görseller
maskemaske
maskemaske
belki ilginizi çeker
  1. · charles c finn
  2. · kızların sevişmeden önce bilmek istedikleri
  3. · d çocuk
  4. · la scuola degli dei
  5. · tüplü dalış
  6. · orkestral depresyon
  7. · kendini övmek için yeni bir rumuzla sözlüğe girmek
  8. · nazar sözlüğü
  9. · biri seni kurtarsın
  10. · abc
gündem
  1. · thierry henry
  2. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  3. · annelerin yakışıklı anlayışı
  4. · aklidengegorecelibikavramdir
  5. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  6. · sözlük yazarlarının genel özellikleri
  7. · insanın hayatına sıçan şeyler
  8. · felluce
  9. · pachka sigaret

maske  

  1. insan yüzümüzün dramatik değişkenliğini saklayan maske,
    yumuşak ve ince olmakla birlikte duygudan yana boştur.
    maskenin o değişmez gülüşü bilinmeyen bir hüznü anlatır.

    octavio paz - yalnızlık dolambacı
    (kerrigan, 14.05.2004 15:46 ~ 15:46)
  2. insanların, dış dünyaya karşı kullandığı "bakın beni böyle tanıyın" senaryosu.
    kullanana göre amacı değişir.
    (hell guardian, 12.06.2004 20:47)
  3. (bkz. loco)
    (atlantis, 12.06.2004 22:15)
  4. (bkz: maskeli balo)
    (easy company, 22.05.2005 08:33)
  5. fazladan sanatsal ve edebi anlamlar ve görevler yüklense de, bir maskenin hiç değişmeyen görevi gizlemektir.
    sırf bu özelliğiyle insana rahatsızlık verir

    (bkz: güneş gözlüğü)
    (mavio, 27.06.2005 18:07)
  6. (bkz: the mask)
    (wondrous, 27.06.2005 18:10)
  7. ayrıca charles c finn'in etkileyici bir şiiridir. sanırım bir
    maske bundan daha iyi anlatılamazdı.

    bana aldanmayın!
    yüzüm bir maskedir,
    sizi aldatmasın.

    binlerce maskem var,
    çıkarmaya korktuğum,
    ve,
    hiçbiri ben değilim...
    olmadığımı göstermek
    ikinci doğam oldu.

    "kendinden emin biri" dersiniz,
    sanki güllük gülistanlık
    benim için her şey...
    adım güven belirtir,
    ve,
    oyunumun adı
    "ağırbaşlılıktır".
    içimde ve dışımda denizler sakin,
    herşeyin kumandanı ben...
    kimseye gereksinme duymayan
    ben...
    fakat, inanmayın bana,
    lütfen!..

    her şey dışta düzgün ve cilalı,
    hiç yıpranmayan ve her zaman saklayan
    o maske!..
    altta ne güven, ne de rahatlık...
    altta,
    karışıklık, korku ve yalnızlık içinde bocalayan
    gerçek ben!..
    ama saklarım bu gerçeği savunuculukla...
    kimsenin bilmesini istemem...
    zayıf taraflarımı düşündükçe,
    titrer ve sararırım...
    ya başkaları görürse iç dünyamı...
    gerçek ben ve yalnızlığımı!
    işte,
    maskelerimi onun için takarım...
    onun için, arkalarına saklanacak
    maskeler yaratırım...
    onlar,
    gösterişte kullanabileceğim
    parlatılmış yüzlerim.
    beni korur, bakan gözlerden...

    beni olduğum gibi kabul edecek,
    sevecek
    bakışlar bulamazsam,
    solacak kuruyacak gerçek ben...
    ve,
    ben bunu biliyorum.
    beni kendi maskelerimden kurtaracak,
    kurduğum hapishaneden kaçıracak
    diktiğim engellerden aşıracak,
    beni seven,
    beni anlayan
    bakışlar olacak.
    bana,
    "sen değerlisin" diyecek,
    "maskesizken, daha bir insansın"
    "daha yakın, daha bir dostsun"
    diyecek bir bakışa
    beni gören bir bakışa
    muhtacım...

