bir psikiyatristin özetle şöyle tanımladığı evlilik:
aşık olduğun insanla evlenirsen yanılma payın fazlasıyla vardır. zaman geçtikçe evliliğinde mantığı ararsın ve aradıklarını o'nda bulamadığını görünce yavaş yavaş aşkın da bitmeye başlar.
mantık sınırları içerisinde evlendiğin insana ise yavaş yavaş aşık olmaya başlarsın ve mantığın aşkla birleştiği yerde mutlu olursun.
iş anlaşması gibi bir şey olsa gerek. insanlar tanışır; kişisel özelliklerini karşılaştırır, oğlumuz/kızımız ne iş yapıyor ona bakar ve birbirlerine tahammül edip edemediğine bakarlar. eğer gerekli yüzdeler tutturuluyorsa nikah dairesinden tarih alınır ve olaylar gelişir. insanların birbirini sevip sevmediğinden öte birbiri çekip çekemediğine göre gelişiyor bazı şeyler. her şeyle ilgili yapıldığı gibi bununla ilgili de araştırma yapılmıs şimdi hatırlayamadığım çok yüksek bir yüzde bulunmuş. evli çiftlere sorulan sorular sonucu ağırlıklı pay birbirini çekme hadisesi üzerine çıkmıs. insanlar belki mutlu değiller ama yalnız kalmamak veya mutsuz olmamak için geliştirdikleri çözümler gerçekten şahane.
olamayacak şeydir. zaten mantık sahibi bir insan evlenmez. dolayısıyla "mantık evliliği yaptım" diyen kişi mantıksız bir iş yapmış olur. "aşk evliliği yaptım" diyen zaten mantıksız bir iş yapmıştır. eşcinsel evlilikleri zaten manyak işi olduğuna göre diyebiliriz ki "mantıklı evlilik yoktur".
[mantığımın sınırlarını zorlayan bir giri oldu. evet.]
yalnızlık kalma korkusu, çocuk isteme, düzenli ve güvenli cinsel hayat ihtiyacı, aşık olamama ihtimali gibi nedenlerle ve aşk olayından tırsmış yada hayal kırıklığına uğramaktan usanmış kişilerin pek de hanım hanımcık ve mantık lı eylemi.
hayatının beyaz atlı prensini/hanım hanımcık prensesini bulanlar yada hala aramaya inanıp devam edenler için uzak çözüm olsa da pek işlevlidir kendisi.
özellikle yanlış insanları seçip onlara aşık olma huyu geliştirmiş, ilişkileri kısa süren, aşkın gözü kör etmesi geçtikten sonra arda kalana tahammül edemeyen kişiler için biçilmiş kaftan. en azından seçeceği kişiye kör değil gören ve anlayan gözlerle bakmayı becerebilir bu kişi. bi de bu yakın temas aşk doğurursa süreç içinde o zaman tadından yenmez bi yemek olur.
ha tabi ben mantık evliliği yapacam nidalarıyla aşık olduğu kişileri evlenilebilir listesinden silmek akıllara zarardır, amandır ofdur.
sevmediğimiz birine nasıl dokunacaz sorusunun fizikselleşmiş hali* sırf kafanız uyuşuyor diye biriyle evlenilmez, erkek için pek farketmez de bayan için nolucak, nasıl giricek o adamla aynı yataga?? bu gibi sorular döner durur kafada..
a:alt komşu
a.k:alt komuşunun karısı
m.e.y.k: mantık evliliği yapan kadın
m.e.y.e:mantık evliliği yapan erkek
a: hanım bak yeni evliler gene sevişmeye çalışıyo galiba ehe ehe gel dinle
a.k: nerden anladın bey???
a: gelin durmadan kusuyor damadın üstüne umarım alışır ilerde, gel gel bak dinle..
------
m.e.y.k: röaaahhhh..ayh pardon!!!! (bkz: oha)
m.e.y.e: nooldu hayatım gene kustun ya bu hafta bu 3.
me.y.k: ay dur hamdi bünye daha alışmadı, alışsın hele bi dur rööaaaah...
m.e.y.e: peki hayatım, ben bir bez getireyim....
bilimsel olarak aşkın ömrünün 2(iki) yıl olarak saptandığı düşünülürse mantık evliliği mantıklıdır.
evlilik arefesinde olan ve sürekli gözlem yaparak evliliği sorgulayan araştırmacı bünyenin çıkardığı sonuç ise ortadadır: aşk bitecektir ve aşıkken sevdiceğinizde göremediğiniz kusurlar size bir iğne gibi batmaya başlayacaktır. biraz sevgi ve saygı ile yürütülen mantıklı ilişkilerde ise yıllar sonra aşk yaşama ihtimali yüksektir ki bunun da tadından yenmez.
