bu sene avustralya tenis turnuvasında finale yükselip
roger federer'e yenilen rus tenisçi.
2001 yılında amerika açık'ı kazanmıştır.
bu yıl avustralya da andrea agassi yetam 33 ace atıp , hiç çift hata yapmadan agassiyi tekmeleyen yakışıklı mı yakışıklı , hırslı , bi gün bir numara olacağına inandığım tenisçi
son derece hırslı, karizmatik ve teknik bir oyuncudur.
roland garros 2004 de son derece kritik bir oyunda, cok uzun suren bir ralliyi kazaninca sevincten sortunu indirmis ve bu hareketi nedeniyle hakem tarafından cezalandırılarak kazandığı puanı rakibine verilmiştir. nedendir bilinmez her maçı 5 sete uzar ve tie-breaklere kadar gider.
ayrıca kendisi kadar hırslı olan kızkardeşi
dinara safina da kortlarda rüzgar gibi esmeye başlamıştır.
(mezun, 31.05.2004 16:56)
roland garros'ta elendiği maçta elindeki sıyrık, çizik tarzı üfürükten yaraları bahane edip devamlı maçı durdurduğu yetmiyormuş gibi maçtan sonra basın toplantısında
artiz bir şekilde iki elindeki bütün sıyrıkları teker teker one, two, three,..., eleven diye sayıp ezikliğini belli eden, üstün bir tekniğe sahip olmadığı halde psikopat gazıyla rakiplerini tırstıran tenisçi.
(spyder, 01.06.2004 14:25 ~ 14:26)
kuvvetli servislere sahip olan servis vole oyununu iyi tatbik eden tenisçilerden,başarılıdır fakat tenis dünyasında fazla sevilmeyen bir tiptir yıllardır kendini en iyi görmektedir ben oldum triplerindedir
(jamal, 01.06.2004 14:29)
finalde rakibi lleyton hewitt'i yenip bu seneki avusturalya tenis turnuvasını kazanan insandır.ayrıca 2. grandslam'ini de kazanmıştır. karizmadır, şirindir, öyledir işte. federer'le yaptığı yarı final maçı bi daha bi daha izlenmeye değerdir ayrıca.
(bkz:
hastasıyım)
ta 99'da "bu adam geleceğin yıldızı hatta efsanesi olacak" gibisinde kehanette bulunmuştum ama fena yanıldım. olamadı ve ben bu ısrarlı iddiamla insanlardan "tenis bilmiyor" damgası yedim. evet çok yetenekli ama teniste çok önemli olan sinirlerine hakim olabilme özelliği yok kendisinde. sezon içinde, bırakın sezonu oyun içinde öyle zikzaklar çiziyor ki "la bu bizim adam mı acaba?" diye ayar çekesi geliyor tvye insanın.
iki kez kaybettiği avusturalya açık'ı üçüncü finalinde kazanan zat
bu tenisçinin taraftarı olmak kolay iş değildir.çünkü kendisi seyircileri sürekli şaşırtan bir oyun sergilemektedir.avustralya açık tenis turnuvası yarı final ve final maçında da yüreklerimizi hoplatmıştır.yakında kalp hastası yapacak bu adam bizi.
federer ile yaptığı yarı final maçı hewitt ile yaptığı final maçından çok daha heyecanlı ve güzel geçmiştir.yarı final maçında setlerde 2-1 yenikken, 4.sette tiebreakte de 5-2 yenik durumdayken maçı kazanabilmiş bir şahsiyettir.7 kere maç puanı hakkı kazanmıştır ama 6 sında ya çok saçma hatalar yapmış ya da federer tüm gücüyle oyuna asılmış olduğundan fırsatları değerlendirememiştir.hem yarı finalde hem de finalde bir sürü basit hata yapmıştır.ama hatalarını köşelere gönderdiği mükemmel toplarıyla kapatabilmiştir.bence kupayı haketmiştir.
(amorph, 31.01.2005 11:28 ~ 19:26)
gününde olduğunda rakip tanımayan, aksi takdirde
hülya avşar'a bile yenilebilecek bir tenisçidir kendisi..
benzer özellikte ancak bir başka spor dalıyla uğraşan versiyonu için (bkz:
fevzi tuncay)
kendisi 2005 avustralya açık'ta yaptığı inanılmaz vuruşla federer'in elindeki raketi fırlatıp bir an tenisi bırakmayı düşünmesine neden olan yüce şahsiyettir.
sinirlendiği zaman raketini ortadan ikiye ayırarak sinirlerini bastırmaya çalışan bir tenisçidir aynı zamanda.
maç içerisinde kolayca sinirlenebilen, sinirlerine hakim olma konusunda sorunları olan ve büyük ölçüde bu özelliğinden dolayı bu sene sıralamada çok gerilere düşen
rus tenisçidir.
