belki ilginizi çeker
  1. · karl marx
  2. · marksizm leninizm
  3. · oportünizm
  4. · diyalektik materyalizm
  5. · fordizm
  6. · marxism
  7. · nabi yağcı
  8. · georges politzer
  9. · leninizm
  10. · ulrike meinhof
gündem
  1. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  2. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  3. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  4. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  5. · domuz gribi
  6. · 2012
  7. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  8. · büyükbelen belediyesi
  9. · türkiye nin yüzde 99 u müslümandır yalanı

marksizm  

 sayfa  / 2
  1. karl marx'ın öğretilerini içeren ideoloji.
    (wondrous, 27.06.2005 01:33)
  2. (bkz: fordizm)
    (sidar, 27.06.2005 01:35)
  3. karl marx ve friedrich engels'in düşünceleri üzerine kurulmuş politik, ekonomik ve felsefi akım. modern komünizm ve birçok sosyalist kuram, marksizmden türemiştir.
    (easy company, 27.06.2005 10:52)
  4. toplumun yatay bir bölünme ile ayrıldığını ve bunun sınıf bölünmesi olduğunu öne sürer.ideolojisini ulus,din vb bölünmelere dayandırmaz.
    (salihaki, 13.09.2005 04:40 ~ 04:40)
  5. üç temel öğenin bileşiminden oluşur: ekonomi politiğin eleştirisi, diyalektik felsefe,siyaset teorisi.devrimci işçi hareketi ise bu üç ögenin bütünleştirici gücüdür.
    (eleanor, 05.11.2006 18:36)
  6. marksizm donmuş bir dogma değil, bir eylem kılavuzudur. felsefeden ekonomi politiğe, teoriden siyasete, siyasetten örgütlenmeye, örgütlenmeden sınıf ve kitle eylemine ve sınıf mücadelesinin her cephesine olağanüstü bir devrimci devinimi taşıyan, marksizmden başkası değildir.

    dogmatik olduğu yazılır, çizilir. oportünizm, marksizmde her zaman dogmatizmi görür. bunun nedeni, oportünizmin toplumun tarihsel gelişim yasalarından, sosyalizmin bu gelişim yasalarından doğan kaçınılmazlığından hiçbir şey anlamaması, işçi sınıfının gelecek perspektifi yerine "an"ın teorisini ve taktiğini üretmesidir. o, görünenle, suyun yüzeyinde olanla, an'da baskın olanla yetinir ve politikasını "an"dan üretir. felsefede olgucu, siyasette ve pratikte pragmatiktir. kendiliğindenciliğin evrensel kuralını uygular: "olan olması gerekendir!" marksizmin sınıf mücadelesinde her zaman ilkesel tutumu esas almasını, her süreci ve sorunu tarih-dönem-gelecek bağlantısı içerisinde irdelemesini ve politika ve taktiklerini sınıf mücadelesinin ileriye taşınması perspektifiyle inşa etmesini o, dogmatizm ve şablonculuk olarak değerlendirir.

    marksistler, oportünizmin kendilerine yönelttiği "dogmatizm" saldırısından tarih boyunca onur duyarlar. bunu, ideolojik, siyasal, taktiksel planda çektikleri kırmızı çizgilerin bir doğrulanması sayarlar. peki ya oportünizm de marksizmin kendisini karanlıkta dahi teşhis edebildiğinin farkında mıdır?
    (01101001, 07.05.2007 23:56 ~ 23:57)
  7. doğanın, toplumun ve insan aklının gelişiminin en genel yasalarının ve dünya ve onun devrimci dönüşümü yöntemlerinin oluşturduğu felsefe.
    (bo, 05.08.2007 12:31)
  8. "marksizmi aşma tasarısının galiba pek bir anlamı da yok, geleceği de; çünkü marksizm kendi kendini aşan bir dünya görüşüdür."
    (bkz: henri lefebvre)
    (bo, 08.10.2007 15:33)
  9. marks'ın temeldeki amacından biraz sapmış olsa da, hala dünyayı anlamada kullanılan önemli ideolojilerden bir tanesidir.

