ezberlerin saf saf ordular kurup üstümüze yürüdüğü, ve yürüdüğü her şehri darmaduman ettiği bu modern çağın kapitalist paletleri altında, ezilmemeyi başaran bir çığlık gibi okunur maria puder. ve bütün savaşlar gibi, hep kandan ve irinden mürekkep bu ahir zaman savaşında, kelimeleriyle sevişir maria puder. ve aşkın, ve yürek harbinin, ve salt insanca başkaldırının, bu demirden ve çelikten mengenelerle kurulan emperyal tahakküme isyanıdır maria puder.
uyanılmasın, asla sabahına varılmasın istenen bir tatlı düş gibidir maria puder. sağın sağ olmaktan, solun sol olmaktan çoktaaan çıktığı, beyinlerin uyuşturulduğu bir yenilgiler çağının, çelik değirmenlerine karşı yine yeni yeniden bir don kişottur maria puder.
her kelimesini imbikle süzen, asla boş yazmayan, asla laf olsun diye torba doldurmayan, asla ucuz popülizm peşinde koşmayan bir
ilaç ehlidir maria puder. o en güzel, o en kadim zamanların haşmetli fikir işçileri gibi; nabza göre şerbet değil, her nabza şerbet olacak bir deva gibidir maria puder.
hâsıl-ı kelam, her şeyin yazıldığı, her şeyin söylendiği, ama hiç bir şeyin muhasebesinin yapılmadığı bir çağda, hiç yılmasın, hiç yorulmasın, hep yazsın istediğimdir, tek kelimeyle
muharrirdir maria puder.