|
|
- anlamı "kuş dili"dir...
- tasavvufi düşünceleri "mürşid, hikmet, vahdet-i vücut, hakikati bulma" boyutuyla insanlara ulaştıran ve birçok dile çevrilmiş eserdir.
insan yerine sembolik olarak kuşlar kullanılmıştır. uzun ve zorlu yolculuğa çıkan kuşlar kaf dağını geçip simurg'a ulaşmayı amaçlar. içimizdeki en büyük arayışın yolculuğudur bu eser. yaşayan her canlının inancıyla ilgili soruların nedeni olan bir yolculuk...
bu yolculuk da -günümüzde de olduğu gibi- bazıları kendini kaptırıverir dünyevi olaylara ve işlere diğerleri ise istikrarlı ve inançlı bir biçimde yolculuğa devam eder.
tasavvuf felsefesinin temelleri atılmıştır böylece. ahmed gülşehri tarafından türkçeye çevrilen eserdir.
kesinlikle at gözlüğü takıp okunmamalıdır. belki de çoğu kişinin iç dünyasında içini kemiren boşluğun dolmasına yardımcı olabilir...
- feridüddin-i attar, otuz kuşun yolculuğunu anlatırken, geride, aşka dair asudeliğinden yüzyıllar sonra bir şey yitirmeyecek metinler bırakır. mantık al-tayr’ın gönlü ve aklı sarsan derinliği, aşka işaret eder her dem. bu aşkın sırrı, hüthütün öteki kuşlara verdiği cevaplarda saklıdır gören için. bu sırlı deryadadan bir katre; “can, sevgiliye verilmek içindir.. ancak bunun için işine yarar. can verirsin de bir an olsun sevgiliye kavuşursun. âb-ı hayat istiyorsun, fakat canını da seviyorsun.. yürü be… canını ne yapacaksın? ver sevgiliye!”
- feriduddin attar ın şaheseri. tasavvuf felsefesini çok anlaşılır bir dille anlatıyor. kaknüs yayınlarından çıkan bir çevirisi var türkiyede. ayrıca söylenir ki mevlana daha çocukken bu kitap kendisine feriduddin attar tarafından hediye edilmiştir. mevlanaya ilham olmuştur derler.
- 14. yüzyılda gülşehri tarafından türkçe'ye çevrilmiştir. ama bu çeviri kuru kuruya bir çeviri değildir. feridüddin-i attar'ın esrarname mesnevisinden ve mevlana'nın mesnevisinden de hikayeler katarak eserini çok genişletmiştir.
|