|
|
- kıpkırmızı bir fas şehri. evlerin hepsi aynı tuhaf kiremit renginde, toprakla bir. çok katı bir düzen anlayışıyla yapılandırılmış şehir, anlayacağınız. yollar çok geniş ve ferah, ama yine de iki şeridi ortalayıp gitmeyi tercih ediyorlar nedense.
en görkemli yapıları camileri. aynı zamanda kütüphane olan kutübiye ve yirmi bin kişi kapasiteli menara camileri bunlara örnek. nüfusun geneli müslüman, ama bir yahudi mahallesi de bulunmakta.
bir bahaya sarayı var ki, 4 karısı ve 24 cariyesi olan o dönemin (1800'lerin sonları) kralı, en sevdiği karısının ismini vermiş ona. bu sevilmenin nedeni hatunun çok güzel, akıllı olması değil, krala ilk erkek çocuğunu vermesi. komik. tam bu esnada yerel rehberimizin poligamiye sıcak baktığını anlatması daha da komik (ve yüz ifadesinden ciddi olup olmadığı anlaşılmıyor). bunu, kendisinin 42 yaşında hala sap oluşuna vermemek elde değil.
ancak rehber bunun hemen ardından günümüzde fas'ta ikinci kadınla evliliğin, ilk kadının imzasıyla mümkün olduğunu belirtiyor. küçümseyen bakışlarım kayboluyor, öfke doluyorum. ama bu onların sorunu öyle değil mi?
son olarak, kargaşa dolu bir meydanı var marakeş'in: cemal efna (djemaa el fna) meydanı. yılanları boynunuza sarmaya çalışan adamdan kurtuldunuz mu? o kadar da sevinmeyin. daha maymun satıcılarından ve elinize zorla kına yapmaya çalışan kadınlardan kaçmanız gerekiyor. iyi şanslar.
- ankara bilkent'te yer alan, nargilesiyle ünlü olan, fiyatları biraz el yakan, genellikle bilkent öğrencilerine vız gelen, acıkılırsa tavuklu krebinin yenmesi tavsiye edilen cafe.
ayrıca eskiden güllü nargile bulunduran, artık böyle bir lüksü olmayan; yine de kendi tütününüzü götürüp rica ederseniz o nargileyi yapabilecekleri otantik mekan.
- fas deyince herkesin en güzel kentinin kazablanka olduğunu düşündüğü, ancak kazablanka'dan kat kat daha güzel şehir, fas'ın antalya'sı ...
- ilk gittiğinizde bu kadar apartmanın arasında böyle bir yer mi varmış dedirten sakin, çok güzel nargilesi olan daha çok bilkentlilerin takıldığı mekan...
- kadıköy'de bir garip nargile cafedir. örneğin; sevgilinizle buluşur, girersiniz içeri, herşey güzel başlar. alırsınız cola fanta artık ne içeceksiniz kısacası moda* girmeye başlarsınız yavaştan. müzik de iyidir (şansa), emre aydın falan. derken sarılayim bir sevgilime dersiniz kendinizi moda sokmuşken o da nesi 50 cent çalmaya başlar. hadi dersiniz playliste yanlışlıkla girmiştir, shuffle modundadır falan, ardından eminem çalar derken rihanna ardından tekrar slow. kısacası mekan (özellikle camekan tarzı olan bölme), nargileler, garsonlar çok iyidir ama müzikler için aynı şeyleri söylemek imkansıza yakındır. ha derseniz ki yok kardeşim ben sevgilimle daima kulaklık takar gezerim birbirimizin ne dediğini de duymaz anlamayız o zaman gidin görün güzel yerdir.
- (bkz: marakeş'te sesler)
- taksim'de studio live'ın biraz ilerisinde kalan, havalandırma ve tuvalet altyapısı bulunmayan, bunun da yanında iğrenç bir grup çıkararak yılbaşımın içine etmiş barımsı şey.
- (bkz: marrakech)
|