çıkar amaçlarına dayalı evliliktir. yani nedir? zengin, iyi iş sahibi bir adam ile evlenmektir. yani nedir? sevmeden, aşık olmadan, yani sırf parası için, uzun süredir tanımadığın bir adamla evlenmek, onunla aynı yatağa girmektir...yani? bildiğin fahişe'dir işte canım...farkı nedir?!
yanyana duran iki benzer noktanın, farklı bir şeyler bulmak umuduyla ayrı yönlere doğru hızla yol alıp, bir şey bulmaktan ümidi kestikleri yerde, birbirlerini yeniden görüp de en iyisi beraber takılalım demelerine; mantık evliliği denir.
aşkı buldugunu sanan bir cok kişinin cok saçma diye düşündüğü fakat uzun sürmeyen bal ayları gectikten sonra kavgaların artmaya basladıgı evlilik şekli olan aşk evliliğinden cok daha uzun sürelidir. ki zaten bir cok aşk evlilğininde 2 yılından sonra cıftler arasında kalan tek şeyin sadece alışkanlık (bağımlılık diye de adlandırılır) oldugu düşünüldüğünde iki tür evlilik arasında bir süre sonra pek fark kalmamaktadır.
belirtilmesi gereken bir diğer konu da mantık evliliği arada bir etkileşim olmadan yapılmadığıdır. yani eşya almaya benzetenler de şöyle düşünsünmelidir herkes beğendiği eşyayı alır ve alırken özellikleri ön plandadır.
evliliğin her zaman kara bir kutu olduğunu ve içine girmeden asla nasıl bir şey olduğunun öğrenilemeyeceğini düşünen biri olarak değerlendirmek istiyorum bu evlilik türünü. genel olarak evlenmek isteyen insanların önünde iki seçenek vardır; ya aşk evliliği yapacaklardır ya da mantık evliliği. ikisinin bir arada olduğu durumlar da vardır tabi ki ama istisnai bir durum olduğu için onu değerlendirme dışı bırakıyorum.
dediğim gibi, kara bir kutu olan evliliğin içine girildiğinizde karşımıza ne çıkacağını bilemeyiz. ne kadar önceden de tanısanız evlendiğiniz insanı, ne kadar uzun süre çıksanız; hatta uzun bir süre aynı evi paylaşsanız dahi evlilikte o belki de yıllardır tanıdığınızı düşündüğünüz insanın bambaşka yönlerini görmeye başlayacaksınız. tüm huysuzluklarını, sizden itina ile sakladığı olumsuz yönleri bir bir ortaya dökülecek. tabi aynı şekilde sizinkiler de. her görüşmenizde karşınızda sizin için güzel güzel giyinmiş, bakımlı biri yerine sabah uyandığınızda karşınızda artık pijamalarıyla gözlerinde çapak olan biri olacak. artık gerçeklerle yüzleşmeye başlamışınızdır. bundan sonrasının ne olacağı asıl önem kazanacaktır işte. ya işler sarpa sarar mutsuz bir evliliğe doğru gidersiniz; ya da tam tersi olur ve..
eğer mutsuz bir evlilik olursa evliliğim, geriye dönüp baktığımda elimde tutunacak, sığınacak bir şeylerim olsun istiyorum ben. yanlış kişiyle evlenmiş olduğum gerçeği karşısında kendimi haklı gösterecek nedenlerim olsun istiyorum. aşk evliliği yapma durumunda elimde yeteri kadar kendimi haklı gösterecek sebebim olacak eminim. o zaman; "ne yapayım, allah kahretsin. deli gibi aşıktım, görememişim, mantıklı olarak değerlendirememişim olayları, tanıyamamışım evlendiğim kişiyi" diyebileceğim ki bu bence gayet kabul edilebilirliği yüksek bir gerekçe.
ama tam tersi durumda ne diyeceğim kendime? o her zaman çok güvendiğim, övündüğüm mantığımın bu kadar önemli bir konuda hayati bir hata yaptığını mı söyleyeceğim? nasıl teselli edeceğim kendimi? elimde ne kalacak geriye.. öyle bir şey işte bu mantık evliliği. kötü gittiğinde sığınacak bir kapının olmamasıdır. sana kucak açacak eski de olsa bir aşk duygusunun olmamasıdır.
çoğu zaman mantıksız olan evliliktir.yapanlara birilerinin yaptıkları şeyin iş ortaklığı olmadığını, birleştirdikleri şeyin de inşaat şirketi falan değil hayatları olduğunu hatırlatması gereken evliliktir.
günümüz yaşam koşullarında, insanların tahammül eşiği çok çok düşükken aşık olduğunuz ve çok iyi anlaştığınız kişi ile bile evlilik sürdürmek zordur. burada eşleri bir arada tutan paylaşmayı ve karşılıklı anlayış ve fedakarlık gösterebilmeyi sağlayan duygu aşktır, sevgidir. mantık esasına göre yapılan bir evliliğin sürmesi için ise sanırım eşlerden en az birinin rol yapıyor olması gerekir.
"aşk evliliği yapıp aşık olunan insanın ne kadar beyinsiz olduğunu anlayıp ondan nefret edeceğime hiç sevmediğim bir insanın aptallıklarını görür güler eğlenirim, daha iyi" diyenlerin tercih ettiği şey.