swinging london efsanesi, vakti zamanında yunan tanrıçalarına parmak ısırtacak kadar güzel olan kadın. ilk olarak ilk jagger/richards bestelerinden biri olan
as tears go by ile, biraz da şans eseri müzik piyasasına girmiştir. zira son derece üst sınıf bir ailede, yüksek kültür ortamında yetiştirilmiş, kendi deyimiyle hafiften züppe bir kızdır marianne. popüler müzik aklına bile gelmez, burun kıvırır önceleri. ama altmışların büyüsü onu da içine çeker en sonunda. 1965-71 yılları arasında
mick jagger ile yaşar ve son derece çalkantılı bir ilişkileri olmuş olsa da onu hayatı boyunca "o" olarak hatırlar. hamileliğinin geç bir evresinde çocuğunu düşürür,çok yakın olduğu
brian jones'un ölümünün ardından intihara kalkışır.(
wild horses bu olay üzerine yazılmıştır.) rolling stones rock 'n' roll circus konser filminde, şarkının güzelliğine mi onun güzelliğine mi dikkat edilmesi gerektiğine karar vermesi çok zor olan bir something better yorumu vardır; ki bu, onun bu kırılgan, ince sesinin son düzgün kaydıdır. mick jagger'dan ayrıldıktan sonra bir süre sokaklarda yaşar, eroinle beslenir. bu hayatın üzerindeki etkileri,
david bowie'yle yaptığı
i got you babe düetinde de açıkça gözlenebilir. marianne'ın yalnızca iki yılda sesine verdiği zarar inanılır gibi değildir. yetmişlerin ilk yarısında bir duvarın üzerinde yaşamayı sürdürür, temel geçim kaynağı da, keith richards'ın mutlaka bir yolunu bulup kendisine ulaştırdığı
sister morphine'in telif ücretleridir.
1979 yılında hiç kimsenin kendisinden beklemediğini yapar marianne faithfull, ve
broken english adlı bir şaheserle müzik kariyerinde ikinci bir bahar başlatır. o zamandan beri tam bir sanatçıdır. "yeni" sesi inanılmaz derecede karizmatik ve karakterlidir, şarkıları derin, şiirsel, canlı performansları efsanevi. keşfedilmesi, yayılması ve hatırlanması gereken bir yetenek...