markalaşmak 

adana çık aradan

  1. (bkz: marka olmak)
    (aqua, 05.01.2005 17:25)


  2. aynı ürünü 2 hatta 3 hatta belki 5 katı fiyata satmak için pazarlama olayına bir sürü para harcanıp yapılması gereken faaliyet.
    (j ai tout oublie, 05.01.2005 17:29)
  3. milli sanayiyi sağlam temeller üzerine oturtmak için şarttır markalaşmak. eğer sen yabancının fason malını üretmeye devam edersen gün gelir bu sistem çöker. önemli olan kendi markanı üretip onlarla pazarda savşmaktır. böyle bir alanda başarı büyümeyi getirir. bir türk markasının büyümesi demek bu ülkenin gelirinin artması, istihdamın artması demektir. demek ki neymiş? fason üretim yapmıyoruz. kendi malımızı üretip adam gibi rekabet ediyoruz. markalaşıyoruz..
    (napoleon, 05.01.2005 17:34 ~ 17:35)
  4. (bkz: tiki)
    (scarlet, 05.01.2005 18:04)
  5. (bkz: markanın ürün ismi olarak bilinmesi)
    (aqua, 05.01.2005 18:44)
  6. (bkz: itü)
    (okang, 05.01.2005 18:51)
  7. sembolleşerek ürünün kendine yabancılaşması
    (bkz: alienation of product)
    (atlantis, 05.01.2005 21:28)
  8. rahmetli sakıp sabancı'nın * sıkça üzerinde durduğu kavram
    (breath, 23.09.2006 02:47)
  9. normal piyasada müşteri malı satın alır, marka olan firma ise müşteriyi satın alır.
    çünkü markalaşmak malın müşteriye kendini tanıtmasından öte birşeydir. firma ürünlerini müşteriye tamamen benimsetmiş, müşteri üzerinde mükemmel bir güven oluşturmuştur. müşteri markanın mallarına güvenir, hatta bağımlılığa dahi varabilir. (adidas'tan başka ayakkabı almam, sony ise iyidir, arçelik yaygın servis ağı)

    bir iş merkezinde 5 farklı bakkal varken uzak tarafta olmasına rağmen sürekli aynı bakkala, kasaba, manava ya da falancya gidiyorsanız bu da bir markalaşmadır. çünkü dükkan çalışanı verdiği hizmetle, muhabbetle kendisini sevdirmiştir.
    (sırf dedikodu için kasaba giden teyzeler var)
    (venom, 21.07.2007 00:45)