manzarek   

adana çık aradan

  1. (bkz: ray manzarek)
    (tenement funster, 16.01.2007 20:02)
  2. en sevilmeyen girileri ne bakıldığında düşünce yapısı rahatça anlaşılacak kişi.
    her şeye objektif bakmaya çalışan insanlardan belli. o böyle olsun şu şöyle olsun, ne güzel. hatta hayat the secret.

    ama öyle olmuyor.
    her sabah uyanınca "her lafı yalan dolan olan hürriyet" yerine, "akp yanlısı yayın yapan zaman" okumak bünyeye iyi gelmiyor görüldüğü üzere.

    ayrıca bir de harekat ile ilgili yorumu var ki, o hakkaten süper. bugüne kadar gelmiş tüm insanlar bunu düşünemedi, fakat kendisi düşündü. keşke her 60 yılda bir doğsa da iktidara gelse falan.
    (neo, 29.02.2008 02:14)
  3. günün stresini attıran, beyin fırtınalarına gark eden yazardır. hıncal uluç gibi her konuda bir yorumu olan ama çok daha sempatik bir adamdır.

    hay allah iyiliğini versin!
    amin.
    (emigrant, 18.03.2008 01:32)
  4. andre gide şöyle diyor; ''sizin yazdıklarınızı başkaları daha iyi yazıyorsa kırın kaleminizi.''

    tam bir başlığın altına birşeyler yazmayı planlıyorum fakat önce yazılanları okumam lazım. okurken bir giri ile karşılaşıyorum, konuya noktayı koymuş, üstüne artık yazılcak birşey kalmamış. başka başlığa geçiyorum, yazacaklarımı planlıyorken, yine bir yazar çıkıyor karşıma, öyle güzel şakayla karışık doğruları yüzünüze çarpıyor ki anlamsızlaşıyor yazmak, benim için, andre gide'nin tavsiyesine uyup kırıyorum kalemimi. tabii bazen inat ediyorum, ''olsun ben yine de yazıcam'' deyip karalıyorum birşeyler içime sinmeyerek.

    en sevilmeyen girileri ne bakıldığında düşünce yapısı rahatça anlaşılacak kişi gerçekten. olaylara (maalesef) objektif bak(a)mayanlar tarafından oluşturulan bir liste. ama zordur zaten objektif olmak, hele ki herşeye salt iyi, salt kötü olarak bakmaya alıştırılmışsanız, bu düşüncenin dışına çıkmayı başaramadıysanız hakikaten zor birileri için objektif olmak, olaylara objektif bakanları anlamak, yazılanları anlamlandırmak.
    tekrar tekrar okuyup, tekrar tekrar oyluyorum en sevilmeyenlerini, sadece bir oy hakkım olduğunu bile bile. ama içime sindiremiyorum bazı girilerinin en beğenilmeyenlerin içinde olmasını, sanatının doruk noktası olması gerekirken. ve diğer yazdıklarının...

    ve son olarak tüm yazdıkları için eline sağlık diyorum, ve kendisini 'taraf' olmakla suçlayanlara, yazılanları anlamaya çalışarak okumalarını, tarafsız olmalarını tavsiye ediyorum...
    (kabuk adam, 18.03.2008 20:11 ~ 04.10.2008 14:19)
  5. deli olduğum gerçeğini hatırlatmış yazardır. mutlu etti beni teşekkürler kendisine.
    (henriçayniski, 26.03.2008 03:07)
  6. sınır tanımayan halaycılar örgütü kurulup kendisi de halay başı yapılarak halay çeke çeke dünya turu yapılası dost.
    (voiceofloneliness, 11.04.2008 19:15 ~ 19:16)
  7. artık onu sevip sevmediğimi pek de umursamayan yazar *

    galiba kendisi beni pek sevmiyor artık *
    (neva, 28.04.2008 11:51)
  8. semantik antikalığının hükmüyle dile geldiği aşikar olan yazar. mevcudiyetine henüz tanık oldum. bu vesileyle istikbaline kafam girsin. neşrettikleri abüs, tıpkı hayat gibi, ama kendi abdal. eh, okurken de haliyle bir zik-ir deryasındaymışcasına esriyorsunuz.
    (ipimlekusagim, 08.05.2008 14:58 ~ 14:58)
  9. en verimli çağında sözlükten uçmuş yazar. hakkında hayırlı olsun.