çok kuvvetli servisleri vardır ama, o ayrı.
bir gün sinirlendiğinde dünyayı kurtaran adam'daki cüneyt arkın edasıyla attığı bir topla rakibini ortadan ikiye bölecek bu, ondan korkuyorum.
amerika açıkta sol elinden sakatlanan safin bu sezonu kapattı.hem eğlence hem de dinlenme olsun diye de katmandudaki dünyanın 6. en büyük dağına çıkmaktadır. farklı şeyler de denemek istediğini hatta bu dağ turunun hem fiziksel hem de ruhsal olarak kendisine çok iyi geleceğini söylüyor. maratın toprlanmasını büyük umutlarla bekliyorum.
hiç şüphesiz tenise en çok yakışan kişidir. karizmatik,sempatik ve ağırbaşlı bir insandır. kazandığı hiçbir maçta hoplayıp zıplamaz.çok kibar bir şekilde rakibini teselli eder. dünyanın en yetenekli tenisçisidir. maç esnasında sinirlerine hakim olamadığı için çok maç kaybetmiştir. böylece beklediğimiz gibi efsane olamamıştır. onunla oynayan birçok tenisçinin tek taktiği maratı sinirlendirmektir. ne demişler
keskin sirke küpüne zarar
yine de maçları çok zevkli geçer. onu izleyen herkesin bir ara sinirlerini bozsa da maçtan keyifle çıkmalarını sağlamıştır. ne federer ne nadal ne de bir başkası hiçbir maçta onun kadar zevk veremez.
ayrıca tenise ne kadar yakıştığını görmek için:
http://picasaweb.google.com.tr/...(eldest, 02.10.2007 18:11 ~ 22.02.2008 15:45)
aslen
tatar * olan rus tenisçi.
hem başarılı hem de yakışıklı rus tenisçi. izlemeye doyun olmayanlardan.
bir de kız kardeşi
dinara safina vardır. onu daha iyi tanırım.
file hakemini yanlışlıkla vurduktan sonra gönlünü almak için gidip yanağından öpmüş saygıdeğer abimiz. karizması tavandır.
http://www.youtube.com/...
kortların deli çocuğu. us open 2009 ilk turunda aldığı mağlubiyetle tenise veda etti.
us open 2009'un ilk turunda aldığı mağlubiyetle grand slam'lere veda etmiş, kariyerinin son profesyonel tenis turnuvasını ise, bu hafta paris'te oynamakta olan yetenekli ve asabi tenisçi.
2009 sonunda tenisi bırakacağını çok önceden açıkladığı için, zaten bu yıl onun adına, bir veda yılı gibi geçti. katıldığı turnuvalarda yine maçları önemseyerek oynadı tabii ama, form durumu yerlerde süründüğünden ve bunu düzeltmek için de doğal olarak fazla kasmamasından dolayı, pek maç kazanamadı. dün paris masters'ın ilk turunda thierry ascione karşısında 3 maç puanı çevirip - 3'ünü de ace atarak - maçı 3 sette kazanmayı başardı ve ikinci tura yükseldi. ikinci tur maçında, yarın us open 2009 şampiyonu juan martin del potro ile oynayacak. çok fazla şansı yok, zaten kendisi de şu anki oyunuyla del potro'yu yenemeyeceğini bildiğini ama yine de elinden geleni yapacağını söylemiş.
demem odur ki, yarın eğer imkanınız varsa, oturun bilgisayarınızın başına, bulun bir stream falan, bu güzel adamın kariyerindeki son maçını izleyin. doya doya, sindire sindire. zira, bir daha isteseniz de izleyemeyeceksiniz...
not: o kadar kesin konuştuk, "son maç, son maç" diye, safin kazanırsa fena patlayacağız, ki ben ona da hazır ve razıyım.
marat bir türk adıdır ve kendisinin türk kökenli olduğunu okumuştum. kız kardeşi de dünyaca ünlü ve güzel mi güzel bir tenisçi olan
dinara safina'dır.
düzeltme:
noyabr arkadaşımız marat safin'in tatar olduğunu belirtti, ben de ufak bir araştırmadan sonra doğru olduğunu gördüm. türki kökene sahip bir kişiymiş. dinara safina'nın güzelliğini ise biraz abarttım galiba, şirin mi şirin diyelim en iyisi biz ona.
*
agassi'nin uyuşturucu itirafı üzerine ona çok sağlam bir ayar vermiştir.