marlon brando 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. 3 nisan 1924 nebraska doğumlu amerikalı aktör. bu karizmatik oyuncuya ününü kazandıran film ise baba * filmidir. oyunculuk hayatının en verimli yılı diyebileceğimiz 1972 yılında hem baba * filmi hemde paris'te son tango * filmi ile seyirci karşısına çıkmıştır.
    (laudatedominumvesperaedidominica, 06.06.2004 23:48)


  2. a streetcar named desire ve on the waterfront gibi muhteşem filmlere imza atmış artık aramızda olmayan yıldız
    (nienna, 03.07.2004 00:28 ~ 00:28)
  3. gün itibariyle dünya nimetlerini terketmiş ve gerçekleştirmiş olduğu iyi/kötü herşeyin hesabını vermeye başlamış olan büyük sinema oyuncusu.
    (aqua, 03.07.2004 00:31)
  4. 1973 yılında the godfather flimiyle oscar ödülünü almış ve bu ödülü oscar tarihinde ilk kez raddetmiş kişi.kızılderililerin her zaman yanında olmuş büyük şahsiyet.
    (telvin, 12.07.2004 00:26)
  5. birçok kızın ifadesi ile "en erkeksi adam".bu şahsiyet 21. yüzyıla damgasını vuran en iyi erkek oyuncudur şahsi kanaatimce.baba filmi ile kafamın içinde bıçak yarası gibi yer edinmiştir.baba filmindeki ağlama sahnesi , insanı kendisinden alır.
    (skuba, 12.07.2004 00:42 ~ 00:42)
  6. (bkz: naylon branda)
    (8844455, 09.10.2004 15:29 ~ 06.10.2005 02:44)
  7. oyunculuktan nefret ettiğini ve bu işi yalnızca para için yaptığını açıklamış olan fakat bir insan yalnızca para için yaptığı bir işi nasıl bu kadar muhteşem yapar akıl sır erdirilemeyen, birçoklarına göre gelmiş geçmiş en büyük aktör.
    (the weakest link, 09.10.2004 15:35)
  8. "paris'te son tango" adlı filmden sonra, orada canlandırdığı karakter yüzünden psikolojik bunalıma giren aktördür ki, bu da, rolüyle ne kadar bütünleştiğini ve nasıl mükemmel bir oyuncu olunabileceğini resmetmesi açısından önemli bir örnektir. "ıhtiras tramvayı" adlı oyundan sonra, hollywood'daki her kadın marlon brando rüyası görürken, o, kızılderililerin hakkını savunmak için eylemlere katılmıştır. iyi bir insan ve mükemmel bir oyuncu olarak babamıza rahmet dileyelim.
    (dearmarlon, 12.03.2005 06:07 ~ 06:08)
  9. the godfather filminde hakettiği oscarı almak için kızılderili bir arkadaşını yollayarak kızılderili katliamına tepkisini koyan arkadaşına tepki verilince oscarı almayarak "alın o heykeli dik koyun üstüne oturun ben filmde karizmanın kralını yaptım" diyen bize de marlon brando sen bizim her şeyimizsin dedirten aşmış oyuncu/rahmetli.

    (bkz: don vito corleone)
    (assassin, 31.03.2005 09:21 ~ 09:22)
  10. ilk superman filminde clark'ın babası jor-el olarak karşımıza çıkmıştır. filmde göründüğü 5-10 dakika için astronomik bir ücret almıştır.

    hala çekimde olan ve 2006'ya vizyona gireceği söylenilen superman returns'de bu ilk filmden kalma ekstra marlon brando görüntüleri kullanılacaktır.
    (drenchrome, 14.07.2005 01:57)
  11. apocalypse now filminin finalinde görülen kişi.onun göründüğü sahnelerde inanılmaz bir ışık kullanımı vardır.copolla yapmış yani helal olsun
    (kusmuk, 14.07.2005 02:17)
  12. elia kazan'ın metod oyunculuğunun en şuh temsilcisidir. sinemada bulunduğu yaklaşık 50 senelik dönemde sinema oyunculuğunun en yüksek örneklerini vermiştir, buna rağmen şahsi kanaatim oyunculukta bir anthony quinn seviyesini yakalayamadığı yönündedir.
    (organometallic complex, 17.11.2006 10:55)
  13. oyunculuğu yalamış yutmuş rahmetli bünye. protest tavrı yüzünden hollywood camiası pek sevmemiştir kendisini. ama gerek oyun gücü gerekse tavrıyla halkın gönlünde taht kurmasını bilmiştir.
    (kızılmaske, 04.01.2007 00:52)
  14. 1995 yılında katıldığı tv programında larry king'i dudaklarından öpen amerikalı aktör.
    (stalefish, 04.01.2007 11:43)
  15. actors studio'dan yetişmiş, the godfather'da sonny'nin ölümünü haber aldığında alnında atan damarı rolüne kendisi eklemiş, bana "böyle oyuncular kolay yetişmez, azizim" dedirten, paris'te son tango'da olgun erkek fetişi olan hatunları kendisine meftun etmiş büyük oyuncu, serseri, koca çınar. "mafya" olgusunu ve babalık kavramını sevdiren adam, ötesi yok.
    (apollonia, 07.01.2007 04:52)
  16. kendisi hakkında robert de niro'nun bile 'alem bana ben ona' dediği dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aktörlerinden biridir. vakt-i zamanında daha yeni bir aktör adayıyken 'haydi bize ne kadar pislik olduğumuzu göster' diyen seçici kurula, biraz düşünerek bulundukları mekandan ayaklarını paspas etmek suretiyle çıkarak ne olduğunu göstermiştir...
    (sürrealist, 08.02.2007 23:17)
  17. erdil yaşaroğlu'nun leman'da ve penguen'de çizdiği karakterin isim babası
    (sarmalak, 08.02.2007 23:38)
  18. iki kez oscar kazanmış fakat birinde ödülü kabul etmeyen, diğerinde de ödülü almak üzere yerine kızılderili bir kız gönderen efsanevi amerikalı aktör.
    (oldu mu ki, 21.03.2007 21:01 ~ 21:02)
  19. dünya dışı bir varlık , yetişemedim diye üzüldüğüm birçok şeyden birisi , yetişseydin ne olacaktı diye sorulduğunda onu bulup evlenirdim diye saçmalayabileceğim tek erkek,ah ah yaktın beni brando ...
    (sonya, 22.06.2007 17:50)
  20. ''benim hayatımdaki en büyük sefalet, ünlü ve servet sahibi olmaktır. eğer hollywood daysam bunun sebebi parayı geri çevirecek ahlaki cesaretimin olmaması''. diyerek hollywood u sevmediğini belli etmiş, borç batağında bundan 3 yıl önce bugün ölen efsanevi aktör.
    (murty, 02.07.2007 00:18)
  21. apocalypse now fiminde aldığı kilolardan dolayı sahnelerinin hemen hemen hepsi karanlıkta çekilen efsane aktör.
    (ceceri, 02.07.2007 04:30)
  22. bugüne kadar gördüğüm en etkileyici aktör pozlarından birini veren efsane insandır.

