görseller
marquis de sademarquis de sade
  
belki ilginizi çeker
  1. · yatak odasında felsefe
  2. · sodom un 120 günü
  3. · justine
  4. · simone de beauvoir
  5. · sperm tabancası
  6. · porno film senaryoları
  7. · yeraltı edebiyatı
  8. · sade
  9. · yelda caner
  10. · yaran msn iletileri
gündem
  1. · günün tek şarkılık özeti
  2. · google wave
  3. · ezel
  4. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  5. · beşiktaş
  6. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  7. · apertura 2009
  8. · yaran msn iletileri
  9. · hiçbir şeyden zevk almama hali

marquis de sade  

 sayfa  / 2
  1. soyadından da belli olduğu üzere sadizmin babası, filozof. (1740-1814)
    (wolfshade, 02.03.2004 12:24 ~ 08.05.2005 14:30)
  2. (bkz. quills)
    (athelas, 14.03.2004 18:22)
  3. sadizm kavramının soyadından türetildiği, hayat hikayesiyle ilgili düşlerin efendisi adlı muhteşem bir film çevrilmiş olan ve filmde geoffrey rush tarafından canlandırılmış olan filozof.
    (starkreality, 20.03.2004 18:18)
  4. topluma zarar vereceği düşünülerek hapse atılmış, hapisteyken de gerçekleştiremediği bütün fantazilerini kitap haline getirerek kendisini hapse atmış olanların büyük olasılıkla pişman olmasına sebep olan insan .
    (hattori, 29.03.2004 23:20)
  5. sadizme adını vermiş fransız yazar-düşünür. kenisi oldukça zengin ve soylu aileden gelen bir şahıstır. genelde lüks ve şatafatlı bir hayat yaşamış ama yazdığı şeylerden, yaşama tarzından ve politik bazı olaylardan dolayı birkaç kez hapse girmiş soylu bir aileden geldiği için ölüm cezasına çarptırılamamış ve en ünlü eserlerini de hapiste yazmıştır. başyapıtı sodom un 120 günü olarak kabul edilir. justine ise ölümünden yıllar sonra parçalar halinde bulunan sodom un 120 günü ortaya çıkana kadar en önemli eseri sayılmıştır.
    bu iki romanda da genel olarak iki temel yapı göze çarpar. birincisi insanı dehşete düşüren ve kitapların uzunca bölümünü kapsayan sadist mazoşist olaylar zinciri diğeri ise bunlarla bağlantılı olarak gelişen kötülük felsefesinin açıkça insanın yüzüne vurulan irdelemeleri. işte esas okunması gereken ve marquise de sadeı kendi çağının çok ötesine taşıyan şey bunlardır. tanrı, erdem, tabular, iyilik, kötülük gibi kavramları yeniden düşünmenizi sağlayan, ufuk genişleten önemli eserlerdir. ancak özellikle sodom un 120 günü mide rahatsızlıklarına sebep olabilir okurken dikkat etmek gerekir.

    "imperious, choleric, irascible, extreme in everything, with a dissolute imagination the like of which has never been seen, atheistic to the point of fanaticism, there you have me in a nutshell, and kill me again or take me as i am, for i shall not change. never!"
    (sizzle, 19.06.2004 03:54 ~ 16:21)
  6. sadizmin yaratıcısı olan adam. eserleri nedeniyle akli dengesinin bozuk olduğuna karar verilip tımarhaneye kapatılınca, kenarını duvara sürterek keskinleştirdiği kaşıklarla kollarını kesmek vasıtasıyla akıttığı kanları çarşaflara sürerek eserlerini yazmaya devam etmiştir.

