy: 1.83
kilo: 67
oyun gol
---- ---
isviçre ligi 18 12
şamp. ligi 2 -
uefa 12 7
toplam: 32 19
isviçre takımı basel'e de arjantin takımı river plate'ten tranfer olan hücuma dönük orta saha oyuncusu. istatistik diye bir şey varsa; türkiye'de çok ses getirmesi muhtemel oyuncu. hayırlı olsun
transferiyle beşiktaşlılar’ın yüzünü güldürürken, basel kanadında büyük üzüntü yaratan, hatta basel klubünün bayan sahibi gigi oeri'yi ağlatan, oeri'nin kendisi için; “oğlumu benden kopardınız. o, takımın gözbebeğiydi. buradan bir çok oyuncu gelip gitti, ama ilk kez biri beni ağlatıyor...”* dediği, ve buradan da nasıl bir futbolcu olduğu hakkında fikir edinilebilecek kişi.
ama bir insan da bu kadar çok ishal olmazki kardeşim dedirtiyor bu adam insana.nedir yani ne veriyosunuz bu adama?şahsımca çiğ et veriliyor kendisine.hırçın ve daha vahşi oynasın diye olabilirmi acaba?
lincolndü carlostu derken adı geçmeyen futbolcu konumuna düşmüştür.korkum depresyona girip kaçmasıdır diğer örnekler gibi.beşiktaşta bobo ve ibrahim akınla beraber en çok beğendiğim futbolcudur.fenerde ya da galatasarayda oynasa sıçması haber olurdu.ama beşiktaşta oynuyorsan böyle olursun.hayır serdar bilgili zamanında baya baya yer edinmiştik medyada ona yanıyorum 10 yıl geriye gitti kulüp resmen.
zürih'e basel formasıyla 3 gol atmış, beşiktaş formasıyla da iki maçta 3 gol attı. maşallah, adam zürih forması gördü mü 3 tane atmadan bırakmıyor. darısı şampiyonlar ligine inşallah.
basel'de oynarken uefa kupası'ndaki performansının yarısını gösterse beşiktaş'ı uçuracak olan futbolcu. ancak beşiktaş'taki başarısızlığını sadece kendisine yüklememek gerekir. önce tigana efendi'nin saçma sapan taktiğiyle sağ kanatta oynatılması, daha sonra da ertuğrul sağlam'ın kaprisleri nedeniyle kendini göstermekte zorluk çekmektedir. orta saha ile forvet arasında oynadığı sürece beşiktaş'a müthiş bir katkı yapacağı su götürmez bir gerçektir.
acilen, top sürerken o topu ayağından açarsa birisinin gelip alacağının öğretilmesi gereken, hadi tekmeye kafa sokan futbolcu değil anladıkta, güzel kardeşim bari önündeki topa ayağını sok. futbolcusun yahu süs mankeni değilki. bütün iyi özelliklerini, nacizane uyarılarımı dikkate alarak pekiştirirse o en büyük hayalim dediği arjantin milli takımı oyuncusu olarak alacağından emin olduğum topçu. aksi taktirde afedersin ama yarrak gidersin milli takıma.
sürekli kıyaslanmasına reğmen, alex' in tırnağı olamayacak bir futbolcudur. ricardinho ile üst üste koyduğumuzda bile, bir alex etmiyorlar. beşiktaş taraftarının bu tırt futbolcu bozuntularını, sırf kendi takımlarının oyuncusu ve 35 maçtan 1 inde iki haraket yaptı diye desteklemelerini anlayamıyorum. evet, bu oyuncular kötü, eğer amc(forvet arkası) dediğimiz bir bölgede oynayan topçu ayağında top tutamıyorsa vermesi gereken en kritik pasları veremeden yerle yeksan ediliyorsa ya yer diğiştirsin yada futbolu bıraksın.
beğenmediğimiz alex, en azından türkiye liginde bile olsa istikrarlı ve hemen hemen her maç etkili kullandığı duran toplar ve diğer özellikleriyle takımına fayda sağlıyor, ayrıca artık son şampiyonlar ligi maçlarında da görüldüğü üzere avrupa maçlarında da takımını sırtlayıp sonucu değiştirebiliyor.
delgado ise ortalıkta gezinip top kaptırıyor, kilitlenmiş bir maçı değiştirmek için anadoludan gelmiş ucuz bir futbolcudan daha farklı bir şey yapamıyor. beşiktaşlı taraftar kitlesi şaşılacak şekilde bu oyuncuların arkasında ve şikayetçi değil ricardinho ya rico paşa diyorlar neresi paşa lan bu herifin(neyse konu rico değil).
