"mao, çin'de halk savaşının örgütleyicisi, planlayıcısı ve önderidir. o zamanlar 400 milyonu bulan bu köylü ülkesinde gerçekleşen devrim, esas olarak mao zedung'un eseridir.
1927 bahar ve yaz aylarında guomindang'ın birleşik cepheye ihanetiyle ortaya çıkan beyaz terörden zorlukla kaçtı. karısı öldürüldü. aynı yıl hunan'da güz hasadı ayaklanmasını yönetti, ancak başarısız oldu. burada da guomindang askerlerinin elinden kurtulmayı başardığında kurşuna dizilmeye götürülüyordu. artık bir avuç kalmış takipçileriyle birlikte güneydoğu çin'deki jinggang dağlarına gittiler. burada 1931-1934 yılları arasında bir kurtarılmış bölgede çin sovyet cumhuriyeti kuruldu ve mao da onun başkanı seçildi.
(...)
çin-japon savaşı sırasında mao ısrarla guomintang'la bir ittifak arayışına girdi, bunda başarılı da oldu. ittifak kuvvetleri içinde zaman zaman çatışma çıksa ve hatta guomindang çkp kuvvetlerini çatışmaların büyük bölümünde yalnız bıraksa dahi, sonuç, halk kurtuluş ordusu'nun ve çkp'nin yüzmilyonlarca insanın kafasında meşrulaşması oldu. bu dönemde çkp hemen sadece düşman birliklerinden yardım alıyordu; oysa abd sürekli olarak guomindang kuvvetlerini teçhiz ediyordu.
ikinci dünya savaşından sonra da abd çan kay-şek kuvvetlerine yardıma devam etti. oysa bu sırada çkp ve guomindang arasındaki ittifak sona ermiş ve yeni bir iç savaş başlamıştı. dolayısıyla abd, açıkça bu çatışmada taraf oluyordu.
(...)
iktidarı aldıktan sonra mao 1958'e kadar süren bir kollektivizasyon kampanyası başlattı. bu sırada enflasyona karşı sert bir fiyat kontrolü ve eğitimsiz köylü nüfusu için de yaygın bir okuma yazma kampanyası başlatıldı. "toprak, toprak ağalarından alınarak yoksul köylülere dağıtıldı." geniş kapsamlı sanayileşme programları uygulanmaya çalışıldı. bu dönemde çin'in yıllık büyümesi, kültürel gelişme bir tarafa konulaca olursa, "yüzde 4 ila 9" arasındadır.
yine bu dönemde yüz çiçek kampanyası başlatıldı. buna göre, herkes çin'in nasıl yönetilmesini istediğini söylemekte serbestti.(...)
yine 1958'de büyük ileri atılım başlatıldı. bu, sovyet sanayi modelinin dışındaydı; bu yüzden parti içinde de muhalefetle karşılaştı. buna göre çin tarımı kollektivize edilecek ve kırsal alanda endüstri özendirilecekti.
başlangıçta büyük ileri atılım gerçekten büyük başarı gösterdi. ancak mao'nun da içinde olduğu parti çevrelerinde bu başarının daha da artırılabileceği düşünceleri de yaygınlaştı. artan sayıda köylüler çelik üretimine kaydırıldı.
bu nedenlerle 1959'da büyük ileri atılım bir felakete yol açtı. gerçi çelik üretim hedeflerine ulaşılmıştı ama açığa çıtı ki bunların önemli bölümü kullanılamaz durumdaydı.
yine aynı dönemde çin-sovyet ilişkileri de bozuluyordu. kruşçev bu nedenle çin'e sovyet yardımını kesti; buna karşı tepki ise çin'de sovyet düşmanlığıyla karakterize olan milliyetçiliğin tırmanması oldu. artık sovyetlerle sınır çatışmaları bile görülmeye başlanmıştı. çkp tarafında ise ekonomide hatalar sürüyordu; gerçekçi olmayan tahıl talep ediliyordu. böylece, savaş sonrası yeniden sanayileşme hamleleriyle bir parça düzelen ekonomi, açlıkla sonuçlandı. bu dönemdeki felaketin sonuçları tam olarak bilinmiyor, ancak bazıları (örneğin amerikalı tarihçi edwin moise) 12 milyon kadar insanın öldüğünü iddia ediyorlar.
(...)
1966'da başlayan kültür devrimiyle parti hiyerarşisi hiçe sayılarak iktidar doğrudan doğruya kızıl muhafızlara verildi. bunlar çoğunlukla gençlerdi ve kendi mahkemelerini bile oluşturuyorlardı. sonuçta yüzmilyonların kitle inisiyatifleri bu hareketle ayağa kaldırıldı; ama bunun bedeli ağır oldu. ekonomik ve sosyal kaos artarken yüzyıllara dayanan kültürel değerler de tahrip ediliyordu. bu dönemde mao halefi olarak bütün savaş yıllarından tanıdığı lin biao'yu seçti. ancak çatışmalar öyle noktalara dayanmıştı ki, lin'in mao'ya karşı askeri bir darbe düzenlemeye çalıştığı iddia edildi, lin ise resmi açıklamaya göre çin'den kaçmaya çalışırken moğolistan üzerinde şüpheli bir uçak kazasında öldü."
http://tr.wikipedia.org/...
iktidara temsili demokrasi ile değil bir halk ayaklanması ile gelmiş, çoğunluğun iradesini temsil etmenin ötesinde iradeyi o çoğunluğa vermeye çalışmış bir insandır. bahsedilen hatalar olmuştur elbette, ama teorik olarak da çok tartışılabilir mao. ama neden sonuç ilişkilerinin dışında "pek bir manyaktı, pek bir diktatördü canım" diyenlere dönüp bir ansiklopedi okumalarını öneririm. demokratikleşme adına bu adamın yapmaya çalıştıklarının onda biri bile bu ülkede yapılmamıştır. toprak ağalarını yok ederek köylüyü toprak sahibi yapmak bile feodal bir ülkenin gelişmesi için yapılan büyük bir ekonomik hamledir. kendi
sedat bucaklarını iktidara değil hapse yollamış bir ülkeden bahsediyoruz.
sanayiyi geliştirmek adına bunca bedel ödemeli miydi halk diye sorarsanız ben de haklısınız derim. o dönem sosyalizm algısı sanayinin gelişmesi ile sınırlı tutulabiliyordu. ama bugün sanayinin gelişmesi adına yüzbinlerce insanın 450 milyon asgari ücretle çalıştığı bir ülkeden bu yorumu yapıyor olmamız ayrıca bir komik geliyor.
mao'nun amacı sosyalist bir çin'di. yüzeysel bir bakışla bugün kapitalist sanayileşmiş çin onun eseri oldu ve biz o çinle sanayide rekabet edemiyoruz. bu da tarihin ilginç bir cilvesi.