beni daha çocuk yaşımda gerçek müzikle tanıştırıp kıraç'tan, haluk levent'ten kurtaran; çocukken herkesin bir tane edindiği "her şeyi yapabilen, imrenilen abi" figürüm.
arı değil bambuldur.beyşehir toprak ağasıdır,taşıma ruhsatlı 9 mm sig sauer sahibidir ki taşımaz bile.112 tane yakın akrabası,27 kuzeni,1 aslan gibi kardeşi,dunyanın ve türkiye'nin dört bir yanında can dostları vardır.
yalnızlığı sever,duygusaldır,çabuk güven kazanır,kolay sever,kolay siler;delidir.büyük ailevi servetiyle değil kişisel servetiyle ayakta kalmak,sıradan bir vatandaş olmak ve onların içinde kaybolmak için çırpınır.olamaz ama.istanbulda dış ticaret işiyle uğraşır. tenis şampiyonudur.avrupayı iyi bilir.
mutevazidir,gucunu gostermez.hem sakindir hem fevridir.iyi bir dost,sevgili ama kötü bir düşmandır.26 senede ;13 gönül ilişkinin baş rol oyuncusudur..6 narin kız kalbinin faili belli canisidir.2 tane kızın aşk okunu kalbinde madalya gibi taşımaktadır.matematiği iyidir,edebiyatı mükemmele yakındır.tanpınar hastasıdır.genelde sakindir,kızdığında kırmızı bakar..bazen dayanamaz ukaladır.kendi hakkında ilk ve son kez yazardır.
kendisi benim için çok özel diyebilirim ama ben bu özel cümleyi kimseye kelimelerimle anlatamam ki. onu bir tek sen anlayabilirsin bir tanem. je t'aime
roger waters sonrası pink floyd eserlerinin en bi etkililerinden, afedersiniz adamın .mına koyan şarkılardan. söz kullanmadan çok şey anlatmak, hissettirmek bu olsa gerek...
yeri geldiğinde ağlamaktan yerlerde süründürebilecek ama genel olarak "hayal kırıklıklarını, pişmanlıkları, elden bir şeyin gelmediği durumları film şeridi gibi gözlerin önünden geçirme" tesirine sahip pink floyd parçalayıcısı.
her dinleyişimde bana richard wright ve syd barrett'ı düşündüren, "ulan ne yapıyorlardır şimdi öte tarafta" dedirten muhteşem pink floyd parçası. ayrıca bu sesler çok eskiden yunanistan taraflarında da çalınmıştır. evet.