    tüm yazar dostlarına selam etti. ağlamaklı oldu kerata, gerçek hayatta ulusalcıların korkulu rüyası olmaya devam edeceğini de eklemeyi ihmal etmedi.

    baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş.

    edit: şahsı hakkında yanıltıcı bilgi verdiği için uçmuş olması muhtemel. yakın zamanda dönmeyi umut ediyor.
    (rojhot, 29.05.2008 14:38 ~ 15:26)
  10. aklı selim yazarlardan biri idi. yazdıkları tutarlı, bir çizgisi ve bakış açısı olanlardandı. açıkcası bu kadar akıl tutulması arasında onun objektif yazılarını göremeyecek olmak kötü olacak. gitmesi eksiltti sanki biraz buraları.
    (aglaures, 29.05.2008 14:49)
  11. ironiyle harmanlanmış, zeka ürünü yazılarını okumaktan öyle keyif alıyordum ki. hele o, birilerine ağızlarının payını veren, onlara edecek laf bırakmayan yazılarını okumak ve huşu içinde takdire şayan bir esermiş butonuna basmak apayrı bir keyifti.
    umarım en kısa zamanda tekrar aramıza döner. zira sözlükte ki ulusalcıları, faşistleri, yokluğuyla sevindirmek en son isteyeceği şeydir heralde.
    (kabuk adam, 29.05.2008 17:23)
  12. kahretmiştir beni. asıl açıklamamı daha sonra yapıcam. şimdi yalnız kalmak istiyorum...
    ulan deli çocuk ulan deli çocuk!
    (emigrant, 29.05.2008 22:05)
  13. evet sözlükte savaş açtığı ulusalcı - faşistler bayram ediyor.
    bugün itibariyle kendisinin gidişiyle nick altı yazan beş yazarın, beş girisi en sevilmeyenler listesine girmiş bulunmakta. en sevilmeyen eserleri ile gurur duymakdediğimiz şey tam olarak işte bu .
    ah hocam kaldık bu ulusalcı - faşistlerle başbaşa.*
    (kabuk adam, 29.05.2008 23:13 ~ 23:14)
  14. kendisi şu an yazamıyor, ne desek boş. takıldığım nokta; hakkında yazanların aşkla ve şevkle manzarek'in sözlüğe "ulusalcı-faşistlerle" savaşmak için gönderilmiş bir savaşçı olduğunu dile getiriyor olması. lirik bir ortaçağ masalında hissediyor insan kendini. büyücüler, cadılar... daha doğru bir tabir bulmakta zorlanıyorum, ama aklıma şu geliyor: don kişot'tan çok don kişotçu olmak. evet, böyle bir şey söz konusu sanırım. yine de en iyisini manzarek bilir.

    kendime pay çıkarıyorum: kim hakkında ne yazmış olursam olayım bir gün bu sözlükten uçup gittiğimde arkamdan yazılmasını isteyeceğim en son şey "x-faşistlerle savaştı, şimdi onsuz ne yapacağız?" olur. onun yerine "iyi adamdı!" deyin yeter. herkes desin.
    (ali kamber, 29.05.2008 23:30 ~ 23:31)
  15. uçurulmasına üzüldüm. niçin uçurulduğunu bilmiyorum ama her halde şair yine haklı çıktı.
    bir kaza kurşunu bulur her yerde süvarisiz şaha kalkan atları...
    (voiceofloneliness, 31.05.2008 22:38)
  16. gülmekten yerlere yatıran, yer yer ironik, yer yer ciddi girileriyle damağımda unutulması zor bir tat bırakmıştı manzarek.

    neyse, fazla üzülmenin lüzumu yok, buraların tadı kalmadı pek. robbiefowler, sarhoş ejderha ve ardından manzarek. itü sözlük'ü okumak için teşvik edici bir sebep yok artık.

    belki tekrardan bu mecrada, belki başka mecralarda o güzel yazılarınla bir daha karşılaşabilmek umuduyla, hoşçakal diyorum.
    (küller, 03.06.2008 00:27)
  17. uçurulması çaylaklık günlerime denk geldiği için o ilk üzgünlük ve sinir hali içimde patladı..
    şimdi ne yazsam acı olmayacak; bademin tatlısı da makbul değildir bence.. susuyorum yani şimdilik..

    28 şubat gençliğine ait değildi diyeyim bari en azından, okusun da gevrek gevrek gülsün diyerekten..
    (acibadem, 03.06.2008 00:37 ~ 00:40)