    (bkz: i said oha)
    (neverland, 08.04.2005 03:43)
  7. en önemli romanı olan erdemle kırbaçlanan kadını 27 günde yazmıştır,nietzsche nin sevdiği yazarlardandır kendisi.nietzschede "kadınlaramı gidiyorsun kamçını almayı unutma" demesiyle sade ye selam çakar hafiften.
    (lapsus, 08.04.2005 03:48)
  8. (kırbaç süleyman paşa, 06.05.2006 19:17)
  9. hayatının son dönemini defalarca yattığı akıl hastanesinde geçiren sade, son olarak hastahane müdürünün 13 yaşındaki kızıyla beraber oldu.
    (muse, 08.08.2006 12:30)
  10. küçükken evde justine isimli kitabını bulup saf ve temiz duygularla okuduğum sonra da baş kahraman justine için günlerce ağladığım; kitaplarında sadizm ve mazoşizm öğelerini kullanan fransız yazar. sade'ın markisidir.adı donatien alphonse françois'dır.
    (dinazor kafa, 10.08.2006 22:35)
  11. "bütün insanlar deli ve görmemek için hiçbirini / kapanmak gerek içeri, aynayı da kırıp odadaki..." demiş olan muhterem zat.
    (lazarushadow, 05.11.2006 20:31)
  12. 74 yıllık hayatının 28 yılını ve 3 aynı hapiste geçirmiştir.
    (the girl with red hair, 03.04.2007 22:36)
  13. yaşadığı dönemde nefret edilen, sevilmeyen, akıl hastanelerine yatırılan, yazılarıyla sizi garip bir şekilde etkileyen inanılmaz yazar.
    (the girl with red hair, 30.06.2007 15:28)
  14. bir öykü kitabının sonunda şöyle yazar:

    "ey okur, bizim iyi yürekli atalarımız bir öyküyü bitirdikten sonra mutluluk, esenlik ve sağlık dilerlerdi. onların inceliğini ve içtenliğini taklit etmekten niye çekinelim? ben de onlar gibi şöyle diyeceğim: ey okur, esenlik, zenginlik ve haz; eğer gevezeliklerim bunları vermişse sana, beni odanın en güzel köşesine yerleştir.
    eğer canını sıktıysam, özürlerimi kabul et ve ateşe at beni."
    (carpe noctem, 30.06.2007 15:37)
  15. “biliyor musun sevgili sensible, elinde bir kalem varsa olağanüstü şeyler yaşayabiliyorsun.”
    hiçbir zaman bilemeyeceğiz. marquis de sade bir sapkın mıydı? yoksa, aslında sadece “yasaklamanın yasaklanmasını” dileyen ve bütün yazdıklarını yukarıdaki cümlesiyle açıklayan basit, insan yönü skandalsız, yalın bir yazar mı?
    (artlens, 28.08.2007 01:34)
  16. bir picpus ziyareti sırasında yatakta oynaşırlarken, sensible'in "sen bir canavar m ısın?" sorusuna şöyle cevap veriyor marquis: "benim bebekleri parçaladığım ve onların kanlarıyla gençleştiğim, la coste şatomun hendeklerinin ağzına kadar cesetlerle dolu olduğu söylendi... beni böyle dedikodular yüzünden bastille'e kapattılar." sensible üsteler: "soruma cevap vermedin." sade, daha fazla oyalamaz akıllı metresini ve "canavarlıklar, diyorsun. belki... nasıl bilinebilir?" der. "bir bakıma buna benzer canavarlıklar yaptım, evet; bunları dünyadaki herkesten daha fazla tasarladım ve onları silinmez olmasını umduğum bir mürekkeple yazdım... biliyor musun sevgili sensible, elinde bir kalem varsa olağanüstü şeyler yaşayabiliyorsun."
    (abstract, 23.09.2007 21:59)
  17. kronolojisi

