belki ilginizi çeker
  1. · osman yağmurdereli
  2. · ahmet necdet sezer
  3. · marius
  4. · abd nin iran a saldırması
  5. · mehlika sultan
  6. · empty chairs at empty tables
  7. · pandora
  8. · queen of the damned
  9. · aşk ile sevgi arasındaki farklar
  10. · vampir isimleri
gündem
  1. · disko kralı
  2. · 2012
  3. · bir kadının bilmesi gerekenler
  4. · her yerinden öpüyorum rüştü
  5. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  6. · darwin i bitiren balık
  7. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  8. · gökten am yağsa başına yarak düşmek
  9. · unutulmaz yanlış futbolcu adı telaffuzları

marius  

 sayfa  / 2
  1. sefiller'in başkahramanı. hugo'nun hayal perisi, hatta rivayat odur ki kendi gençliği.
    bir gün bir kızı sever marius, adı cosette olan. ve değişir herşey, değişen fransa gibi, değişen dünya gibi.
    ve artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır...
    (marius, 09.10.2007 12:34)
  2. aruz vezni tematiğini takdir ederken, mecelle i ahkam ı adliyye tematiğini dört gözle takip ettiğim yazar. ilk yüz maddeyi* tamamen işlerse tadından yenmez.
    (keshuri, 17.10.2007 13:20)
  3. bilgisi olduğu konularda yazıp, sözlüğü bilgilendirme amacı güttüğü için takdirlerimi kazanmış yazar. henüz 39 kadar girisi ve sözlüğün içeriğini yutmuş bir hali var.
    (anha minha, 17.10.2007 17:02 ~ 17:03)
  4. (arcturus mengsk, 17.10.2007 17:52)
  5. iyi yazan yazar; bu kadar.
    .... ayrıca "aruz vezninde ölçü üretmek" hakkında bir çok şey yazmıştır.
    (anka, 24.10.2007 17:46 ~ 16.05.2008 08:18)
  6. siyah, siyahlığını beyaza borçludur, beyaz da siyaha diyen yazarlardandır. düz mantığın bırakıp hatta hiç ilgilenmeyip çelişik mantığa geçenlerdendir. çelişki neyin olmadan hani hiç bir çatışma yaşamadan nasıl gelişecektir insan ve toplum meraktayım ben şimdi. benim böyle meraklara gark edilmeme neden olmuş kişidir bir de. nihayetinde okuyorum bu arkadaşı , net olduğu bir konu varsa eğer o da dünyaya bakışı , görüşleridir efendim. ha zamanla kendini iyice ortaya koyacağından da şüphem yoktur.
    (eleanor, 26.10.2007 12:49)
  7. diablo 2'de, cinematic videolarda wanderer ile takılan ezik karakter.
    <spoiler>
    bilmediğin soulstonelarla oynamasana abicim? tal rasha'nın vücudunu serbest bırakarak, baal'ı dünyaya dönmesine sebep olan bu adamdır. archangel tyrael kendisine yediği bok için fırça çekmiş ve temizlemesi için bir görev vermiştir ama onu da başaramadı; gitti kendi elleri ile baal'a soulstoneunu teslim etti.
    </spoiler>
    (azureel, 29.10.2007 04:34 ~ 05:37)
  8. -
    d2 / baal'ın can yoldaşı marius; devam:

    * ayrıca soulstone'u baal'e verdikten sonra "aman tanrım?!" tadında bir serzeniş yaşamıştır. sanırım ancient baal bile evil olduğu günden bu yana böyle gerizekalılık görmemiştir..
    (gxix, 30.10.2007 23:19 ~ 23:19)
  9. ek: yazdıklarımın sözlük yazarı olan marius ile zerre alakası yoktur, tanımam etmem. benim olayım diablo 2 karakteri olan marius ile.

