|
|
- kampüsü acıbadem' dedir diyeceğim ama kampüs denen kavramdan uzaktır. liseden biraz daha büyükçe bir binası vardır.
öğretim görevlileriyle öğrencileri arasında iletişim kopukluğu yoktur, ayaküstü konuşmalarda bile bir şeyler vermeye çalışırlar.
sinema ve televizyon, iç mimarlık, endüstri ürünleri tasarımı, seramik cam , tekstil ve hazır giyim, resim, grafik, heykel, geleneksel türk el sanatları bölümlerini bünyesinde barındırır.
öğrencilerine gelince; aslında pek çoğu, birçok kişiyi hayrete düşürecek şekilde kültür, sanat birikiminden uzakta olmasıyla oradaki varlıklarıyla şaşırtmaktadır.
her bölümde oraya gerçekten alınmış birkaç kişi mevcuttur elbette.
pek bir aktivite hareketliliği yoktur ama küçük olması itibariyle dedikodu trafiği bayağı yoğun işlemektedir.
öğrenci alımlarında öss puanı belirlemez nedense bu okul. sanırım sonradan puanlar yüksek olursa ona göre düzenleyebilmek için.
aynı gün içinde görsel ve yarı görsel olarak iki sınava alırlar. bu sınavlardan geçenler mülakata alınırlar. mülakattan da geçenler kayıt yaptırırlar. ardından yedek listesi açıklanır ve ona göre yedekte olanlardan isteyenler de kayıtlarını yaptırır.
görsel sınavda size 35-50 ebatlarında bir kağıt verip, önünüze onlarca alakasız obje koyarlar. bunları çizersiniz. ara verilir on dakika kadar, ardından yarı görsel sınava girersiniz.
yarı görsel sınavda da size bir obje gösterirler ve sizden bunu bir kompozisyon dahilinde kullanmanızı isterler. bu sınavda figür çizmenin önemli olduğu bilinmektedir ama figürüne güvenmeyenler güçlü bir kompozisyon ve biraz da kurnazlıkla işi kotarabilirler. (bkz: kotarmak)
mülakatta ise o zamana kadar yaptığınız çalışmaları gösterirsiniz, size bölümle ilgili ya da genel kültür içerikli sorular sorarlar. sorulan soruların zorluğu dayınızın kim olduğuyla doğru orantılı olabilir-olmayabilir de.
doğru orantılı olmasının dışında aslında siz kapıdan girdiğiniz an hareketlerinizden, bakışınızdan karar vermiş de olabilirler ...
- pictionary oynanmaması gereken insanları barındıran fakülte. yoksa san'at insanıyım, hepsini severim. ancak ellerine bir kalem veya kullanabilecekleri bir obje alınca bambaşka oluyorlar. macgyver gibi insanlar.
- yetenek sınavıyla öğrenci kabul eder. 1. aşama iki bölümlü çizim sınavı, 2. aşama mülakattır. çizim sınavı ne kadar saçma bir şekilde değerlendiriliyorsa da, mülakatta jüriler (her bölümün jürisi ayrıdır) haksızlığa uğrar, zira çoğunlukla düzgün bir eleme yaparlar.
mülakatta dikkat edilen şey, öğrencinin sanat bilgisi değil, algılarının ne kadar açık olduğu, kaba tabirle kafasının çalışıp çalışmadığı, potansiyelinin ne aşamada olduğudur. bunun için bilgi değil genelde yorum sorulur, hatta havadan sudan, sinemadan, kitaplardan konuşulur. şahsi kanaatimce torpilin pek dönmediği, sadece alınan tiplerin tamamına yakınının beyaz türk dediğimiz kişiler olmasıyla, güzelliğin, iyi giyimin vs. her kapıyı açtığına örnek okullardandır bi nevi. (kendimle çelişmiş gibi görünsem de öyle değil o, iyi oku.)
|