    1740 2 haziran: donatien-alphonse-françoise de sade paris’te doğdu. ondan dört yaş büyük olan prince de condé ile birlikte büyüdü.
    1746: saumane, provence’daki amcası abbé de sade ile birlikte yaşamaya gönderildi.
    1750: paris’teki louis-le-grand cizvit okulu’na girdi.
    1755: piyade bölüğünde teğmen oldu. yedi yıl savaşları’nda aktif görev alarak, yüzbaşılığa yükseldi.
    1763 17 mayıs: renée-pélagie de montreuil ile evlendi. /28 ekim: jeane testard’ı dövdüğü için kısa bir süre vincennes’de hapsedildi.
    1764: babasının unvanını aldı. aktris mademoiselle colet’le ilişki yaşadı.
    1765: aktris mademoiselle de beauvoisin ve diğerleri ile ilişki yaşadı.
    1767: sade’ın babası onu borç içinde bırakarak öldü. /27 ağustos: oğlu louis-marie doğumu.
    1768 3 nisan: rose keller olayı büyük sansasyon yarattı. /mayıs-16 kasım arasında lyon takınlarındaki pierre-encise hapishanesinde yattı.
    1769 27 haziran: ikinci oğlu donatien-claude-armand doğdu. /eylül-kasım arası: güney ülkelerinde seyahatler.
    1770: askeri kariyerine geri dönme girişimleri kötü ünü yüzünden tehlikeye girdi.
    1771 17 haziran: kızı madeleine-laure doğdu. borç yüzünden kısa bir süre hapse girdi.
    1772: baldızı anne prospère de launay’la ilişki yaşadı. /17 haziran: marsilya olayı. sade italya’ya kaçtı. /3 eylül: sade ve yardımcısı aix’de gıyabında ölüme mahkûm edildi ve kuklaları yakıldı. /8 aralık: piedmont’taki miolans’a hapsedildi.
    1773 30 nisan: kaçtı ve sonunda la coste’a geri döndü.
    1774: la coste’ta polis sorgusundan kaçtı.
    1774: la coste’taki hizmetçiler olayı. sade yeniden italya’ya kaçtıbe "italya’da seyahatler" için materyal topladı.
    1777: la coste’taki bir dizi çılgın partiden sonra, öfkeli bir baba elinde tüfekle sade’ın peşine düştü. /13 şubat: ölmeden önce annesini görmek için paris’e zamanında varamayan sade, yakalanıp vincennes’e hapsedildi.
    1778: ölüm cezasının kaldırılmasına rağmen, sade kralın lettre de cachet’si yüzünden tutuklandı. kaçtı, fakat sonunda yakalanıp vincennes’e geri gönderildi.
    1781: birkaçı günümüze ulaşan oyunlarından ilki, "the inconstant"ı yazdı.
    1782: "dialogues entre un prêtre et un moribond"u (bir papaz ile ölmek üzere olan bir adam arasında konuşma) yazdı. "les cent vingt journées de sodome"u (sodom’un 120 günü) yazmaya başladı.
    1784 29 şubat: vincennes’den bastille’e transfer edildi.
    1786: felsefi romanı "aline ve valcour"un büyük kısmını yazdı.
    1787 haziran sonu-temmuz başı: "les malheurs de la vertu"yu (aşkın mutsuzlukları) yazdı. "tales and fabliaux of eighteen century, by a provençal troubadour" üzerinde çalışmaya başladı.
    1788: ilişkilerinin kontrolünü elinde bulundurma mücadelesini kaybetti.
    1789 2 temmuz: bastille’deki hücresinin penceresinden, eline geçirdiği megafona benzer bir şeyle, mahkûmların öldürüldüğünü söyleyerek, yardım istedi. /4 temmuz: eşyalarını ve yazılarını geride bırakarak, charenton’daki tımarhaneye transfer edildi. /14 haziran: ihtilâlin sinyallerini veren bastille’in düşüşü.
    1790 2 nisan: lettre de cachet’nin kaldırılmasıyla sade serbest kaldı. /9 haziran: madane de sade’ın ayrılık talebi - boşanmanın ön aşaması - kabul edildi. /yaz: oyunlarının sahnelenmesini sağlamak için çaba göstermeye devam etti ve anayasal monarşi prensibine uygun çevrelerle daha sık görüşmeye başladı. marie-constance quesnet ile ölünceye kadar sürecek olan ilişkisine başladı.