    evet, marks kendisi bizzat "marksist değilim" demiştir. çünkü marks anladığını düşünen insanlar, genelde "sınıf kavgası" temelinden yaklaşıyorlardı. bu kavga onlara cazip geldiği için midir nedir, marks'ı işçi haklarını savunmaya çalışan bir sendikacı olarak görüyorlardı. oysa marks "estranged labor" makalesinde dediği gibi, insanla hayvanı birbirinden ayıran önemli bir özelliği yok ettiği için eleştiriyordu kapitalizmi. metalaşmaktan ve kendine yabancılaşmaktan korumak için yazıyordu. devrimleriyle ilgili öngörüsü bireyin özgürlüğüne ve "kurumlaşmasına karşı çıkması"na dayanıyordu.

    bu açıdan, marks'ı belki de en iyi anlayan kişilerden birisi michel foucault'dur. her ne kadar devrinin marksistleri tarafından dışlansa da, marks'ın bu bireye yönelik düşüncelerini, antik yunan ve roma felsefesine dek götürmüş, hristiyanlıktaki ruhaniyatı da karıştırarak genel bir "benlik" kavramıyla ortaya çıkmıştır. bu noktada, iktidar mücadelesinin sadece sınıflar arası verilmediğini, bireylerin de gerek cinsellik gerek de başka şekillerde bu mücadelede tek başlarına savaşmaları gerektiğini söylemiştir.

    marksizm, hala geçerliliğini korumaktadır, zira marks, yeni teknolojilerin insanları götürdüğü noktayı o günden görmüş ve modernizm denen şeyin insanları dönüştürmekte olduğuna vurgu yapmış, bu yeni teknolojiyi insanlığın yararına olan bir şeye dönüştürmekle ancak insanlık kurtuluşunu elde edecektir, diyerek "kendi kaderini tayin etme" vurgusunu yapmıştır. bugün de kapitalizm'in çok da dönüşmediğini, sadece yeni teknolojilerin artık bu konuda daha acımasız olduğunu görmekteyiz. bu nedenle de marks-foucault çizgisinde hatta habermas'a da değinerek günümüz dünyasına marksist bir paradigma altında bakabiliriz.
    (şiirbaz, 16.11.2007 19:01)
  10. marksizm bir dünya dinidir
    marks bu dinin tanrısıdır
    kitabı das kapital'dir.
    (syst, 20.11.2007 23:42)
  11. bu üstad ı okuyup öğrenmenin bu kadar zor olacağını hiç düşünmemiştim.. sınav yüzünden soğumaya başladım.. umarım sınavdan sonra kitabını okumaya halim kalır..

    p.s : öneri kaynaklara açığım..
    (altruistic, 20.11.2007 23:54)
  12. eninde sonunda bütün dünyada hüküm sürecek olan felsefi önermedir.
    ne kadar yırtarsalk yırtalım müstehcen yerlerimizi en gerçek, en insan için olan felsefe olan marksizmin bayrağı dalgalanacaktır bütün dünyada. bu bir ütopya değil, öngörü değil, evrimin sistemler üzerindeki değişmez yasasıdır.