    benim yanıma sokulman kolay olmayacaktır!..
    uyarırım seni dost!..
    uzun yıllar kendini yetersiz hissetmiş ben,
    sana kendini kolayca açamayacaktır...
    bütün gücümle tutunacağım maskelerime,
    ne kadar sokulursan yakınıma,
    o denli şiddetli geri iteceğim seni...
    kim olduğumu merak ediyor musun?
    hiç merak etme...
    ben çevrendeki
    her erkek ve kadınım...
    maske takan her insanım.
    (satanist travesti, 15.11.2005 20:15)
  8. antik yunan tiyatrosunda oyuncuların çok sayıda oyun kişisini ve kadın rollerini canlarmak için taktıkları pek mühim kalıp.
    (desem de inanma, 12.11.2006 17:41)
  9. yüzü olduğundan farklı gösteren yüz.
    (bkz: mahrem)
    (bkz: elif şafak)
    (bkz: nazar sözlüğü)
    (saçmaladı yine bu, 08.02.2007 11:47)
  10. murathan mungan'ın acayip şiirlerinden biri. sözleri;

    maske ölmek isteğidir sevgilim
    gerisingeriye dönen etiket
    bak gökyüzünde takma bulutlar
    ümitlerini yükseğe ayarla
    ve bataklık halılarında dinlen
    ey kutsal beden
    sana da gelecek sıra
    pilindeki kuraklık yetmiyor değil mi
    hatıranın yüksek gerilimine
    başkalarının bantlarında batıp çıkıyor sesin
    kağıttan intihar kuleleri
    eteklerinde dipnotlarıyla devrildi tek tek
    bilgisayarlarının depoladığı vahşetten çıkış alıyor
    yeni bir maskenin formülleri
    granite dönüşsün diye iskelet, iskelet ve etiket
    doğru, kolay silinebilir bir muşambadır seks
    ateşten geçirir karton filmleri
    bazukalar altında kadife gece
    leoparlar öldü sevgilim, parslar, jaguarlar
    çölü olmayan bedeviler platoların yeni aynalar
    tinerle sil maskeni, ekrandaki görüntüyü ayarla
    volümünü kıs kalbinin, dahili hattan seni arıyorlar
    (soldier in the army, 12.08.2007 15:29 ~ 15:29)
  11. ben, sensizlikle kendimi unutmuşum... ben, seni kendimle unutmuşum...
    yoktun...
    belki de hiç olmamıştın... ne vakit yokluğunun elinden tutup bana gelsen; yaşamın bütün yitirilişleri, bütün eksikleri, senin suretinde maskeler takar, bana dönüşürdü. aylar, yıllar geçer, zaman kendine küser ve ben, bir türlü anlayamazdım hangi benin, senin yokluğun olduğunu...
    hangimiz gerçek sendi? söyle bana sevgili, hangimiz bir diğerinin maskesiydi?.. hayatındaki bütün yarım kalmışlardan mı yaratmıştın beni? ben senin, tamamlanmaya çalıştıkça hep bir yanı eksik kalan yalnızlığın mıydım?..
    kimeydi bu öfke? insan dargın kalabilir miydi kendi yalnızlığıyla? korkabilir miydi onunla el ele gezdiği sahillere yeniden sürüklenmekten?
    söyle sevgili; sen ve ben, birbirimize dönüşmüş maskelerimizden kaçabilir miydik? kaçabilir miydi içimdeki cesaret, sana duyduğum sevgiden?..
    hayat bir yenilmekti galiba... ya da sevgimizi yenerek, sevgilimizi yüzüstü bırakıp gitmekti.
    kutsal bir ihanetti seni kendimle aldatmak... ve bu ihaneti sorgulamaktı seni maskenle aldatmak...
    seninle, sana duyduğum sevgi arasındaki düelloda kimdi hakem? senin yokluğun muydu? ben bu yoklukla, hangi düellodan galip çıkabilirdim ki sevgili? işte o zaman, bir tek kendimi yenebilmeyi zaferlerin en büyüğü sayar; sevgimin seni yenmesini bir maskeye dönüştürüp, olmayışının kederli yüzünde, içimdeki sonsuzluğa yolcu ederdim... ve o yolculukta, duyduğum her ses, baktığım her yüz, konuştuğum her yalnızlık bana seni hatırlattıkça, olmayışını hatırlattıkça; sevgim, sensizliği elinden tutar tuvallerime getirirdi.
    insanlar hiç anlayamadılar sensizliği niye bu kadar çok sevdiğimi... ne zaman sensizlik bana gelse, yanında seni de getirirdi çünkü...
    sana dönüşmüş maskelerim, seni bana getirirdi...
    (te5ir, 02.03.2008 02:38)
  12. dalışlarda şnorkelle birlikte kullanılan "deniz gözlüğü" diye de bilinen dalışın abc'sinden biridir.
    genelde buharlaşma sorunu olur derinliklere indikçe. çok basit bir çözümü var:
    kullanmadan bir gün önce tükürüğünüzle camlarını iyice ovuyorsunuz ve bir gün öyle bekletiyorsunuz. kullanım sırasında buhar olmuyor.
    ıyy iğrenç diyen kızlarımız da buharlaşmış bir maske kullanabilirler elbette.