    1791 haziran: "justine, ou les malheurs de la vertu"nun (justine veya erdemin felaketleri) yazarı açıklanmaksızın basılması. /22 ekim: "oxtiern ou les malheurs du libertinage"ın (oxtiern veya çapkınlığın mutsuzlukları) sahnelenmesi. yeni yönetime ölçülü bir sempati duyar. avukatına şöyle yazdı: "ben neyim? aristokrat mı, demokrat mı? iyisi mi siz söyleyin bana, çünkü benim hiçbir fikrim yok."
    1792: para sıkıntısı arttı, kendi bölgesi section des piques’nin sekreteri olarak ihtilâle hizmet etti. /17-21 eylül: la coste şatosu, sade’ın ’çapulcular’ ve ’hırsızlar’ diye hitap ettiği kimselerce yağmalandı.
    1793: sahtekârlıkları araştıran bir komitenin üyelerinden biriyle randevulaştı ve marat’nın öldürülmesi üzerine, onun onuruna bir tanıtım yazısı yazdı. /ağustos: montreuils ailesinin göç edeceğinden şüphelenildi; o zamanlar bu önemli bir suç sayılıyordu. sade, onların isimlerinin şüpheliler listesinde yer almasını önledi. /aralık: "aline ve valcour"u basan kişi tutuklandı ve yarısı basılan kağıtlara el koyuldu. /1 aralık: ’cumhuriyet karşıtlarıyla işbirliği yapıp mektuplaşma’yla suçlanarak hapsedildi.
    1794 26 temmuz: sade ve 27 kişi ölüm cezasına çarptırıldılar. /28 temmuz: robespierre’in ölümü ve terörün sona erişi. /15 ekim: sade salıverildi.
    1795: parasız kaldığı için daha çok oyun yazmayı denedi. "vatandaş s...’a atfedilen aline ve valcour"un basılması. "la philosophie dans le boudoir"ın (yatak odasında felsefe) yazarı belirtilmeden basılması.
    1796 13 ekim: la coste’u sattı.
    1797: kendi vilayetinde yayımlanan "émigré" listesinden ismini silmek için uğraşmaya devam etti. ismi silinene kadar özel mülklerine hiçbir yasal ulaşım olanağı olmadı. sade’ın ismi kayıtlardan asla silinmedi. "nouvelle justine suivi de l’histoire de juliette sa soeur" (yeni justine, ayrıca kızkardeşi kuliette’in hikâyesi) yayınlandı.
    1799 13 şubat: aç kalmamak için, versailles’da günlüğü 2 fransız lirasına çalıştı. /29 ağustos: bir gazete sade’ın ölümünü ilan etti. /13 aralık: "oxitern"in sade’ın fabrice rolünde göründüğü yeniden sahnelenişi.
    1800 18 ağustos: yeni ahlaki havanın etkisiyle, polis "justine"in yeni baskısını durdurdu. /22 ekim: yeni basılan "les crimes de l’amour"u (aşkın suçları) okuyan villeterque, sade’ı toplumsal ahlak için bir tehdit olarak niteledi. sade da bir cevap yayımladı.
    1801 mart: sade’ın müstehcen yazılarına daha fazla engel. /3 nisan: sainte pélagie’de hapsedildi.
    1803 14 mart: diğer mahkûmlara yardım ettiği için bicêtre hapishanesine, oradan da, 27 nisan’da charenton’a transfer edildi.
    1804 8 eylül: resmi bir araştırma sade’ın ’ıslah edilemez’ olduğu sonucuna vardı ve akli durumunu da ’sürekli sefihlik hali’ olarak tanımladı.
    1807 5 haziran: yetkililer "the days florbelle, or natue unveiled"e (florbelle günleri veya peçesi açılan doğa) el koydular. ölümünden sonra, elyazması oğlu tarafından yok edildi.
    1808: charenton’daki hastalar için tiyatro temsilleri düzenledi. /2 ağustos: yeni hükümet sade’ın deli olmadığını ve akıl hastanesinden daha sıkı korunan bir yerde tutulması gerektiğini onayladı.
    1810 7 temmuz: madame de sade öldü.
    1812 eylül-ekim: "adelaide of brunswick, princess of saxony"yi yazdı. /6 haziran: napolyon, sade’ın salıverilme talebini bir kez daha geri çevirdi.
    1813: 16 yaşındaki madeleine leclerc’le ilişki. "historie secréte d’isabelle de baviére" (bavyera kraliçesi isabel’in gizli hayatı) ve "marquise de gange"ın hazırlanması.
    1814 2 aralık: sade’ın ölümü. dinsel bir tören yapıldı, ama mezar yeri belirtilmedi.