    kapitalizm kendi kendini öldürmeye ve kendi mezar kazıcılarını yaratmaya mahkumdur. ve marksizm bir kapitalist sistem eleştirisi olarak tek ve yek önermedir.
    (gajo, 17.12.2007 17:49 ~ 12.08.2009 12:37)
  13. sentetik bir felsefi sistemdir.
    (aytok, 16.02.2008 11:38)
  14. aynı zamanda analitik bir felsefe sistemidir. (bütün olarak olmasa da)
    (fakespeare, 16.02.2008 12:03 ~ 12:21)
  15. (kl7mu, 29.03.2008 15:12)
  16. hitlerin nefret edip düşürmeye çalıştığı bu yüzden nasyonal sosyalizm partisi kurduğu düşüncedir.
    (mi atze, 11.04.2008 23:36 ~ 23:37)
  17. (yojimbo, 07.07.2008 20:43)
  18. ingiliz ekonomi politiği,alman felsefesi ve fransız siyaseti üzerine karl marx ve fredrich engels öncülüğünde inşaa edilmiş ideoloji. emek - değer kuramından hareketle insanlığın tarihinin mücadeleler tarihi ve bu müücadelelerin üretim araçlarına sahip olanlarla olmayanlar arasında geçen bir sınıf mücadelesi olduğunu söyleyen marxı anlamadan hiçbir bilim gözetilemez der sartre. kendisi ateistken yeni bir din yaratmış olmaktan hoşnutsuz kalmış olacak ki marx, "ben marxist değilim", ve hatta orjinal şekliyle "je ne suis pas un marxist" demiştir.
    insanlar, onun düsüncelerinin gecerliligini sorgulayabilirler, kabul etmeyebilirler, her türlü alanda yapilan devrimler sonucu ortaya cikan yeni sorunlara care olarak goremeyebilirler, epigonlarinin yaptiklari hatalari marx'a dahil edip seytanlastirabilirler lakin düsündügü gibi yasamadigini, yasami boyunca inandigi icin mücadele etmedigini ve zekasini, insanligini yadsiyamazlar.

    insani olan hicbir sey o na yabanci degildi .
    (haymatlos79, 07.07.2008 21:27)
  19. kapital-ekonomi politiğin eleştirisi " marx'ın en önemli eseridir. orijinal halinde dört cilt tasarımlandığı halde, kapital denilince ilk üç cilt akla gelir. birinci cilt marx'ın sağlığında 1867'de hamburg'da ve almanca olarak; ikinci ve üçüncü ciltler ise marx'ın ölümünden sonra engels tarafından sırasıyla 1885'de ve 1894'de yayımlandı. "artık değer teorileri" olarak bilinen ve tamamlanmamış dördüncü cilt ise kautsky tarafından 1905-1910 yılları arasında yayımlandı. bu son çalışma 1954 yılında marx-engels-lenin enstitüsü tarafından ve kautsky basımından farklı olarak yeniden yayımlanmıştır.
    marx, kapital'in birinci cildinin ilk almanca baskısına yazdığı "en sonundaki amacı(nın) modern toplumun ekonomik hareket yasasını ortaya çıkarmak" olduğunu söylemişti. diğer bir ifadeyle kapital "iktisat"a ait bir çalışma olarak kaleme alınmıştır. ama özelde kapital, genelde marx'ın iktisadi üzerine yazmak/konuşmak tam da bu noktada güçlükler çıkarır-özellikle yerleşik "iktisak"ın örgün/yaygın etki alanı içinde kalanlar açısından...

    demek ki vurgulanması gereken ilk nokta yerleşik "iktisat"ın mahiyeti ile marx'ın/marksçı iktisadın mahiyeti arasındaki farklılıkları kaba fırça vuruşlarıyla da olsa ortaya koymaktır.

    1848'lerden itibaren marx'ın yapamay çalıştığı; anlayabildiğim kadarıyla şuydu; felsefe, tarih, toplum ve iktisat düşüncesini bir potada eritmek. o günden bugüne ne kadar şiddetli eleştirilere maruz kalmış olursa olsun varlığı kabul edilmek durumunda kalınan bu yeni düşünce tarzıydı. keza; bütün eleştirmelere rağmen onu batı düşüncesinin/kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getiren de bu yeni düşünme tarzıydı.

    marx'ın söyledikleri (kapital'de ve başka çalışmalarında) birkaç önermede/öncülde sanırım toparlayabiliriz:

    1) toplumların mevcudiyetlerini korumaları ve sürdürmeleri ancak üretimle mümkündür.

    2) üretim daha başlangıcından itibaren toplumsal üretimdir; bireysel üretim tarih dışıdır.

    3) üretim bir süreçtir ve bu süreç ilişkisel niteliktedir; yani üretim sürecinde insanlar hem doğa ile hemde birbirleriyle zorunlu bir "tarz" içinde gerçekleştiği/gerçekleşeceği anlamına gelir: üretim tarz(lar)ı

    4) üretim sürecinde insanların birbirleriyle belirli ilişkilere girmeleri üretim araç ve gereçleri üzerindeki mülkiyet ve kontrol ilişkileri dolayımında gerçekleşir; böylece sınıflar, üretim sürecinde mülkiyet ve kontrol ilişkileri bağlamında ortaya çıkar.

    5) sınıflar bir kez ortaya çıktıktan sonra, tarihteki gelişmelerin ve kurumların çerçevesi sınıflar arasındaki mücadelenin şekli ile belirlenir. ve u gelişmeleri tasvir eden açıklayan kavramlar da bu süreç içinde billurlaşırlar: kavram ya da alfa ve omega gerçekliklere değil, ancak ilişkisel gerekliklere işaret ederler.

    6) üretim araç ve gereçleri üzerindeki mülkiyet ve kontrol sadece iktisadi eşitsizliklerin kaynağı olmakla kalmaz, siyasi eşitsizliklere de yol açar.

    7) mülkiyet ve kontrol ilişkilerinin yerleşmesi ve gelişmesi ile birlikte tarih içinde artık-emek'in tahsisi ve kontrolü toplumsal sorunların temelini oluşturur.

    ve tüm bunların tarihsel ve mantıksal uzantısı olarak;

    8) artık emek'in tahsisi ve kontrolü, ex-post ve dolayımlı olarak değil, ex-ante ve dolayımsız olarak toplumun kendisi tarafından gerçekleştirilebilir ve gerçekleştirilmelidir: "...üretim araçlarının santralizasyonu ve işin toplumsallaşması, sonunda, bunların kapitalist kabuklarıyla uyuşamadıkları bir noktaya gelir dayanır. kabuk kırılır. kapitalist özel mülkiyetin saati çalmıştır. mülksüzleştirenler mülksüzleştirilirler."
    prof. dr. işaya üşür
    (haymatlos79, 19.07.2008 22:04 ~ 22:05)
  20. liberalizme karşı doğan tepkilerden sadece marksizm felsefesi, iktisat teorisi ve ekonomi politik sistemi ile bütünlüklü bir öğretidir. marksizm temelde üç öğeden oluşur.

    a) felsefesi: hegel'den alınan diyalektik felsefe diyalektik materyalizm'e dönüşmüş, tarihi maddecilik de bundan doğmuştur.feurbach'dan alınan felsefi maddecilik marksist felsefede tarihi maddeciliğine dönüşerek diyalektik maddeciliğin ikinci kaynağı olmuştur. praksis veya eylem felefesi de buna eklenmelidir.marksizmin felsefi temeli tamamen alman kaynaklıdır.

    b) iktisat sistemi: bunun kaynağı ise özellikle ingiliz klasik iktisadı ve özellikle david ricardo'dur. fakat marksist iktisat bundan farklı olarak iktisadi niceliklerin "evrensel-tabii" olanlarıyla "tarihsel-toplumsal-geçici" olanları birbirinden ayırır ve aynı tahlil araçlarından, çelişkilerinden yararlanarak farklı sonuçlara varırdı.

    c) ihtilal teorisi ve geleceğin toplumu: bunun kaynağı da sırayla fransız ihtilalci geleneği ve hayalci sosyalizmdir.

    bu kaynakları itibariyle marksizmin 19. yy avrupasının en gelişmiş üç ülkesindeki ideolojik akımları alıp, devam ettirdiği ve tamamladığı söylenebilir.nitekim marksizm daha sonra leninizm'le ve maoizm'le organik bir büyüme geçirmiştir.
    (asayisberkendal, 10.01.2009 21:43 ~ 18.06.2009 00:53)
  21. zaten marx'ın dediği gibi her şey değişmemiş, tarih, restorasyonların tarihi olup çıkmıştır. bütün artistik laflar, kızların hala teklif etmedikleri gerçeğiyle bir bir düşüyor.

    ilginç olan taraf şu; bu adamlar götlerini yırtmışlar "bizimkisi bilimsel sosyalizm, diyalektik materyalizm" falan diye. halbuki bak gündoğdu marşına. ne kadar şey. hepsi ibnelik.
    (josephe reinette, 30.01.2009 16:42)
  22. insanların komunizm ve sosyalizmle hep karıştırdığı bir sistematik düşünme şekli. marxism bir siyasi yapılanma ya da bir ekonomik durum değildir. isminde her ne kadar marx geçse de marx'ın düşüncelerinin çok ileriye götürülmüşü, işlenmişidir. marxism insanın hayatındaki bütün sorunlara yaklaşacağı şekli içeren bir dünya görüşüdür. yapısında dolayı da dogmatik olamaz, çünkü dogmatik olan -en basitinden- diyalektik olamaz, dolayısıyla marksist olamaz.
    (balıkçı, 21.07.2009 15:51 ~ 15:51)
  23. birinci sınıf birinci dönem toplum bilimine giriş sınavında işaretleyemediğim için allah in belası dersten bütünlemeye kaldığım cevaptır.
    (çok zor soru değil bu hadi çöz ver, 21.07.2009 16:24)
  24. "marksizm ya da ne?

    marksizm günümüzü açıklıyor mu? tartışmalara daha dikkatle bakıldığında toplumsal meseleler hakkında şu ya da bu tartışmayı yürütenlerin temel meselesinin bu soru olduğu görülüyor.
    marksizm güncel mi? toplumsal olayları açıklamak için geçerlilik süresi doldu mu dolmadı mı?
    bu sorunun ilk bakışta kaba görünecek bir yanıtı var: işçi sınıfı var olduğu ve mücadele ettiği sürece marksizm güncel kalmaya devam edecek.
    bir teorinin gücü, olayları açıklama yeteneğindedir. marksist teorinin gücü ise olayları bir de işçi sınıfı açısından açıklama yeteneğindedir.
    karl marks, kapitalist üretim sürecinin analizini yaparak, sınıfların nasıl bir doku etrafında şekillendiğini açıkladı. bir tarafta sermayenin, rekabetin, kârın kökenlerini, diğer tarafta işçi sınıfının kolektif ve üretici yeteneklerinin sömürü mekanizmasının hem nesnesi hem de öznesi olduğunu kanıtladı.
    yaygınlaşan basit meta üretimi üzerinde bir üretim biçimi olarak egemen olan kapitalist sistem, marks tarafından krizlere gebe, krize girmekten kurtulması mümkün olmayan bir toplumsal yapı olarak tarif edildi.
    dikkatli bakanlar, marksist teorinin, kapitalizmin her krizinde bir kez daha doğrulandığını görüyor.
    yine de kriz dönemlerinde akıllarına marks gelenlere bir uyarı: marksizm sadece bir kriz teorisi olarak ele alınamaz.
    marks, kapitalizmi analiz eder ve bilimsel sonuçlara ulaşırken, kapitalizm öncesi üretim biçimlerinin kökenlerini ve tarihin ilerleyiş yasalarını da açığa çıkardı. tarihin motorunun sınıflar mücadelesi olduğu ve bu sınıf mücadelesinin, bir toplumsal çağ, bir üretim biçimi insanlığın gelişimi önünde topyekûn bir engel haline geldiğinde, devreye sosyal devrimler biçimiyle gireceği vurgusu, güncelliğini koruyor. üretimin toplumsal örgütlenmesiyle üretim araçları üzerindeki mülkiyet biçimi arasındaki çelişki her çağın huzursuzluğunun temel kaynağı olmaya devam ediyor.
    tarihsel hareketin, krallar, kahramanlar, “tarihi figürler” tarafından değil, mülksüz sıradan insanların mülk sahiplerine karşı direnişi tarafından gerçekleştiği fikri güncelliğini koruyor.
    marksizmin güncelliğini koruyan önemli bir vurgusu daha var: üretim araçlarına sahip olan egemen sınıfların, entelektüel üretim araçlarına da sahip olduğu ve egemen fikirlerin egemen sınıfların fikirleri olduğu. milliyetçilik, ırkçılık, cinsiyetçilik. her türden burjuva politikasının iki yüzlülüğü, bu üç egemen sınıf fikri ve bu fikirlerin uygulama sahalarına bakışta açığa çıkıyor. egemen sınıfın fikirleri, egemenliğini garanti altına almak isteyen bir sınıf tarafından hergün yeniden üretiliyor.
    toplumun ulus devletler, milletler, ırklar ve birisi sürekli aşağılanan ve dışlanan cinsler arasında bölünmüş olması, savaşlar, devrimler, karşı devrimler, özgürlük mücadeleleri, ulusal kurtuluş hareketleri, ırkçılığa karşı örgütlenmeler, dev genel grev dalgaları, 20. yüzyıla damgasını vurdu.
    burada marksizmin güncelliğini, hem çağı hem de bugünü açıklama yeteneğini göremeyenlerin önerdiklerinin ne olduğu belirsiz.
    marksizmle tartışmaya çalışanlara, marksizm yerine stalinizmi, marksizm yerine kemalizmi koyarak yürütülen bir tartışmanın skolastik bir tartışma olduğunu söylemek zorundayız. marksizmin stalinizmle hiçbir akrabalığı yoktur. marksizmin mustafa kemal’le hiçbir akrabalığı yoktur.
    marksizm işçilerin kurtuluşunun işçilerin kendi eseri olacağını anlatan bir teoridir özet olarak. diktatörlük figürlerinin eleştirisine, marksizmi eleştirerek başlayanlar, kendi kişisel yenilgi ve trajedilerine, marksist olduğunu düşündükleri geçmişlerine hala hak vermekten ve marksizmi ilgisi olmadığı bir davaya tanık yapmaktan başka bir anlam taşımıyor."