    şimdi, aslında bir teoriye göre marius kader kurbanı. sinirlenip sinirlenip kendisine sövsem de kabul ediyorum bu zavallılığını. hatta kendisine şanslı bile diyebilirim. hatta onu seviyorum, fan clubını açıcam yakında. hatta bugün gelse dese "azur beni yala" veya "benjamin dirseklerimi öp ben yapamıyorum" dese derhal öper, yalarım o derece. bu ağır ibneleşme serüvenim ve kendisine aşkımın nasıl geliştiğini de açıklayayım;

    archer olan hatun karakter ile diablo öldürülmez zaten, kesinlikle kılıçlı bir dayı öldürmüştür diablo'yu diyerek söze başlayalım. bu açıdan, diablo 2'deki açılış videosunda gördüğümüz kukuletalı, robe giymiş kılıçlı dayı diablo'yu ilk oyunda öldüren heromuz. prime evillar da ölümsüz oldukları için, teorik olarak öldürülemez aslında, zayıf düşürülüp hapsedilirler. bu soulstone de poketopu gibi birşey, ne koysan alıyor içine. hah işte bu diablo'nun yenilmiş ruhunu taşıyan bir soulstone ise (şeytan yenik olsa bile hala) çok tehlikeli ve çok iyi korunması gereken bir varlıktır bu sanctuary dünyası için. bu ruhu korumak için de en iyi yer, diablo'yu alt etmeyi başarabilen bu kahramanımızın vücududur. yani aç gözlülüğüne yenik düşmüş, güç peşinde bir kahraman motifi yok ortada, şeytanlığın engellenmesini isteyen gerçek bir kahraman söz konusu.

    amma kazın ayağı öyle değil; koskoca şeytan bu, prime evil sonuçta soulstoneda durduğu gibi durmuyor. kendisini hapseden vücudu ele geçiren bu şeytan, artık kendi bildiğini okumaya başlıyor, ortada kahramanlıktan eser kalmıyor. şimdi sormak istiyorum, lafım tyrael'a *;
    - baal'ı zayıf düşürüp soulstone'a hapsetmenin ardından tal rasha kendisini soulstone'u korumak ve baal'ı içinde zapdetmek için feda etti. etmedi mi? etti. ve baal'ın çıkmasını önlemek için, tal rasha, o soylu ve güçlü arch mage, yerin dibine hapsedildi sırf baal'ı da gömmek için, başına da tyrael bizzat dikildi onu deliğinden çıkarmamak için.

    e peki koca diablo, öldürüldükten sonra tal rasha gibi soulstoneu korunması gereken adam, yani geçen oyundan genel hero niye bu şekilde korunmadı? ortalıkta öylesine diablonun ruhunu içinde saklayarak gezmesine izin verildi? cennetin kuvvetlerinin bir takipsizliğini, işgüzarlığını, tembelliğini görüyorum bu durumda. ayıp edilmiştir.

    neyse konuya dönelim, yavaş yavaş güçlenerek tıpkı tal rasha'yı ele geçiren baal gibi bizim kahramanımız da diablo tarafından ele geçirilmiştir. diablo 2 oyununun hikayesi burada başlıyor. günlerden bir gün bu taşıyıcı eleman kendini kaybetmenin sınırındayken, gittiği bir köyde komaya giriyor ve ruhunu komple şeytana teslim ediyor. bu tersine exorcism esnasında da yerin altından çıkan envai çeşit yaratık tüm hanı yok etti ama sadece marius'a dokunmadı. o bizzat diablo tarafından (veya ondan daha güçlü olan, tek şey, yani kader tarafından) seçilmiş bir insan sanırım. standart adam marius, bu bağlamda kader kurbanı. ayrıca ya ölecekti, ya da yol arkadaşı ile gidecekti. ki karizma desen var, şeytan tüyü desen var nası takip edilmesin bu yol arkadaşı dark wanderer. işte marius'un bir taverna dolusu adam arasında öldürülmemesi bu şekilde açıklanabilir sanıyorum.