    http://img210.imageshack.us/...

    bu gülümseme basit bir gülümsemeden ziyade kaynağı hollywood'u aşmış uzayda hasıl olan bir elektriğin nüvesini taşır
    (estarabim, 14.01.2008 03:15)
  23. 27 mart 1973'teki oscar ödül törenine kendi adına konuşma yapması için sacheen littlefeather adlı kızılderili genç bir kadını gönderdi. brando'nun kaleme aldığı, genç kızılderilinin zaman darlığı nedeniyle tümünü okuyamadığı konuşmanın tam metni basına dağıtılmıştı. brando'nun basına dağıtılan metininden bir bölümün çevirisi ;

    200 yıl boyunca toprağı, ailesi, ve özgür olma hakkı için savaşan yerli halka şöyle dedik:
    "indir silahını arkadaş gel birlikte oturalım. indirirsen eğer silahını arkadaş senle barıştan söz ederiz, senin hayrına anlaşırız birlikte." silahlarını indirdiklerinde onları katlettik biz. onlara yalan söyledik. onları topraklarından koparmak için kandırdık. onları açlığa mahkum ettik ki antlaşma dediğimiz ama hiçbir zamanda andımıza sadık kalmadığımız o hileli anlaşmaları zorla imzalasınlar. onları, yalnızca yaşamın anımsayacağı kadar uzun bir süredir yaşam vermiş bu kıtada dilencilere döndürdük. ve tarihi istediği kadar çarpıtılmış dahi olsa nasıl yorumlarsanız yorumlayın: biz doğru yapmadık. ne adil davrandık ne de dürüst. onlara karşı ne haklarını iade etmek zorundaydık ne de anlaşmalarımıza sadık kalmak, çünkü gücümüzün üstünlüğü bize diğerlerinin haklarına saldırma, mallarını gaspetme, yalnızca yaşamlarını ve özgürlüklerini savunmaya çalışırken onların yaşamlarını ellerinden alma hakkını sağlıyordu ki onların erdemleri suça dönüşürken bizim ahlâksızlıklarımız erdem oluyordu.

    fakat öyle bir şey var ki bu sapkınlığın ulaşamayacağı, o da tarihin büyük hükmü. emin olun ki tarih bizi yargılayacaktır. ama umurumuzda mı? o nasıl bir ahlâki şizofrenidir ki tüm dünyanın işitmesi için ulusumuzun en tepesindeki sesle ciğerlerimiz patlayana kadar bizim taahhütlerimizi tuttuğumuzu haykırırız da tarihin tüm sayfaları, amerikan yerlilerinin yaşamındaki son 100 yıl boyunca geçirdikleri tüm o aç, susuz günler ve geceler bu sesin dediklerinin tam zıttını söyler..."

    ayrıca (bkz: yaralı diz katliamı)
    (rene, 18.01.2008 19:08)
  24. sadece oscar törenlerine gelmeyip, kendisi yerine "amerikan yerlilerine yapılan katliamlar" hakkında bir konuşma yapması için bir kızıldıreli kadını göndermekle kalmayıp, o oscar'ı bu sebeple iki kez reddetmiş adamdır. sadece bir ilah kusursuzluğunda olabilecek yakışıklılığı ile değil, toplumsal duyarlılığı, zekası ve yeteneği ile de bir ekoldü. çok acılar çekmiş brando. önce üvey oğlunun kendi kızkardeşine tecavüz ettiğini duyan, bir yandan kızının intiharının acısı ile boğuşurken, hapishaneden de oğlunu kurtarmaya çalışan yürekli ve herşeye rağmen sevgi dolu bir babadır aynı zamanda. 2004'te 80 yaşında, sahip olduğu haiti'deki mercan adasında öldüğünde, arkasında "yaşayan bir efsane", kendisini örnek almış pek çok oyuncu ve öğrenci devleşen oyunculuğu ile her biri birer başyapıt olan filmlerini bırakmıştır kendisi.
    (shiba, 18.01.2008 19:38 ~ 19:48)
  25. isyankar, yetenekli ve yakışıklı.

    genç ölseydi james dean olurdu; neyse ki uzun yaşadı da çok film seyrettik. baharında da, kışında da taze meyveler sundu izleyiciye.
    (varolmanın dayanılmaz hafifliği, 18.01.2008 19:48 ~ 19:49)
 sayfa  / 2