|
|
- (bkz: bi biskrem versem)
(bkz: on yüz baloncuk yuttum)
- kesinlikle activia reklamı. şimdi toplanmış kadınlar hepsi uslu uslu podyumdakini dinliyorlar. bir kere bu mümkün değil çünkü kabız insanların o kadar makul ve mutlu olmaması gerekir. hadi bu tamam duruyorlar peki activia dağıtılmaya başlandığında keşmekeşler, çığlıklar yok arbede yok ezilen yok. birde utanmadan elden ele dağıtım gerçekleştiriyorlar.havsalam almıyor.
- (bkz: electrolux)
- kadının tıraş olan adamı öptüğü tüm reklamlar..
- milka çikolatalarını tiskinç sincapların yapması...
- şimdi saymaya başlasak zaten hiç bi ürün satılmaz bu ülkede
alın size bir kaçı
turkcell
ariel
vodafone
avea
ülkerin bütün ürünleri
vs.
- "ali'nin karnı acıktıııııııııı" şeklinde dalga dalga yayılan bir sesle bütün otonom ve somatik sinir sistemimi alt üst eden reklam.
o nasıl bir yankıdır ki 7329528740291 km. ileriden dıdımın dıdısı duyar da nalet olası ali'ye domates toplar?!
- dimes'in reklamında 2 adet mehmet okur vardı.
benim bildiğim bir tane mevcut. fotomontaj bunlar.(atropos, 02.05.2007 17:35 ~ 03.05.2007 12:51)
- tek favorim omo reklamı.. neymiş, kirlenmek güzelmiş.
bembeyaz elbisesi çamur kahverengisinden görünmeyecek hale gelmiş çocuğunu dövmeyen anneye şaşarım ben. kaldı ki, o yaştaki çocuğa bembeyaz giydiren anneye ise şaşım şaşım şarırır, sonunda şaşı kalırım.
halbuki çocuk eve öyle kir pislik içinde geldiğinde önce şpadank diye okkalıca bir oturtsa ya? ondan sonra yine yıka omo'yla, yine bembeyaz olsun veya her ne renkse.. yemiyoruz bu numaraları.
- (bkz: ped reklamları)
- şu aralar çok dönen bir reklam. neymiş efendim süper kahramanlarımız örümcek adamla zorro gelceklerine yatırım yapmamışlar...
- şu sıralar televizyonda dönen gülse birsel in başrolünde oynadığı whirlpool marka bulaşık makinasının reklamı.. makinan ne kadar iyi yıkadığını göstermek için bir duş hazırlamışlar. gülse birselinde eline bir tava vermişler. ne yapcak peki gürse birsel bu tavayla? gircek o duşun içine, tazikli suya maruz kalıp cıkacak. ve tavayı kameraya gösterip; "işte böyle tazikli suya maruz kalıyor bu makinanın içine attığınız tabaklar, çanaklar, tavalar! ne güzel yıkıyor demi" diyicek. aynen öylede yapıyorda. giriyor cıkıyor ve repliğini söylüyor.. peki ne sorun?
sorun gürse birselin makyajı.. öyle bir tazikli suya maruz kalmasına rağmen makyajı aynen duruyor. lakin aynı suya tutulan tava tertemiz.. gelde şimdi bu makinayı al!!
- sanırım garanti bankası'nın reklamıydı sucu çocuk reklamı. bardakla satmaya başladığı sulardan emek harcaya harcaya, çaba sarfederek büyük bir limonatacı açıyordu.
bu kadar kendi içinde komunist bir reklamın, kapitalizmin başkanları olan bir bankaya ait olması sadece komik.
- turkcelliyle konuşmanın en ucuz yolunun turkcell de olduğunu bildirme ihtiyacı hisseden reklam.
- ünvanı sebebiyle işi gücü sadece para olan ing bank ın dostluk,kardeşlik, efendime söyleyim insan sevgisi konulu reklamı.
- hem suya üç kat dayanıklı hem de suya atılınca eriyip gidiyor.*
solo solo sollooooo!..
- papia adlı tuvalet kağıdının reklamı. aslında bunda mantık hatası değil de resmen hatun kişilere laf sokma var. ne yani yetmiyor mu bize 2 katlı tuvalet kağıdı? bir de ben buna layığım diyor.
öte yandan boşa gitti o kadar tuvalet kağıdı be anam arabayla çarptın iki bilemedin üç kişi sana hasta oldu tamam da o kadar yetimin hakkını ne diye helak ediyorsun sorarım sana?
- (bkz: kadın pedi reklamlarındaki hiper aktif kadınlar)
- son dönemde "mantıköy" denen zımbırtının sahibesi ablanın arielle 30 derecede yıkanan çamaşırlardaki "zorlu" lekelerin bile çıktığını beyan ettiği reklamların da arasında sayılabileceği hededir.
hayır iki üç kez çamaşır yıkamış herkes bilir 30 derece sadece çamaşırdaki ter kokusunun gittiğini,öbür lekelerin çamaşıra kakılıp kaldığını. yalan söyleyin de azıcık usturuplu olsun de mi? 50 derece de,60 de, ne bilem de işte..
- reklam da mantık hatası başka bir şeydir. ama neticede ortada yaratıcılık adına bir şeyler vardır. iyidir kötüdür o ayrı bir şeydir. çok rahat tüm bankalar, gsm operatörleri, gıda, otomotiv sektörleri aklınıza gelebilecek tüm sektörler şunu d yapabilirdi. ürün-hizmet ne ise çıkıp 2 cümlede söyleyebilirlirdi. ama o zaman bu iş için reklem ejnslarına gerek kalmazdı.
üşenmeyin cannes lions ları izleyin boş verin bizim reklamları daha büyük bütçelerle daha büyük mantık hatalarını orada da bulacaksınız. ama adam o mantık hatalı reklamı ile müşterisine milyon dolarlar kazandırıyorsa hiçbir sorun yoktur bence.
şu an masahın tam karşısında duvarda şöyle bir şey asılı.
" ajansın sorumluluğu müşterinin kendisinin yapabiliceği şeylerin ötesine geçmektir. müşteri istese medya satın almasını, stratejisini ve analizlerini kendi yapabilir. prodüksiyon için kaynak da sağlayabilir. ancam yaratıcı adımı atamaz. eğer ajanslar yaratıcı sıçrayışı gerçekleştiremiyorlarsa, en iyi yapmaları geremen şeyleri yapamıyor demektir"
- bebek bezinin markasını hatırlamıyorum ama çocuklar havuzdayken markalı bebek havuza girer ve havuzun tüm suyunu emer.
şimdi bez suyu neden dıştan emiyor amaç içteki sıvıyı emmesi değil mi?
hem içteki hem dıştaki sıvıyı emiyorsa vay bizim bebeğin haline.
çocuğum falan olursa almam ben o makadan.reklamı bile tekin değil...
- mehmet günsur'lu şampuan reklamı.
"head&shoulders'ın bana kazandırdığı özgüvenle bunu başarıyorum"
cık. oldu mu mehmetçim sana böyle bir replik yakıştımı yiğidim demezler mi adama.
çok kötü bir çocukluk geçirdim. büyüdüm. yakışıklı oldum, saç uzattım. üstüne de head&shoulders kullandım. oh mis. özgüven fışkııriiii her yanımdan.
bakalım oldu mu?
-ıı ııı!.
sen kalk oyuncu bile değilken tesadüfen sırf italyanca biliyosun diye arkadaşının ısrarıyla bir filmin seçmelerinde bul kendini. sonra ferzan özpetek sana sadece o beline kadar uzanan "saçlarını keser misin?" diye sorsun.
sen git, hemen evet diyeceğine bir hafta düşün. neyse kabul et ve oyna filmde.
"hamam"ı gören bir tiyatro yönetmeninden teklif al. kalkıp italya'ya git. sinema versiyonunda mick jagger'ın rol aldığı meşhur "bent" oyunudur söz konusu olan. bir buçuk yıllık tiyatro turnesi yap.
oyunculuk eğitimini ise 25 yaşından sonra ünlü actors studio'nun hocalarından birinden al.
zamanında taksim'de yemeklerini de kendi pişirdiği bir restoran işlet.
the dawn’ı kur. şarkı söyle.
küccükken reklamda oyna.
ergenken dizide oyna.
marmara üniversitesi iletişim fakültesi'nde hiçbir zaman yapmayacağı reklamcılığı öğren.
gerek türkiye'de gerekse italya'da çeşitli film ve dizilerde oyna.
sonra hollywood filminde oyna ve öyle bir oyna ki seyircinin de sinema yazarlarının de ortak fikri, filmin günsur hatırına izlenebilir olduğu olsun.
akademisyen bir ailenin başarılı çocuğu ol.
en son gel sen bir şampuan reklamında bunu söyle..
mantık hatası bir reklam bu!..
|