    ölümünden sonra:
    1815: "justine" ve diğer çalışmaları yasaklandı.
    1834: ’sadisme’ (sadizm) sözcüğü boiste’in "dictionnaire universal"ine girdi.
    1876: ’sadizm’ sözcüğünün ’mazoşizm’ sözcüğüyle birlikte geçtiği krafft-ebing’in "psychopathia sexualis"i yayımlandı. yeni keşfedilen "les cent vingt journées de sodome"un eugene dühren (iwan bloch) tarafından yayınlanması.
    1909: apollinaire, sade’ın çalışmalarından bir seçki yayınladı ve onun xx. yy’ı yönlendireceği tahmininde bulundu.


    -ve söz bende.

    marquis de sade.. okudum okudum ve onun için söylenebilecek en yakışır sıfatı buldum: öcü.
    marquis de sade, her zaman, kapının ardındaki öcü olarak kalacaktır. orada, yalnızca varlığı ile huzursuz edecektir bizi. onu hiçbir yeni-toplum-düzeni öldüremez. sade, en ölümsüz ve en öcüdür.
    öcüyle karşılaşan kişi korkar ve üzerindeki yorganı burnuna kadar çeker. veya.. öcüyü kendi korkunç kıyma makinesine koyar. dilim dilim kıyar onu. kullanır cevherini.
    ey sinsi oportünist zihniyet! korkudan kendinden geçen bedeninin terinden bile bir fayda sağlar -yazarlar ve kaçıklar.

    ve işte aşkın suçları'nda ek halinde yayımlanmış kapsamlı david coward yazısından bir parça. bir nevi araştırma yazısı olan bu ekin tamamında, söylenecek her şey söylenmiş neredeyse:

    sade: bir vaka

    kimdir veya nedir sade? bir insan değil, çünkü biyograflar onu her zaman ele alınması güç bir konu olarak görmüşler. bir filozof da değildir: düşünceleri, en eski konularla ilgisi olsada, uzun zamandır geçerliliklerini yitirdiler ve artık üzerlerine kurduğu yapıların ağırlığını taşımaz haldeler. sade, edebiyatın bir parçası mıdır, yoksa bilime sosyal psikolojiye ve psikanalize mi aittir? kendisi, pek tatmin edici bir vaka çalışması değildir (ölülere psikanaliz uygulamak her zaman belli bazı güçlükler taşır), yine de psikopatolojik itki kataloğu benzersizdir. sade bir eser denizi de değildir, çünkü, freud ve marx gibi, büyük okunamaz, aynı zamanda büyük okunmamış’tır da. sade bir mit, ifratçıların (ekstrimistler) daima içtikleri "geleneksel bir kadehir". anti-konformistler, içgüdüsel olarak, onu eski bir halk kahramanı, bütün toplumların temelini oluşturan ikiyüzlülüğü inceleyen son özgürlük havarisi olarak bellenmişlerdir: çünkü o, düşünülemezi düşünmeye, hayal edilemezi hayal etmeye, yazılmaması gerekeni yazmaya cüret etmeştir. mevcut değerlerin ve sosyal yapının savunucuları için o bir umacı, zalimlikten şeytanca zevk almanın ta kendisi, en aşağılık müstehcenlik ve bir anarşi tehdididir. insanın içindeki hayvanı ortaya çıkarmaya çalışan sade, bireylerin haklarını dengelemeye çalışan toplumların hepsinin karşılaştığı uç formda sorular sorar. kimilerince saygı gören, çoğunluğun ise yerdiği sade, bireylerin, vatandaşları birbirine ve devlete bağlayan iplerden kurtarılması için korkunç bir manzara yaratır. para için iç gıcıklayan birçok pornograficinin aksine, uzlaşmaz anarşik özgürlüğünün temellerini felsefi prensiplere dayandırır ve hiçbir olgun toplumun görmezden gelemeye gücünün yetmeyeceği tutarlı bir meydan okuma ortaya koyar. hâlâ bu meydan okumaya cevap vermek zorundayız.
    (comtesse de lautreamont, 27.09.2007 17:50)
  18. bastille cezaevinde kaldığı yıllarda yazdığı justine'i bir şişede saklayan ve bu şişeyi kıçına sokarak zevke varan yazardır.
    (zaht, 21.05.2008 22:46 ~ 22:47)
  19. yoksa ben sapıkmıyım sorusunu akla getiren eserleri vardır
    (bkz: yatak odasında felsefe)
    (burasi neresi, 06.07.2008 19:37)
  20. ''elinde bir kalem varsa olağanüstü şeyler yaşayabiliyorsun.'' demiş üstad.

