taksimden 4.levent metrosuna binip orda inip otobüse binilerek gidilen itü kampüsünün bulunması nedeniyle hayatımda yer alan mekan. metronun oraya kadar uzatılması da gündemdedir; ancak rektörün bomba koyarlar metroya, kampüsüm havaya uçar diye itiraz ettiği de rivayet edilir!
çeşme, vana anlamına gelen kelime. belgrad ormanları içinde bulunan bentlerden gelen suyun eskiden toplandığı yer. mevzubahis sular zamanında mecidiyeköy-şişli trafiğini de aşarak taksim'e gelir, dedelerimizin evlerine dağılırmış.
istanbul'un iş mekanlarıyla dolu, yeme içme ve alışveriş olayları oldukça pahalı, içinde itü ve işık üniversitelerini barındıran, sarıyer'den kalkan ve beşiktaş istikametine giden dolmuşların geçtiği, itü öğrencilerinin artık görmekten bıktığı, yüksek binaları bulunan, çocuklar duymasın dizisinde meltem'in çalıştığı binayı da barındıran istanbul'un bir semti. kışın mütemadiyen titrersiniz. hatta bulunduğunuz yerde kar yağıyorsa maslak'a gitmeyi denemeyin bile.
plaza silüetine 100 metre mesafede ineklerin otladığı,istanbul'a gelmeden önce çocuklar duymasın meltem'in işyerinin olduğu mekan olarak bildiğim,2005 sonbaharı itibarıyla trafiği ile insanları çileden çıkaran kara parçası..
su isale hatları üzerinde bulunan büyük su haznelerine verilen isim. su borularının dayanımının sonsuz olamamasından dolayı yüksek kotlu bir yerden düşük kotlu bir yere su taşırken suyun enerjisinin kırılması gerekliliğinden yapılırlar. suyun debisi kullanılan borunun tipine göre aralıkları değişiklik gösterir. pratikte 100-150 metre yükseklikte bir bu yapılara ihtiyaç duyulur.
itü ana kapıdan çıkıp otobüs duraklarına geçmek için üst geçitten geçerken, o daracık yolda karadenizden sibiryadan gelen bütün soğuk hava dalgasını yiyip götünün donmasıdır maslak.
1:30 saatlik yolcuğumun son durağı olan...inşaat halinde ki binalarıyla bir nevi beton çöplük görüntüsü veren, ama bir yandan da seyrettiğimiz amerikan filmlerin de, akıllarımız da kalan gökdelen görüntülerinden etkilenmiş olmamız gerekir ki, arada sırada bana sevimli görünen semt
65 derece eğikliğinde yamaçların üstüne dikilmiş gökdelenleri ile yabancı mütahitlerin araştırma konusu olmuştur bu semt. hatta türk görevlilere "dikecek daha düz bir alanınız kalmamışmıydı aceba" diye sormuşlar, söyliyenin yalancısıyım.
maslak yöresinin doğal bitki örtüsü toz,toprak ve çamurdur. yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. yöre halkı geçimini boş bulduğu yeri kazarak sağlar. o kadar aktiflerdir ki her an yeni bir yer kazılmaya başlanır ama hiç bitmez bunlar.
neden yemyeşil kaldığı sorusunu bugüne kadar "kurtarılmış bölge de ondan" diye cevaplıyordum..
ama öyle değil..
sapık gibi yağmur yağıyor lan buraya..sordum, mecidiyeköy'de yağmur yok, fatih'de yağmur yok, bostancı'da yağmur yok..burayı (maslak'tayım evet) seller sular götürüyor kaç gündür!?..nasıl eve döneceğim diye düşündürtüyor insanı..
maslak evet, istanbul'un metrekare başına en çok yağmur alan kısmı..ondan dolayıdır ki yeşil..