merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 1

marla damagınızda ki yara

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. kendisi arkadaştır, dosttur, çocukluktur..
    ayrıca efenim altıncı nesil yazardır, hoşgelmiştir aramızda..
  2. altıncı nesil, imlâ mânâlı yazar. beynime bir pil dayadım ve elektrokimyasal hücrelerim çalışmaya başladı. ''ki'' kiribati için üst seviye alan adıdır. kiribati ise adalardan oluşan iklimsel değişiklikler sonucu batmak üzere olan ve türkiye'nin tanımadığı bir ülke. tarih değiştirme çizgisinin batısındaki ilk ülke, güneşin doğduğu yer. marla; ''büyük turist. onun yalanı, benim yalanımı yansıtıyordu.'' belki oyun oynayalım diye ayrı kaldı bağlaç olan ki belki benim kafam iyi tyler. belki hepimizin kafası iyi. "eğer bi tümörüm olsaydı; adını marla koyardım. marla! damağındaki o küçük yara. dilinle oynamasan hemen geçer ama bir türlü duramıyorsun, oynuyorsun."
  3. fotoğrafçılıktan ve fotoğrafçıdan son derece uzak olan fakat bunu bi türlü kabul etmeyen yazar. umarım ilerde çok acı çekmez...
  4. olmadık zamanlarda karşıma çıkan yazılarıyla beni kâh güldüren, kâh hüzünlendiren yazar.

    çok özlediğim biriyle ilgili son günlerde yazdığı girilerle, beni buradan alıp başka yerlere götürmüştür...

    ellerine sağlık...
  5. ilkokulda tebeşir kokan sınıfta başladı her şey. ilk kopyamızı beraber çektik. okulun bahçesinde dolaşırken bi gün bi oyuncak bulduk, dedik bu bizim olsun. ismi de isimlerimizin baş harflerinden olsun, bi gün sende kalsın bi gün bende. aylarca dolaştırdık onu evimizde. bizimdi o yada o bizdik. sonra kayboldu, ama bizden hiçbi şey kaybolmadı.

    hayaller kurduk hep, eczane açıcaktık. isim falan da bulmaya çalışırdık ama güzel bi şey gelmezdi aklımıza. ortaokula geçip de ben matematikten bişey anlamadığımı anlayınca eczane hayalimiz de bitmiş oldu.
    ortaokulda beraber oturduk bi sene boyunca, aynı sırada, her gün. büyük sınıflara aşık olup peşlerinden koştuk, isimler taktık. matematik sınavlarında o benim kağıdımı doldurdu, ingilizce sınavlarında ben onun kağıdını.

    ortaokuldan sonra anımız olmadı hiç. yedinci sınıfta o başka okula geçti, sonra ayrı liselere gittik. çok uzun süreler görüşmedik ama hiçbi şey eksilmedi.
    ne zaman derdim olsa aradım, anlattım. dinledi, çözüm üretti. ne zaman bi derdi olsa da dinledim, yardım ettim elimden geldiğince.

    dostlar insanı tamamlar mı? beni tamamlıyor işte. yediğimiz içtiğimiz hep ayrı gider, bazen aylarca yüzümüzü görmeyiz, mesajlar, msn ve telefon sadece. ama aramızdaki o görünmez bağ o kadar kuvvetli ki hiçbi şey koparamaz onu, biz bile. çünkü artık iki taraf da birbirine kırılmaz, kızmaz. aştık onları derler ya, işte öyle..

    ne kadar zaman girerse girsin araya, aradığımda hep o sıcacık "alo"suyla karşılaştım.. sesi hep mutluluk verdi bana, huzur verdi, güven verdi. beni umursayan bi insan olduğunu hatırlattı bana. bugüne kadar yaşadığım tüm arkadaşlıklarda, bana gerçek dostluğun ne demek olduğunu sadece o anlattı, başka kimse tutamadı yerini, tutamaz da. hayatta kaybetmekten korktuğum, beni bırakırsa yarım kalacağımı bildiğim bi ailem var, bi de o. eminim bundan sonra da böyle olmaya devam edicek.

    huzur bulduğum iki yer; biri evim, diğeri onun o koskoca kalbi..
  1. 1