    marius'un geçmişine bakarsak, horadrim mezhebini bir süre takip etmiş bir paslanmış tüfek olduğunu görürüz(çok detay bulamadım bu konuyla ilgili; bir rivayete göre diablo 1'de tristram'daki sarhoş abimiz marius olabilirmişmişmiş, ama onun adı farnham idi, neyse.). dark wanderer tarafından seçilmesi, bu dini ve savaşçı kişiliği ile ilgili olabilir. çok yol gitmiş, diablo'yu, abisi mephisto'yu ve baal'ı görmüş bir insan. sıradan bir insan evladı için, bu haşmetli yaratıkları görmek ve aklına sahip çıkabilmek oldukça zor bir şey kabul etmek gerek. emeğe saygı, +rep marius'a. yolda yaşadıkları yeterince zor oldu onun için; kaçmasının ardından travmalar ile delirmesi bu açıdan kabul edilebilir.

    kıyas açısından söylüyorum, yunan mitolojisinden gereksiz bilgi: zeus yine dünyadan kendine ölümlü bir manita yapmış, hera bunu kıskanmış. sonra hera hatunu öldürmek istemiş ama zeusa karşı bir iş yapmaya götü yemediği için hatuna gidip "zeus, sana hep yalan sureti öle gözüküyor, aslında o öyle değil. seni o kadar seviyorsa gerçek sureti ile gözüksün bakalım" demiş. sonrasında karı "zeus bana gerçek yüzünü göster yalan söyleme" demiş, zeus da söz dinleyip, olacakları bile bile allahsal sureti ile çıkmış karşısına ve hatun anında ölmüş. nitekim tanrısal kurumlara çıplak gözle bakmak gözü kör eder, deriyi yakar, holy fire denilen bir şey yapar. neyse, kıssadan hisse: muazzam güçlü yaratıklara bakmak, onların yaydıkları kozmik süper güçlü ışınlara falan maruz kalmak ölüme sebebiyet verir. lafı nereye getireceğim, bakın zeus da diablo, mephisto, baal gibi tanrı sonuçta. bu prime evillara bir arada iken bakmak, ne bileyim archangel tyrael tarafından ümüğüne yapışılmak falan her insanın yapabileceği, kaldırabileceği şeyler değildir. bu açıdan incelendiğinde, marius'a saygı duymanın gerekliliği ortaya çıkacaktır.

    bir de üçüncü konu, elemanın şanslı olması. genelde evil side tarafından öldürülen tipler, sonsuz işkenceye maruz bırakılırlar. dirisini öldürdükten sonra, ruhuna işkence yapılmaya devam eder. koskoca angel izual bile o kadar işkenceye maruz kalmıştır ki, aklını kaçırıp tyrael (s.a.v.) için "fool" demeye cür'ed göstermiştir (haşa, sümmehaşa). hah marius ise sadece canından olmuş. işkenceleri ise dünyadaki kısa süreli hayatında fiziksel olarak pek görmemiş, sadece psikolojik sorunlarla boğuşmuştur. nitekim bu savımı destekleyen bir delil olarak, baal'ın (tyrael sıfatı ile) marius'u bulduğu yeri örnek göstereceğim. marius bir tımarhanedeydi, işkence yapılan bir zindanda veya hapishanede değil. gayet makul değil mi?

    son olarak marius'a aşık olma sebebim de, diablo 2'yi ve ek pakedi ile muacerayı sürdürmesi deyip bu kısa yazıyı tamamlayacağım. teşekkürler malius.
    (azureel, 31.10.2007 04:08 ~ 04:14)
  10. adana uzmanı olan yazar.
    (paleface, 08.11.2007 15:14)
  11. yavaştan tematikleşmeye başlayan, kankamsı..
    (iii, 09.11.2007 10:32)
  12. sözlüğe hızlı giriş yapan yazarlarımızdan. istatistikler bölümünün haftanın aktraktifleri bölümünü pek sevdi sanırım. yazmaya başladımı durduramıyorsunuz. her konuda söyleyeceği bir şeyi mutlaka var. bu nedenle ister istemez takılıyorsunuz peşine. bazı konularda aynı görüşte olmasam da, sohbeti sizi sürüklüyor, tartışma bile eğlenceli hale geliyor.

    özellikle bayan kelimesine olan hassaslığı nedeniyle bir çok yazımı editlemek zorunda kaldım. nasıl seveyim kardeşim ? sürekli takipte.*
    (jassmine, 09.11.2007 10:46 ~ 11:02)
  13. tanımam etmem ama rakamlar ile değil de özellikle istanbul anadolu yakası iett otobüs hat numaraları ile kafasını bozmuş olduğunu düşündüğüm yazar.
    (aglaures, 13.11.2007 11:54)
  14. iettşoförü ve yazardır kendisi
    (penguen tezegi, 13.11.2007 11:54)
  15. yıllar yılı iett cefası çekmiş bir bünye görünümündeki yazar. içindekileri sözlüğe boşaltmakla meşgul*insanın zamanının önemli bir bölümünü geçirdiği mekanlar hakkında yazması da doğal...
    (zedt, 13.11.2007 11:55)
  16. adanalıdır ve ankara'da ikamet etmektedir bu yazar kişisi.
    (marius, 13.11.2007 11:55 ~ 11:56)
  17. @2036346 nolu entrisiyle inceden dokundurmuş iyi yazar.
    (dünya koca bir yalandı gördüm, 13.11.2007 12:59)
  18. o öyle ince ruhlu ki, onu ancak onun kadar ince olanlar anlar.

    ben ince değilim ve onu anlamakta zorlanıyorum, ama yemin ederim bak çok çalışıyorum.

    seni seviyorum da üstelik.
    (özlemce, 29.11.2007 15:49)
  19. hakkımdaki ilk (ve tek) giriyi yazarak sözlükte olduğumu ve mevzuya girebildiğimi, buradaki nicklerin ardında kişiler olduğunu bana dolaylı olarak bir kez daha hatırlatmış nesildaş yazar. üstelik ankarada'ymış. ankara'ya selam ederim. takip edeceğim.
    (bkz: canlılık belirtisi)
    (z string, 07.12.2007 00:16)
  20. zirvede pek fazla muhabbet edemediğimiz için üzüldüğüm, "muhabbetin dibi" denen yere beraber inmesi güzel görünen, hatta gelindiğinde "aa geldik mi" diye tepki verilesi anti-seksist yazardır.
    (sudan gelen eşek, 06.01.2008 22:07)
  21. zirvenin araştırmacı-tartışmacı yazarı. bildiğini ve inandığını ne söylemekten ne de tartışmaktan sakınıyor. bir de alınganlığı olmasa.
    (jassmine, 07.01.2008 09:48 ~ 10:39)
  22. yazılarıyla "ben burdayım" diyebilen başarılı yazar. istek şarkılarını söz vermeme rağmen ortamın müsait olmaması hasebiyle okuyamamış bulunmaktan ötürü üzgünüm.
    (abdurrahmanshowtv, 07.01.2008 10:50 ~ 14:35)
  23. bana çok güzel şarkılar göndermişti ve windowsun bizden uçması sebebiyle yitirmiş olduğum konumuna geldiler.
    istemeye korkuyorum, biraz sinirli.
    (özlemce, 07.01.2008 10:53)
  24. beni devamlı yanlış anlayan yazar.

    kendisiyle ilk mesajlaşmamızda bana üç büyük-dört büyük meselesini hatırlatmış ve "ya üç büyükler ya dört büyükler, ikisi aynı anda kullanılamaz" gibi birşey demişti. ardından dört büyük düşmanlığımdan biraz da sert bir şekilde bahsedince, kırdım kendisini galiba, ama sonradan öpüştük barıştık.

    eşcinselliğe önyargılı bakanlar başlığındaki girisi nedeniyle kendisine tebrik mesajı gönderdim, fakat dalga geçtiğimi sandı. neyse ki, sonradan durumu açıklayınca teşekkür etti sağolsun.

    velhasıl; kendisini severek ve ilgiyle takip etmekteyiz; kaliteli yazar, ilginç noktalara parmak basar.
    (küller, 07.01.2008 11:56)
  25. hani çocukken bayramlarda patlatılan çatapatlar vardı..sesini duyduğumuzda önce bi irkilir, sonra da o günün bayram olduğunu hatırlattığı için mutlu ederdi insanı..çocuksuluğu akla getirirdi..işte öyle bir his, öyle bir mutluluk..
    (karlar kraliçesi, 08.01.2008 11:03)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil