masal   

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. gerçek hayatta olamicak hikayeler
    çocukken belleklere kazınır bunlar
    hayalerrini süsler insanın
    dev gibi kitaplarıyla şimdilerde büyük sükse yapmıştır
    ayrıca yaşarın da bi şarkısının ismidir
    *
    (briseis, 04.04.2004 22:36)
  2. yaşar'ın güzel bir şarkısı. "gir sinemin içine ak" sözleriyle, gıcık olduğu bir sinem'den intikam aldığını düşünüyorum**
    (mavio, 01.07.2004 00:14)
  3. yaşar'ın üçüncü albümüne de adını veren muhteşem parça,her dinlenişinde insanda değişik hisler uyandıran kral şarkı,sözleri de şu şekildedir:

    burkar içimi bir sızı içim boğulur
    sanki peri padişahının kızı
    bu kadar naz sabır kalmaz
    etme ne olur
    sarkar içime bir hasret içimde durur
    sanki anka kuşu musun mübarek
    kavurup kasıp sırra kadem basıp
    gitme ne olur
    masal bu ya oldu ya
    cezbime tutuldu ya kaçma
    böyle biri karşına kaç kere çıkar
    geldi deli efkarın içimi sardı
    gir sinemin sinemin içine yar
    bak yaş oldun didemin ucunda varsın
    ak sinemin sinemin içini sar
    bu hayal meyal masal hep okuduğum mu
    seni ejderhanın elinden alıp koruduğum mu
    hani kahramanlar gibi sevecekken seni
    masal bitti yaş akacak bak farketmedin mi
    yalnız varsız demektir
    elsiz kolsuz demektir
    kalan yalnız kalırsa
    giden insafsız demektir
    geldi deli efkârın içimi sardı
    gir sinemin sinemin içine yâr
    sen bitmişsin kuşlar gider
    dostlar gitmiş
    bir varmışsın bir yokmuşsun..
    (doaaa, 16.10.2004 02:29)
  4. özgür kızın yapabileceği en iyi parçadır belki de. film müziği* olarak da filmden bağımsız da her türlü feci etkiler.

    daha küçücüktüm öldüm
    ama ben masalımı da gördüm
    baba anneme söyle öldüm

    daha parlayabilirdim, söndüm
    daha oynayabilirdim, döndüm
    daha toplayabilirdim, böldüm
    masalımı da gördüm
    masalımı da gördüm

    istemem ben hiç adım unutulsun
    resmim tozlu raflara konsun
    arayan beni masallarda bulsun

    daha parlayabilirdim, söndüm
    daha oynayabilirdim, döndüm
    daha toplayabilirdim, böldüm
    masalımı da gördüm
    masalımı da gördüm
    (excalibur, 17.10.2004 23:47)
  5. duman'ın siyasi içerikli şarkısı

    biri basmış 80'e
    ötekisi 95
    aga böyle olmaz ki
    koca millet harcanmaz ki vay

    biri arap tayfası
    ötekisi gavur mandası
    aga böyle olmaz ki
    koca millet aldanmaz ki vay

    biri sağdan
    biri soldan asılınca
    biri yasaya
    biri kasaya karışınca

    evvel zaman içinde masal olduk
    masal olduk yine
    (lethe, 20.11.2004 18:57)
  6. sertab erener'in bir şarkısı ayrıca
    (viola, 09.02.2005 09:48)
  7. (bkz: baba bana masal anlat)
    (chixculub, 27.05.2005 03:23)
  8. (bkz: big fish)
    (marla singer, 05.10.2005 01:01)
  9. anaokulundayken öğretmenimizin incecik,resimli kitaplardan bize her öğle uykusu öncesinde okuduğu,hala dinlemeye de okumaya da bayıldığım edebi tür.
    (bkz: hansel ile gratel)
    (bkz: çirkin ördek yavrusu)
    (bkz: kırmızı başlıklı kız)
    (bkz: uyuyan güzel)
    (bkz: pamuk prenses ve yedi cüceler)
    (bkz: rapunzel)
    (bkz: fareli köyün kavalcısı)
    (böcek, 30.10.2005 22:35)
  10. evvel zaman içinde,kalbur saman içinde develer tellal iken,pireler berber iken,ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken diye başlayanları en baştan havaya sokar çocuğu.bi de beni.
    (böcek, 30.10.2005 22:36)
  11. (bkz: http://www.masal.gen.tr)
    (böcek, 08.12.2005 02:42)
  12. minik bir kasabada geçecek yemyeşil sıcacık güneşli bir kasaba,rüyalarımızdan başka bir yerde görmediğimiz. pembe yanaklı, küçük ,mutlu çocuklar oyunlar oynayacak sokaklarında.herkesin gülümseyerek uyandığı hiç şikayet etmeden ve yorulmadan çalıştıkları,hırsdan geleceği aramaktan uzak,belki de her gün kendi geleceğini yaşadıklarını bildiklerinden kurdukları düzende asla çizgileri ve sınırları zorlamayan bir kasaba.
    hikayenin asıl kahramanlarının başından leylekle karganınki gibi bir serüven geçecek,güneş batıp da gözlerini yumduklarında yaşadıkları herşeyin belki de hayatın ta kendisi olduğunu hissedecekler ve duydukları heyecan ağızlarını açık bırakacak.nefes nefese kaldıklarında derin papatya kokulu rüyalara dalacaklar.rüyalarında gülümsediklerini gören anne ve babaları alınlarına minik öpücükler kondurup üstlerini örtecek ve yarına merakla ve istekle bakabilecekler.yıldızların aydınlattığı gecelerinde çok da uzak olmayan bir derenin su sesi duyulacak tüm kasabada.hiç bir canlı bu melodiyi bozmaya cesaret edemeyecek.hiç bir ışık yıldızların parıltısına karşı koymayacak,evlerin içinde usulca dolaşan ışıklar herkesin üstündeki yorgunluğu toplayıp uzayın sonsuzluğunda kaybedecek.mutluluk toz tanecikleri gibi uçuşacak doğan güneşin ilk ışıklarında.beklenlen her sürpriz gerçekleşecek,her mucize yerli yerine oturacak.yeni gün yepyeni bir serüven getirecek,kimseyi atlamadan mutlu edecek binbir kristalle.
    işte tüm bunlar bir masal olacak...
    (quaver, 14.01.2006 17:52)
  13. sertap erener'in lal albümünden söz ve müziği sezen aksu'ya ait olan bir sarkı.

    geceye açar akşam sefaları
    ölüme benzer güne vedaları
    deli dolu bir macera bir şölen bir düğün
    kadere kısmet narin hayatları

    işığa uçar bütün pervaneler
    ateşe giderken ne sahaneler
    dönerek acıyla aşkla şu alemi
    yana yana rakseder divaneler

    bir varmış bir yokmuş dünya masalmış
    her yolcudan bu handa hoş seda kalmış
    gökten üç elma düşmüş yuvarlanmış
    herkes payına düşen elmayı almış

    sora sora az gidip uz gidip kafdağına
    gizini arar saadetin dünyalılar
    günaha yakın dururken bir yanları
    ne kadar hazin hüzünlü sevdalılar
    (dragonfly, 30.01.2006 23:17)
  14. tdk ye göre;
    genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, çoğunlukla insanların veya tanrıların başından geçen, olağan dışı olayları anlatan hikâye. öğüt verici, ahlak dersi veren alegorik eser.
    mecaz; boş ve yalan söz, değersiz, önemsiz şey.
    (trouble everyday, 30.01.2006 23:27)
  15. bütün güzel ve mutlu aşkları içine sakladığımız görünmez duvarlı hapishane.
    (kuzudis, 12.04.2006 10:15)
  16. zor olanı seviyor insan her defa
    gerçeği bende,sahtesi dilde gizli
    kalbe yenik düşen aşk kelimesinin
    üzüleni ben üzeniyse kalpte gizli

    biliyorum kolay değil
    hayat buysa gerçek nedir
    ağlamaya alıştırdın
    ölüm bize masal gelir

    çok zor bunu inan anlatamam çok zor
    gerçeğiyle yüzleşince yoksun
    aynalara baka baka
    kendini kendine şikayet ediyorsun
    delirir gibi

    biliyorum kolay değil
    hayat buysa gerçek nedir
    ağlamaya alıştırdın
    ölüm bize masal gelir

    ölüm bize masal gelir...

