anneannemin evine girmiş olan ilk elektrikli el süpürgesinin black decker marka olması nedeniyle tüm elektrikli el süpürgelerinin orada black decker ismi ile anılması da bu gruba dahil sayılabilir.
ilk gelen parsayı toplar genelde.kendini piyasaya kabul ettirmiş markalar için gurur kaynağı durumdur.o andan itibaren her çıkan başka marka ürünü yasal birer taklitmiş gibi algılanacaktır.
aslında yazıldığı ve bilindiği üzere markanın büyüklüğüyle ilişkili değildir, genel itibariyle o kategorinin dilde yaygın ve/veya kanıksanan bir adının olmayışından ötürü pazara ilk giren ve etkili olan markanın o ürüne isim olmasıdır. kağıt mendil, margarin, deterjan gibi isimler dile yerleştikçe ürünlerin marka ile anılması azalacaktır. zaten verilen bütün örneklerde görüldüğü üzere, türkçede yaygın adı olmayan ürünlerde marka ismiyle anılma gözlenmektedir.
reklamlara da konu olduğu üzere, cif'in reklamında cif'le cifleyin sloganı geçmektedir. cif, bir marka, aynı zamanda bir yeri cif veya benzeri bir ürünle temizlemek anlamına gelen bir fiil olmuştur.
kendi sektörüne ismini vermiş bu tip firmalar arasından iflas edenler diğerlerinden daha çok şaşırtırlar. fotoğraf sektöründe bir döneme damgasını vuran polaroid'in iflası, duşakabin kelimesini türkçe'ye sokan duşakabin'in bir yabancı firmaya satılması gibi olaylar aynı sektörde faaliyet gösteren diğer şirketlerin kapanmasından daha çok dikkat çekerler.
ya bu ürünü ilk piyasaya çıkaran marka olma ya da pazarda çok büyük yer elde etmiş olma nedenli ortaya çıkmış durum. önceki yıllarda daha çok ürünü ilk o firmanın türkiye'ye getirmesi ve dolayısıyla bu ürünün türkçe karşılığı olmaması sebepli olan olay daha sonraları bu durumdan bağımız hale geldi. türkçe'ye başka dillerden gelen sözcüklere türkçe'de karşılık bulunmaması da, bunu etkilemiştir."computer" demek yerine "bilgisayar" demeye alışmış da olsak; sayılı sayıdaki filmlerimize "türk işi ekşın" diye slogan koymayı eksik etmiyoruz..