bitirirken eklemek istediğim son şey, delgado bana göre kötü bir futbolcudur. şimdi izlemeden konuşuyorsun ezbere konuşma falan diyecek olanlarınız vardır onlara tv de izlediklerim hariç çıplak gözle maç içinde neler yaptığını da izlemiş biri olduğumu söylemek isterim.
bana, ''ama bak şu videosunu izle öle konuş adam mına koymuş'' diyerekten geçmişte attığı golleri yutup url si şeklinde yollamaya kalkışacak arkadaşlara da otomatik olarak oktay derlioğlunun belçika maçında attığı gölü gönderiyorum ona göre.
edit: evet, koskoca 2 yıl geçmiş. umutlu ve hayalperest beşiktaş taraftarları tarafından kötülenmiş ve en sevilmeyenlerdeki yerini 2 yıl boyunca korumuş olan şu girime bir bakayım yanlışım varsa düzelteyim dedim ancak malesef ekleyecek veya düzeltecek olumlu birşey yine bulamadım. zira şu geçen 2 yıl zarfında beşikteş delgado sayesinde ne bir şampiyonluk yaşamış ne de avrupada bir başarı. daha yeni aldıkları türkiye kupasını bile onun yokluğunda, yusuf şimşek'in güzel oyunu ve çok akıllıca attığı gol sayesinde kucakladılar. girilen son girilere bakıyorum bu hayalperestlik hala devam ediyor. paraları döktüğünüz, babarosu lamborghini ile tırmanan bu zat-ı muhterem hala daha size somut bir başarı sağlayamamış. lütfen oyları değiştirmeyiniz en sevilmeyenlerdeki en sevdiğim giri olarak kalmasını istiyorum bu girimin. evet, delgado bence kötü bir futbolcudur.
3 kasım 2007 fenerbahçe beşiktaş maçının gerçek kahramanıdır. bir gol attırmış ve al da at denilecek toplar yapmıştır. bileklerini neredeyse ters çevirecek kadar kıvrak olduğunu göstermiştir. ama sonuç olarak beşiktaş maçı kaybettiği için üstünde hiç durulmayacaktır.
türkiye'ye geldiğinden bu yana en iyi futbolunu 3 kasım 2007 fenerbahçe beşiktaş maçı'nda oynamış futbolcudur. kendisini her temasta yere bırakmadığında, ve kapasitesini sahaya yansıtmayı başardığında çok can yakabileceğini göstermiştir. söz konusu maçtaki güzel oyunu takımının beceriksizliği nedeniyle sonuçsuz kalsa da, 13 eylül 2005 milan fenerbahçe maçı'nda nicolas anelka'nın sergilediği futbol gibi, futbolu bilerek sevenlerce unutulmayacaktır. ilk defa etkilendim kendisinden.
hiç beğenmedeğim bir oyuncu olarak 3 kasım 2007 fenerbahçe beşiktaş maçına damgasını vurmuş futbolcudur.yaptığı birkaç pas hatasına rağmen 90 dakika boyunca takımını başarıyla organize etmiş , verdiği paslarla gol poziyonları yaratmış , ortasahada marco-deniz barış ikilisini hallaç pamuğuna çevirmiştir.bir daha bu oyunu oynar mı ? benim beğenmeme sebebim de bu zaten.hiç sanmıyorum.
son 4 haftadır kendisine bir şeyler olan oyuncu. arjantin'den abisi mi geldi, yönetim ikinci bi sözleşme mi yaptı kendisine, tigana dövüyor muydu, yoksa sadece her hafta yaptığı geyik gibi kendi yerinde oynaması mı etkiledi bilinmez ama geçen sene oynadığı bütün silik futbola lanet ettirdi bu bir ayda. uzaktan attığı şutlar, topun ayağına yapışması, yapması şart olmadığı halde yaptığı pres, attığı çalımlar ve inanılmaz paslar onu sahadaki diğer 21 futbolcudan tamamen ayırıyor. dileğimiz özgüvenini hazır kazanmışken bir daha kaybetmemesi, önüne vurduğunu sokan, arkasına da koydu mu alan birer transfer yapılması, yoksa tek bu adam, takımı ankaragücü karşısında taşır ama porto gibi rakipler karşısında yeterli olmaz.
beşiktaş'ın resmi dergisinin aralık sayısına verdiği röportajda arjantin ve bölge ülkelerinin çektiği ekonomik sıkıntıların amerikanın emperyalist politikalarının bir sonucu olduğunu söyleyerek sadece sahada verdiği resitallerle değil saha dışındaki duruşuyla da beşiktaşımıza ne kadar yakıştığını birkez daha ispatlayan maestro.