    (bkz: buharlaşmayan maske istiyoruz)
    (bkz: yetkililere duyurulur)
    (bkz: devlet bize yardım etsin)
    (marjane und eudaimonia, 15.07.2008 18:37 ~ 18:43)
  13. "insanın ruhunun yüzüne yansıdığına inanmak,

    çoğu insanın düştüğü büyük bir yanılgıdır.

    kötü huy,bazen yüz hatlarına ve onların değişik hallerine yansır;

    ama hepsi bu.

    gerçekte,yüzümüz,ruhumuzu saklayabilmemiz için

    bize verilmiş bir maskedir."


    oscar wilde
    (mabel, 10.11.2008 18:28)
  14. bitmiş bir bestenin son notaları sıralanıyor, şimdi ardı ardına. gülümsüyor başlangıçta mısralar, ağız dolusu kahkahalar atarak yola çıkıyorlar. her biri notaların altına yerleşiyor. notalar ve sözler birbiriyle bütünleşiyor, tek vücut oluyorlar adeta. kopmamacasına bir birleşme ve her şey, peşi sıra gelen rüzgarla gerizlere doğru sürükleniyor. masmavi denize ulaşıp okyanusları bekleyen ezgiler, lağım içinde çürümekten başka bir şeyi beceremiyor.
    siz de, her güne bir ezgi armağan ediyorsunuz. her sabah, dünden farklı, bu günü saklayan başka bir makyaj yapıyorsunuz, yüzünüze. kimisini, artık güçsüzleşmiş titrek ellerinizle, kimisini ise; alışılmışlığın verdiği sıradanlıkla… her gün bir başka yaratık oluyorsunuz; aynadaki yansımanızda tanrının yolladığından farklı bir siz var. bir gün karşınıza çıkacak olan kadın/ erkek için bekliyorsunuz. uygun maskeye uyan, doğru zamandaki doğru insan…
    ‘o sizi bekliyor mu?’ asla bilmeyeceksiniz. gözlerinizin üstüne sürdüğünüz siyah farın tonu giderek buğulanacak, kırmızı rujunuz çürük vişne kıvamına dönecek, aynadaki umutlu yüz; giderek ucuzcularda satılan bayağı boyalı süs bebeklere dönüşecek.yarım bir acılı gülümseme takılacak gözünüze, her yer sisli bir yalnızlığa batacak. ozonla beyazlatılmış gibi bembeyaz bir surat, orası burası kurcalanmaktan morfolojik bozukluklara uğramış cümleleriniz ve siz…
    gökyüzünden aşağıya doğru uzanıyor ağaçlar, bulutlarda saklı kökleri cılız. size uzatıyor ellerini onları görmemek konusunda ısrarlısınız.
    insanlara kendinizi ifade etmek için yormayın boşuna kendinizi, anlamayacaklar. yalnızlık güçlülüktür, mavalları da çok sıradanlaştı. maskeler tükenene kadar her güne, ayrı bir makyaj, her güne, ayrı bir tanrı türevi sunun..artık, komşu yıldızlarla telepati kurmak bile güç.. aynalardaki yansımaları da unutun.
    her güne unutarak başlayın. dilinizde; yarısı bestelenmiş, yarım bir hayata uyan yarım bir şarkı…
    (tınmaz melaike, 09.12.2008 14:58 ~ 14:59)
  15. geçici kimlik. bir mekanda çaktırmadan bir şeyleri çaktırmak için.
    (heidi, 13.01.2009 16:29)
  16. yüzü korumaktan insanları eğlendirmeye kadar pek çok amaç için çeşitleri vardır ama asıl olarak tanınmamak için kullanılır...
    (maske, 16.04.2009 01:02 ~ 12:37)
  17. scuba hocalarının gözlük denmesine uyuz olduğu deniz gözlüğüne verilen ad.
    (be cool, 20.07.2009 20:20)
  18. bayağı eski bir funda arar parçasıdır;

    "maskemi taktım, sürdüm boyalarımı
    giyindim en süslü yalanlarımı
    bir yüzüm gülerken, gizlenir öbür yüzüm
    kimse duymasın içimden ağladığımı

    aslında hayat zor değil
    mutsuzluk diye bir şey yok, yalan
    her şey güzel olacak, her şey güzel olacak
    ne zaman, ne zaman, ne zaman?
    her şey güzel olacak, her şey güzel olacak
    ne zaman, ne zaman?"
    (fani, 04.08.2009 11:00)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil