martin lopez'den sonra ön yargılı yaklaştığımız martindir kendisi. fakat
watershed'in yapım aşaması incelendiğinde, grup elemanlarının yorumları dinlendiğinde yeni albümdeki en büyük değişikliğin martin axenrot olarak gösterilmesi ufak çaplı şaşkınlığa sebep olabilir. kendisi grubun en komik adamıymış, şahsen ben de 3-4 röportajını izledim ve çok pis yarıyor kendisi. hafiften kekeme olması bir yana sürekli gülen ve bütün soruları kendi komik hikayelerine çeken bir yanı var. öyle ki kendisine yeni gitarist sorulduğunda "telefonumu kaybettim o yüzden kız arkadaşımın pembe telefonunu kullanıyorum"a kadar getirebiliyor muhabbeti.
ayrıca akerfeldt "o bu dünyadan değil" demiştir, akerfeldt gibi bir adamı böylesine şaşırtacak kadar yetenekli olması watershed'de kabak gibi ortadadır zaten. kendisine deliverance çalabilir misin diye sorulduğunda ilk notayı vurup son notaya kadar kafasını kaldırmaması sayesinde gruba bir hışımla katılmıştır ve akerfeldt'e göre uzun yıllar devam edecekmiş. ben de pek sevdim kendisini. onu bir gün martin lopez'la kıyaslayacağım diye korkuyorum, sürekli daha erken deyip politik cevaplarla kendimi savuşturmaktan sıkıldım.