    metresi sensible ile yatakta oynaşırlarken ''sen bir canavar mısın'' sorusu sade'nin kulaklaklarında patlar. sade, bu soruya karşılık ise şöyle bir devap verir:''benim bebekleri parçaladığım, ve onların kanlarıyla gençleştiğim, şatomda hendeklerin ağzına kadar cesetlerle dolu olduğu söylendi. beni böyle dedikodular yüzünden bastille akıl hastanesi'ne kapattılar.'' sensible ise cevaptan memnun kalmaz ve üsteler: ''soruma cevap vermedin.'' sade, buna karşılık akıllı metresini daha fazla oyalamaz ve şöyle der:''bir bakıma buna benzer canavarlıklar yaptım, evet; bunları dünyadaki herkesten daha fazla tasarladım ve onları silinmez olmasını umduğum bir mürekkeple yazdım. biliyor musun sevgili sensible, elinde bir kalem varsa harika şeyler yaşayabiliyorsun.''
    (sadomasochistic, 03.09.2008 15:20 ~ 15:21)
  21. justine kitabı ile övgüyü hakediyor bu adam. sadizmi terminolojide aramayın, alın okuyun. hem sürükleyici ve de anca bu denli sadistçe duygularla yazılabilirdi bir kitap. helal abime.
    (sadomasochistic, 14.10.2008 01:34 ~ 01:34)
  22. sade bir ateistti. bu da bence başını derde sokmak için yeterli bir nedendi 1740'da doğduğunu düşünürsek. üstüne birde seks konusundaki fantezileri, açık saçık ve tüm çıplaklığı ile yazdığı, sadizmin doruklarındaki eserleri ile o zamanlarda "şeytan" ilan edilmesine şaşmamak gerek.

    adamın hayatı bence zengin, soylu ve yönetimde söz hakkı olan ailelerden birinin kızı renée pélagie de montreuil ile "zorla" evlendirilmesi sonucu değişti. bana göre bu tarz hayat sade'ye göre değildi. zamanında orduda askerlik yapmış fakat kendi isteği ile ayrılmıştı. bu da özgür ve biraz deli ruhlu sade'nin kapana sıkıştırılmaması gerektiğinin bir kanıtıydı.

    nitekim bir süre sonra arıza çıkartmaya başladı. karısının kardeşi de dahil olmak üzere kadınları taciz etti ve karısı tarafınca hapse attırıldı.

    yukarıda belirttiğim gibi bence özgür olması gereken sade, hapis hayatı ile birlikte iyice sıyırdı. bunu anlamak için 1785'te yazdığı "the 120 days of sodom" u okumak yeterli.

    adamın cinsel dürtüleri o döneme göre fazla açık, uç noktalarda ve en önemlisi ulu ortaydı. tabi ne yapsın o zamanlarda paris'in ünlü ara sokaklarındaki şifreli parti klüpleri, köpük banyolu çıplak gezilen barlar yoktu. amsterdam'da porno tiyatrosu açılmamıştı henüz! şimdi yaşasa belki sadece sado mazo zevkleri olan biri olarak yaşar giderdi ve internette blog açar, fantezilerini yazar, millette bayıla bayıla okurdu.