    şenol karakaş, sosyalist işçi #362, 15 mayıs 2009
    (latent, 27.07.2009 17:02 ~ 17:02)
  25. yıllar geçtikçe haklılığını bize sürekli kanıtlamaktadır. aslında kapitalizm marksizmide kullanıyor onu böyle şirin güzel bir felsefe akımı gibi gösterip düzenin değişmemesi adına eline gelen çarptırmayı yapıyor nasıl desek... türkiye iş bankasının das kapitali yeniden basması buna güzel bir örnek olabilir. ama marksizm ya da marksistlerin 2009 yılında özellikle avrupadaki genel özelliği bir konferansta onu tartışmak olur mu? olmaz mı? demek ve daha sonra dağılıp güncel kapital yaşama devam etmek... ancak ülkemizde çeşitli illegal örgütler ve latin amerikadaki bazı örgütler marksizmi bir savaş stratejisi olarak benimsemiş ve bu benimse ile uğrunda mücadele etmektedir. bu da bu kapitalistlerin "terörist" demagojisi yapmasına yeterlidir! marksizmde tıpkı islam gibi eline "silah" alanlar terörist ilan edilmektedir. "fethullar gülen" tarzı bir anlayış hakim olduğunda gayet demokratik tavırlar sergiliyorsunuz bu da düzene alternatif olmanızı tümden reddediyor...
    marksizmin özü kapitalist düzene alternatifdir bunu özünden koparanlar zaten düzen içerisinde varlığı rahatlıkla sürdürmekte ve demokrasi kralı olmaktadır! kral denilincede tuhaf oldu... marksizm nere! kral nere dimi?
    (umut taciri, 27.07.2009 17:11)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil