evet esas kızın adı buyken esas oğlanında adı sergio olup kıvırcık kısa saçları balon gibi yanaklarıyla çok standart bir adamdı marimar gece gündüz onun için ağlarken ben bir yandan suluğuma su doldurup mavi önlüğümün üzerindeki tebeşir tozlarını sirkeliyor diğer yandan "değmez abla" diyordum içimden neyseki yıllar yıllar geçti de thalia rosalinda'da seçimlerinde daha titiz davranır oldu geldi sonra fernando carrillo "fernando joze" rolünde o an affettim marimar hatasını, sonra diziye birde gerçek adını bilmediğim ama dizideki adı "alex" olan bir başka abide eklendi ki o da hala yeşil gözleriyle hafızalardadır.
bu diziyi ve akabinde thalia'nın tüm dizilerini*** izledikten sonra atlası açıp bu dizinin geçtiği şehirleri bulmaya çalışmışlığım vardır. mexico city, valle encantado falan.
marimar ablamız, sergio abimizin malikânesine gelin gittiğinde, anhelika isimli cadı kaynana-ki, bu sergio'nun gerçek annesi değil, üvey- marimar ablamıza, ailemizin kadınlarına kuşaktan kuşağa geçmiş bilmemne özellikli çok süper değerli gerdanlığı sana vermem için bir şartı yerine getirmen lazım ciğerim demiş ve bahçede, bahçıvana özel hazırlattığı çamur deryasına, kolyeyi atıp, marimar'dan ağzıyla yoklayarak bulmasını istemiştir. ağzı yüzü çamur içinde marimar, ağzında gerdanlık, anhelika'ya hınçla bakar falan, sonra anhelika, marimar'ın kumsalda bir klübede yaşayan nenesiye dedesinin klübesini yaktırır falan.
lan tam türk filmi, hadi diyelim sevmedin gelini, en fazla oğluna fitnele, güzel iş yapamıyor falan diye. anhelika'dan daha fazlasını bir türk filmlerinin kaynanaları yapar, kıza bir şey içirip uyutur, o vaziyette herifin biriyle fotoğrafını çekip oğluna gösterir, yuh artık, lan en gaddar kaynana yapmaz bunu gerçekte, oğlan bu kadar enayi mi.
marimar'ın sonlarında ise, ablamız zengin olur. anhelika'nın yeni bir adamla evlendikten sonra doğan çocuğunun lösemi olması üzerine, anhelika, gelir, paraaaa diye ablamıza yalvarır falan, marimar durur mu, bahçıvanına emreder, bahçeye bir çamur havuzu hazırla diye, çekleri atar çamur havuzunun içine, ağzınla alacaksın, toplayacaksın onları anhelika der, başka şekilde para vermem, çocuğun ölür.
vayy be, küçükken, ''ohhh canıma değsin, marimar'ın yerinde olsam, daha fazlasını yapardım.'' diye diye izlerdim.
hep aynı saç modelini kullanırdı yine bu modeller de zenginlik ve fakirlik dönemine göre ikiye ayrılır. fakirken hep çamurlu salık saç modelini, zenginken de ön kısımları bant gibi yapıştırılmış koca bir topuzu kullandı. bir de denizkızı kılığında çıkardı başlarkenki "ma- ri- mar auuu! dostanitassoyy" müziği eşliğinde ki çocukluk aklı, ilerleyen bölümlerde deniz kızı olacak sanırdım.