insanları tanıyamayacağınız hallerde gördüğünüz balodur.kimisi 18.yüzyıldan bir kont,kontes olurken kimisi şeytan,melek olarak çıkar karşınıza.eğlence de maksimum seviyededir bu balolarda.genellikle giyilen kıyafetlerden konuşulur.geç saatlere doğru şeytan melekle,kont kontesle kendi dünyalarına çekilirler,nerelere gitmek istiyorlarsa oralara giderler.
murathan mungan'ın sözlerini yazdığı ve yıllardır vazgeçilmeyen yeni türkü parçası,ilk olarak 1983'de "akdeniz akdeniz" albümünde yayınlanmış olup tüm toplama yeni türkü albümlerinde yerini almıştır..
ortaçağ avrupasında kutlamaların ve en önemlisi düğün törenlerinin vazgeçilmezidir. günümüzde yerini bir şeye bırakması gerekiyormuşcasına konsept partilere bırakmıştır. oysa "farkındalık" dönemimde gördüğüm üzere ortaçağ geleneğinden gidenler, insanların yüzlerindeki gerçek dışılık değil kıyafetler, tüllü etekler ve maskeler olmuş sadece. mantığı güncelliğini koruyan, samimiyetsiz kapkaççı dünyada aslanlar gibi yoluna devam eden bir zamanların eğlencesi, bugünümüzün yaşam meşgalesi işte.
sagopa kajmer'in en güzel bir şarkısı... rap müziğine önyargılı davranan kişilerin bile dinledilten sonra ağzını açık bırakabilecek kalitede sözlere sahip...
maskeli balo
nesine göre ki kıymetin değeri, yüreğin çömelir eğilir boynun, değeri biçilir kenara atılır, kıymetin de çıkarı varsa çıkarı yerinde dilenir, her duada tanrı bin nazarladı, ve bendim her nazarda pay kapandım zarlarım düşeşti, eşti madem bu matem bedeldi tanrı her dem, bu deprem çökertti onca yonca bunca yıkıcı darbe harbe motive etti gözümün önüne serdi derdi ferdi çıkarın önemi sardı vardı her temelde tek emel. yalancı dostu aldı karaya verdi name, herkes maske takmış, suratı sarkmış, yüzünü asmış, kaç kurtul falının kahramanı şeytan, bulamacın içindeki tüm rhymelar isyanda. ve değerin değeri kalmamış, ve her yarışta çıkarın adımı önde, adımı koyarım, adımı saklarım derinde. adımız hangi kelime, anamız nerede hangi cehennemde yanıyor? yanımız hep mi boştu? kanımız kardeş de oldu neyse.
yanıma aldım kendimi ve yürüdüm ince çizgisinde yolumun ortalıkta görünen herkesin adı yabancı, herkes kendi maskesiyle dolaşır oldu yanıbaşımda, tanımaz oldum yüzleri ve keşkelerle avunur oldum. düşlerimde gördüğüm yüzün birinde düşünür oldum, onca maske gözümün içine bakıyor sorgularcasına, ve burası hep yabancı, hep yalancı doldu, çıkmak istiyorum artık dışarı, bırakın gideyim kendimi alıp.
yaratan beni dünya arenasına soktuğunda tektim, her nefesi soluduğumda yektim bu ücralarda ben beni mi kaybettim, ve düşman kelimesinin anlamını arkadaş sıfatını taşıyanlardan öğrendim. insan, insanlığın hocası durumunda eli maşalı. hergün başka derslerde karşımda bambaşka bir hoca abide, her sınavda farklı notlar almanın piskolojisine adım attığımda sanırım ilk okuldaydım, yani çocuktum, yola çıkmış yeni yolcuydum, ben bu yolda çok mola verdim, muhabbete daldım, yolumu uzattım. çok sima tanıdım, ima aldım yüzleri aklıma kazıdım, adı anıldığında işte dostum dedim, adım anıldığında tanımam dedi taktı maskesini yüzünü çevirdi ve sildi kalıcı tüm izleri, geri getiremediği zaman eskide kalan anı defterini, her sayfada düştü maskesi. şimdilerde gözümün içine bakan herkes çıkar peşinde takma ifadeler ardına gizlenmiş tüm fesatlar, hesaplar egoist sevgilerinde saklı rüyalarının sayılarını maskelerinde gizlenmiş tüm yüz hatları. bir zaman selamladı bu adamı ve adamını bulamadı.
yanıma aldım kendimi ve yürüdüm ince çizgisinde yolumun ortalıkta görünen herkesin adı yabancı, herkes kendi maskesiyle dolaşır oldu yanıbaşımda, tanımaz oldum yüzleri ve keşkelerle avunur oldum. düşlerimde gördüğüm yüzüm benim mi? düşünür oldum, onca maske gözümün içine bakıyor sorgularcasına, ve burası hep yabancı, hep yalancı doldu, çıkmak istiyorum artık dışarı, bırakın gideyim kendimi alıp.
ingiltere'nin fikir ve sosyal hayatına da çokça etkisi olmuş, sınıf farkının o dönem içinde gelebileceği en düşük düzeye gelmesini sağlayan 18. yüzyıl eğlencesi.
sonraları ingiliz öğrencilerin seyahetleri ile italya ve ispanya'da da çokça rağbet gören bu eğlenceler için ingiltere'de özel olarak inşa edilmiş binalar dahi varmış ve her hafta binlerce insanı ağırlayan balolar düzenlenirmiş, tey tey.
ancak haliyle bu eğlenceler ilk olarak şeytani ve yabancı olarak görülmüş. yine de daha sonraları mayıs bayramı, yaz dönümü bayramı ve noel gibi günlerde kutlandıkça zararsız görülmeye başlanmış. mevzubahis parti ortamlarında soylular alt tabaka, avam da soylular gibi giyinmeyi tercih edermiş garip bir gelenek olarak.
yine ancak, kadınların 18. yy'da kavalyeleri olmadan gidebildikleri kiliseden sonraki tek sosyal etkinlik bu balolar olduğu için "lan acaba bu bizim hatunlara cinsellik, delice özgür seks yapma cesareti verir mi?" kabilinden kıllanmalara da yol açmış.
tabii ki şimdilerde 18. yy atmosferinden eser yok. o dokunulmamış şatafat, asalet ve sakin eğlencenin yerinde artık terli club partyler var, konsept partiler var. belki de bu yüzden eski çağlara özlem duyuluyor zaten.
en güzel bir şarkıdır.hayat üzerine kaleme alınmış bir şiir ancak bu kadar güzel bir melodiyle bu derece başarılı olabilirdi dedirtir.bir yanda ''tak etti canıma bu maskeli balo ve onun sahte yüzleri'' gibi büyük kelamlar ederken tınılarıyla da baymamaktadır.
"yanıma aldım kendimi ve yürüdüm ince çizgisinde yolumun ortalıkta görünen herkesin adı yabancı, herkes kendi maskesiyle dolaşır oldu yanıbaşımda, tanımaz oldum yüzleri ve keşkelerle avunur oldum. düşlerimde gördüğüm yüzüm benim mi? düşünür oldum, onca maske gözümün içine bakıyor sorgularcasına, ve burası hep yabancı, hep yalancı doldu, çıkmak istiyorum artık dışarı, bırakın gideyim kendimi alıp."
nakaratına sahip sagopa kajmer parçasıdır. bpg 'de yer alır. insanların değişip çıkar peşinde koşması, menfaati uğruna dostluğunu satabilmesini anlatmaktadır. dinlenesidir.
bpg yer alan müthiş sagopa kajmer şarkısıdır. çok anlamlı ve ders çıkarılacak sözlere sahiptir. nakaratı zaten insanı bitirir.
'' kıymetin de çıkarı varsa çıkarı yerinde dilenir ''
'' değerin değeri kalmamış ''
'' düşman kelimesinin anlamını arkadaş sıfatını taşıyanlardan öğrendim ''
'' şimdilerde gözümün içine bakan herkes çıkar peşinde ''
her dinleyişimde farklı duygulara kapılmama sebep olan, geçici bir süre aklı başından alıp götüren sagopa kajmer şarkısıdır. " düşman kelimesinin anlamını arkadaş sıfatını taşıyanlardan öğrendim. " diye bir sözü vardır ki kendinizden birşeyler bulursunuz bu sözde. rap müziği seven sevmeyen herkesin dinlemesi tavsiye edilir tarafımdan.