    şeklinde sözlere sahip olan deniz seki şarkısı.
    (skyish, 09.09.2006 17:54)
  17. ülkenin başına geçenlerden bol bol dinlediğimiz, dinlerken uyuya kaldığımız edebi tür(!). diğerlerinden farkı sonunun mutlulukla değil hüzünle bitmesi.
    (sahra, 17.09.2006 22:17)
  18. "masallar en dürüstümüzdür, en başından yalan olduklarını söylerler çünkü..'' *
    (grace, 05.12.2006 21:03 ~ 15.07.2008 01:36)
  19. en güzeli anne sesinden dinlenenidir.


    zaman olur mermer avlulara bir eylül düşer
    kızıl saçlarıyla kadın düş sürgünü
    su rengine uykunun papirüs harflerden
    yalnızlığın adına şarkılar besteler
    zaman olur ruhunda bir uzak neyzen

    sabahın acem vakti binbir masal gecelerden
    tende uykunun hala nemli kokusu
    ve davudi erkek sesi çağırır secdeye
    bir mum daha söner sisine rağmen
    zaman olur yalnızlığın özel tarihine

    ağaçlar arasında hamak iki yön bilir
    bütün rüyaların kilidi dalga sarhoşluğu
    zaman olur sonunda rayihası masalların
    anne sesinden düşlere billur serpilir
    eylül yorgunu avlulardan içime bir kadın
    (jemand, 28.02.2007 17:34)
  20. nil karaibrahimgil'in şu an ağlamama sebep olan şarkısı.
    (bkz: benden uzak dursun)
    (cam eldiven, 26.04.2007 02:29)
  21. çocuklara kaktırılan yalanların edebi haline denir. gerçeküstü ya da olması imkansız şeyleri konu edinir. hani iyi hoştur ama, hayatın gerçeği zaten yalan olması; neden bu yalanlar çocuklara önceden öğretilir ya da yalandan mutluluklar edinilir.
    (portia, 26.04.2007 18:13)
  22. cem köksal'ın siyah beyaz masallar albümünün çıkış parçası. klibi de çıktı taze:

    http://www.youtube.com/...

    sözleri:

    gözlerim dört duvar arasında
    sonsuzu arar oldu
    gerçekle düşler savaşında
    aklıma karşı durdu

    yollar ayrı ayrı
    uzaklarda bir yerlerde
    derin sularda kayboldu
    ağlarım yalanlara
    iki yüzlü tanrılara
    yalvardım durdum ama
    ne kaldı

    kurallar yalın kolay
    onlara uymaktan zor
    düşenler günü sorar
    aslında durmaktan kork

    yıllar ayrı ayrı
    uzaklarda bir yerlerde
    eşsiz bir mavi kalmadı
    ağlarım yalanlara
    iki yüzlü tanrılara
    yalvardım durdum ama
    ne kaldı
    (bloodine, 02.06.2007 21:45)
  23. ilk anlatıldığı zamanlar şimdiki kadar toz pembe olmayan, çocukları psikopatlığa sevk eden ürünler.. gerçi o zamanlar çocuklar insan yarısı olarak görülürmüş ve duyduklarının gelecek yaşantılarının tohumlarını ekeceği, o tohuma göre farklı ağaçlar yetişebileceği düşünülmezmiş. o zamanların hangileri olduğunu bilmiyorum gerçi ama;
    evvel zaman içinde
    kalbur saman içinde
    develer tellal iken
    pireler berber iken
    ben ninemin beşşiğinde
    tıngır mıngır sallanır iken;
    zamanları olabilir.
    güzel sindrella; fakir ama dünyalar güzeli genç kız... onun her zaman böyle mi olduğunu sanıyorsunuz? ama sandığınızın aksine, ilk sindrella bir çinliymiş. hem de gittiği yer şatodaki bir balo değil festivalmiş. külkedisinin o benzersiz ayaklarındaki ayakkabılar da kahramanımızın mutlu olmasını sağlamıyor ilk versiyonlarda. sindrellaya rastlamayan prens hep başka kızların ayağına uyduruyor o ayakkabıları ve başkalarıyla evleniyor. bazen de sindrellanın acımasız kardeşlerinin ayağına uyuyor o ayakkabılar. nefret ettiğimiz üvey anne bazı versiyonlarda kızlarından birinin ayak parmaklarını kesiyor ve prensi kızıyla evlendiriyor. ama sonra bir yazar çıkıyor ortaya ve hiç kimsenin daha önce aklına gelmeyen bir şeyi yapıyor: saydam cam pabuçlar. bu pabuçlar sayesinde prens, ayakkabının içini görebiliyor ve ayakkabı esneyemediği için de sindrellanın ayağına uyuyor. ve sonunda gökten üç elma düşebiliyor.
    yatağında mışıl mışıl uyuyan ve hiçbir şeyden haberdar olmayan prensesimiz; uyuyan güzel... onun hikayesinde ise cadı eline iğneyi batırdıktan sonra ölüyor o genç kız. daha sonra birilerinin aklına sonsuz uyku geliyor. elbette bu uykunun da bir sonu olması lazım. bunun da beyaz atlı yakışıklı bir prensle elde edilmesi umuluyor. bir öpücükle değil elbette.. bu masalın ilk versiyonlarında ise prens uyuyan güzele öpücükten fazlasını veriyor. ancak genç kız yine uyanmıyor. ve prens ülkesindeki karısının yanına dönüyor. hamile kalan prenses bir kız bir erkek çocuk doğuruyor. o çocukları ise periler büyütüyor. bir gün bebek annesinin parmağını emerken eline batan iğne bir şekilde çıkıyor ve anne uyanıyor. prensin ülkesinde karısıyla rahat yaşamasına izin vermiyor elbette. sonraları ise masalda uyuyan prensese hem yakışıklı hem bekar bir prens bahşediliyor ve masum bir öpücükle sonsuz mutluluğu yaşamaya gidiyorlar saraylarında.
    gerçi hala içinde acımasızlık taşıyan, bir çocuğa anlatılmaması gereken masallar mevcut. kırmızı başlıklı kızda nine kurtun midesine iner, kırmızılı da öyle. bir avcı gelir; kurtun midesini deler ve onları kurtarır. kırmızı başlıklının ve ninesinin mideye inmesinin korkunçluğuna rağmen onları ordan kurtaracak bir avcı bulunur ancak kurtun sonu yine de hazindir. tıpkı hansel ve gratelde cadının ocakta yanması gibi.
    (bkz: masallar hiçbir zaman masum değildir)
    (sphinks, 16.06.2007 15:17)
  24. ''bana küçükken anlatılanlardan farklısın benim masalımda prensle prenses kavuşamıyor iki tarafta acı çekip yaralarını başkalarıyla iyileştirmeye çalışıyorlar daha çok yara alarak daha çok kırarak daha çok acı çekerek..benim masılamda prensin uykusundan öperek uyandırdığı yarasına kabuk olarak sectiği, prensesim dediği degil..benim masalımda 40 gün 40 gece süren düğünler yok onun yerine 40 yıl sürecek bir hüzün ve acı var..ve benim masalımda prens bir ayakkabının sahibini tüm ülkede aramıyor çünkü prensin elindeki ayakkabı prensese uymuyor zaten prenste ayakkabıya uygun prensesi buluyor..benim masalım hüzün taşıyor''
    (sorunsal, 16.06.2007 23:42)
  25. beni, "bu parçadaki solosuyla, acaba cem köksal, kendisini önceden eleştirenlere ayar mı veriyor" diye düşündürten, hoş parça. duygusal evet.
    (siyah, 21.06.2007 13:44)
 sayfa  / 3