önce mankenlik tanımını yapalım: mankenlik en basit anlamıyla; podyumda yürüyerek üzerindeki kıyafet, takı, ıvır zıvırı sergilemektir. şimdi bu komplike(!) işi yaparken manken kızlarımızın konsantrasyonlarının(!) dağılması oldukça "normal" dir. bir cerrahın konsantrasyonun dağılıp hastanın içinde bistüri unutması ne kadar onu ve muhatabını kötü duruma sokarsa, bir mankenin konsantrasyonun dağılması o kadar kendisin ve muhataplarının(izleyenleri de diyebiliriz) ekmeğine yağ sürecek, cerrahın tersine işleri açılacaktır manken kızımızın. televizyonların ana haberlerine konuk olacak, magazin programlarında "şakkıdı" parçası eşliğinde tekrar takrar gösterilecek ve hatta sözlüklerde adına başlık bile açılacaktır. evet kesinlikle "normal" dir bu iş kazası(!).
mankenlerimizin yeni yaptırdıkları silikonlara henüz alışamadıkları için kontrol etmekte zorlanmalarından kaynaklanan küçük, sevimli ve seksi kazalardır.
fırlayış anından ziyade yerlerine koymaları çok eğlencelidir. sanki cep telefonunu kılıfına koyar gibi yerleştirirler. bir iki düzeltme yapıp yollarına devam ederler. pek de sıkılmaz göğüslerine güvenenler. kuliste ;
- ayy cicigül nasıl fırladı seninkiler ayol hah haayy
+ senin gibi 0* göğüs müyüm kızım ben var da fırlıyor
- bak ağzını yırtarım senin
+ önce o göğüsü indir! *
halk arasında tek vışş(!) magazin dilinde firikik, iş hukuku açısından meslek kazası olarak adlandırılan diğer göğsü kıskandıracak eylem ve hareketler bütünü. değil mi ki kardeşler birbirine benzemez burda da hor görülmemeli kimi akıllı uslu kimi fırlama olabilir, doğanın kanunu.
otobüste, otomatik kapıda durulduğunda, tüm uyarılara rağmen çarpan kapının etkisi ile benzerlik gösterir. bilinçi yapılıp yapılmadığının ne önemi var ki?
not: haydi tüm erkeklerin abazan olduğunu çıkaralım bu yaklaşımdan.. kendi kendini paylayan insan olalım..
hiç hatırlıyor musun ki bir erkek mankenin damarlı kobra aniden kazara fırlasın? demek ki istemezsen fırlamaz. buradan aniden tek göğsü fırlayan mankene çok kızmış kadir inanır suratıyla, hınçla "yalannnn!" diye bağırarak bir tokat atıyorum. prim yapmak için olan şeyler bunlar.
son sözüm türk basınına: sopa gibi malafatı görünce de ertesi gün gazeteye basın da ben de oturtayım kendimi koltuğa, bunca yıllık yaşantımı başımı iki elimin arasına alarak gözden geçireyim.