mark petrovich 

adana çık aradan

  1. geçen hafta yeni aktüeldeki köşesinde (köşenin adı amerikalı gözüyle türkiye gibi bir şeydi) haliç'e yeni köprü yapılacakmış buna değinmiş.. da vinci köprüsü falan..

    "500 sene önce tasarlanan köprü birebir yapılacakmış. benim kafamdaki soru şu: köprü güzel diye mi yapılıyor, yoksa da vinci tasarladı diye mi? ikinci olasılık daha yüksek. da vinci'nin bir dahi olduğunu herkes kabul ediyor ama tasarım olarak 500 senede hiç mi gelişme olmadı? bence ibb vapur mevzusunda olduğu gibi köprü için de halka seçme şansı tanısın!"

    demiş amerikalı yazarımız.. vee yazarımızın bu yazıdan bir hafta önce yazarın ibb'nin (aslında ido'nun) vapur mevzusuyla ilgili yazdıkları..

    "haydi istanbul vapurunu seç kampanyası tam gaz sürüyor. fikri beğendim; halkın beğenisiyle karar almak güzel. ama bu bir yandan büyük sorumluluk. çünkü biz bilirkişi değiliz ve o vapurlardan hangisi kolay yolcu boşaltır, hangisi kötü havada ne tür manevralar yapabilir bilmiyoruz. "aaa bu güzel görünüyor, bu daha hızlı gidiyormuş, eve 10 dakika daha erken giderim" türünden fikirlerle yapıyoruz seçimimizi... bence bu meseleyi bilenlerle yapmak en iyisi!"

    evet sevgili okurlar buradan çıkaracağımız dersler:
    1. yazı yazacakken sadece yermeye yönelik yazmamak..
    2. önceki yazımızda ne yazdığımızı aklımızda tutmak.. unutmamak..
    3. eğer yabancı kişiliğinizle bir ülkede bir şey yazıyorsanız, o ülkenin sahibiymiş gibi yazmamaya gayret etmek.. yazacak kadar iddialı olsanız dahi tutarlı olma konusunda titiz davranmak..
    4. amerikalıysanız bu kimliğiniz mümkünse gizlemek.. çünkü artık bu "amerikalı" deyişi sinir bozmaya başladı.. amerikalı gözüyleymiş.. hah!
    (cellman, 02.06.2006 22:56 ~ 22:58)


  2. geçen haftaki köşesinde hızlı tren haberiyle ilgili bir yorumda bulunmuş, şöyle diyor:

    "çok şaşırtıcı bir haber gördüm geçenlerde gazetelerde. "hızlı trenin ilk etabı bu yıl tamam" sevinçli bir şekilde verilmiş haber. bir tek "heeyooo" diye eklenmediği kalmış. "allah allah" dedim. acaba 40 kişinin öldüğü faciadan bu yana ne değişti! mühendisler mi, yapımcı şirketler mi yoksa kafalar mı değişti acaba? yoksa sadece insanların hafızalarının zayıflığına duyulan güvenden dolayı mu bu seviçli hal!"

    bu amerikalı kimliğiyle yazı yazma şansı bulmuş kişinin, bir amerikalı sığlığıyla algılamaya çalıştığı dünyasına küçük ancak ileride büyüyecek bir delik açayım.. zira içerisi çok karanlık!
    öncelikle bizler, yani türkler, herhangi bir musibetten, herhangi bir olaydan ders çıkarmayacak ve gereğini yapmayacak kadar vurdumduymaz, geri ve tembel bir millet değiliz.. ancak yıllardır böyle olduğumuza inandırıldık.. (kim tarafından inandırıldığımız ise güneş gibi ortada) ve bu şekilde inandırıldığımız sürece, gelişmemiz olacaktır ancak gelişmekte olan ülkeler hızında olacaktır.. bu ise zaten "onların" istediği.. neydi; "gelişmekte olan ülkeler".. ne kadar ezici ve üzücü bir ibare.. utanç duvarı kadar tükürülmeye layık.. bir o kadar da küstah!
    bu tür tabirler -kendilerince- ezilmeye layık toplumlara her zaman yapıştırılmıştır.. bir benzeri için:
    (bkz: african american)

    şimdi bu "amerikalı", "gelişmiş" bir ülkenin evladı olduğu için, kendini "gelişmemiş" ülkelere her daim vaaz vermekle yükümlü bulabilmektedir.. tavsiye vermenin nesi kötü ki?

    dünyada her yıl böyle büyük kazalar olmaktadır.. isviçre tünellerinde, alman demiryollarında, japon havayollarında (malum artık oralarda tren havada gidiyor) bu tür kazalar hep yaşanmıştır.. ancak sadece türkiye'de böyle bir kaza olduğunda ilerlemenin durdurulması, teknolojinin engellenmesi gerektiği vurgulanır.. ya da buna inandırılırız..

    özetle; faciaları unutmadık! hafızamız da oldukça kuvvetli! en azından bir amerikalı'dan.. ve o faciadan bu yana inanın bana pek çok şey değişti..
    (cellman, 21.07.2006 02:12)
  3. dileğim türkçe'sini geliştirmesi, hızlı tren ve hızlandırılmış tren'in farkını anlatan metinleri ve konuyla ilgili haberleri daha iyi algılayabilecek seviyeye getirmesidir.
    (wondrous, 21.07.2006 02:22)
  4. itü yabancı diller yüksekokulunda hazırlık sınıflarının dersine girmektedir aynı zamanda..11 senedir türkiye'dedir..gündemi oldukça takip eden birisidir..ayrıca stand up gösterileri de yapmaktadır..
    (colony of birchmen, 17.01.2007 03:09)
  5. ne kadar avrupalıyız? konulu biri bana anlatsın programına konuk olmuştur. her ne kadar: ''ama ben amerikalıyım.'' dese de ''olsun, sen gel'' demiştir beyaz, ve de programa renk katmıştır.
    kültürlü bir insandır, derslerde de pink floyd, the doors falan dinletirdi.
    (splendour, 26.07.2007 17:03)
  6. derste pek bir kızdırdığımız insan. türkçeyi gayet iyi bilmesine rağmen bazı cümleleri söylerken çok komik olabiliyor. misal geçen "dimyata pirince giderken bulgur oldum" deyip, yanlışlığı farketmiş olacak, şaşkın bir biçimde kafasını kaşırken pek bir güldük kendisine. ailecek seviyoruz.
    (metalkorsan, 09.12.2007 19:37 ~ 19:37)
  7. beyaz show da tanıdığım süper matrak amerikalı insan ve burdan öğrendimki itu hazırlıkların dersine giriyormuş itü mükazansam ne.
    (drunken sailor, 11.01.2008 17:13)
  8. ayrıca an itibariyle anlaşılmıştır ki meşguliyetlerine bir yenisini eklemiş, kanal d'de muhabirliğe başlamış, yeni sigara içme yasağıyla ilgili sokakta halkın nabzını tutmuştur.
    ayrıca hemen her gün öğle araları itü yabancı dillerin okutmanlar kantininde ızgara tavuk yiyip üstüne sütlü kahvesini yudumlayan süper sempatik bir insandır.
    (esmeralda, 19.05.2008 19:46)