    ama 1780'lerde hem ateist, hem de cinselliğin doruklarında gezmek, sadist fanteziler sahibi olmak, asmadıklarına sevinmek lazım.
    (life for rent, 14.10.2008 11:35 ~ 11:37)
  23. türkçe'de ilk kitabı 1974 yılının eylül ayında bilgi yayınevinden çıkan yazar. erdemle kırbaçlanan kadın adlı bu kitabı yaşar ilksavaş çevirmişti.
    (la vie en rose, 14.10.2008 21:18)
  24. "ya beni öldürün ya da böyle kabul edin; çünkü ben buyum" diye haykırarak cürmün efendisi haline gelmiş olan marquis de sade, kendi isteğinin aksine bugün hala hatırlanmaktadir.
    (pancho villa, 12.01.2009 00:46)
  25. rezil etti beni pezevenk.

    hikayemi anlatmadan önce, küçük bir açıklama geçeyim. fakültemde, yurtdışından bir aylık exchange programlarıyla öğrenci değiştiren bir öğrenci kulübünün exchange kısmının başkanıyım. yaz aylarında 30 kadar öğrenci gelir, onları gezdiririm. ama 30 kişi olduklarından, bir kaç gün sonra artık kendi kendilerine takılmaya başlarlar. ancak, eylül ayı öyle değildir. toplam 5 kişi gelir, onlar da ayrı ayrı gelir. gariplerimin canları sıkılmasın diye sürekli ben çıkar gezerim bunlarla.

    daniela sıkılmasın diye, o gün iftara kocatepe camii'nin alt tarafında bahçeli mahçeli hoş bir yere götürdüm. şark köşesine oturttum. o soruyor, ben yanıtlıyorum. ottomandan girdik, turkishden çıktık. klasik müzik seviyormuş -ben sevmediğim halde- aa çok güzel piyano, çello ne güzel ayol filan dedim. sonra telefondan bi mehter marşı açtım ruh hastası gibi. böyle böyle, entellektüel alemlere daldık. ben de kızın bilgisi altında ezilmemek adına, ben de edebiyatı çok severim çok ilgilenirim dedim. ama yaptığım hata, alt seviye olarak okuduğum dandirik polisiye romanlarını değil, rus edebiyatını gösteriyor olmamdı. sohbet ilerledikçe ilerliyor, albert camus ile ilgili recai pengül, ali kamber ve ahmak ı hayal okuyarak, tamamen arak düşüncelerimi danielanın gözleri önüne seriyor, prim topluyordum.

    işte olay burada koptu. saat 10 gibi mekandan çıkıp, kendisini kaldığı yurda götürüyordum. yolda, entellektüel tartışmamıza devam ediyorduk ki -ki bu sohbetimiz sırasında kendisinin bana bir kaç defa iş attığına yemin edebilirim- bir yerde konu bitti. o cehennemi sessizliği eminim ki hepiniz biliyorsunuzdur. ben, soracak konu arıyordum ki lafa o girdi "marquis de sade hakkında ne düşünüyorsun". ulan ben, yalandan entellektüel bir insanım. marquis de sade dedin mi aklıma direkman sikiş gelir. kendisinin herhangi bir kitabı olduğunu da bilmiyordum. ve bunu, danielanın bana iş attığının vesikası olarak yorumladım, sevişme konusundaki tecrübesizliğim belli olmasın diye de "ya şimdi hani sevişirken bi saç çekmek olsun, bi şaklatmak olsun bunlar hoş şeyler, ama kırbaç, ip bunlar da çok abartı" kabilinden bir yanıt verdim. işte o an, beni yıkan, açıkça bana "du yu seks" dediğine inandığım melek yüzlü danielanın aslında dandirik entellektüel sohbetimizi devam ettirmeye niyetli olduğunu anladım. "hayır, hayır, onu demiyorum. kitapları hakkında ne düşünüyorsun".

    sonrasında durumu kurtarmaya çalıştım tabi, böyle sadist bi adam heralde kadın düşmanıdır diye düşünerek, yolun son kısmını ataerkil toplum, kadını ezmeye çalışan schopenauer, nietszche ve sade benzerliği üzerine konuşarak geçirdim. ama başta bi sıçmıştım tabii.

    ama, yine de canım sağolsun daniela olmadı. elizabeth olur. o da yabancı, o da yabancı.
    (mihman, 05.09.2009 01:32)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil