teknik detaylarını geçiyorum, bilhassa son yıllarda genelde hanım "arıza" kızlarımız için statü yaratan sıfatlardan biri olmuştur bu. "abi, çaktırmıyorum ama ben çok manik depresifim" gibi kullanımlar görmek mümkün. "çok borderline'ım bu aralar" gibi expansion pack'leri de bulunur. katil edebilir.
gerçekten hastalıktan muzdarip olanları olsa da çoğu hüzünbaz imgelemlerde ve karanlık kulelerde boğulmaktadır. çok sıkılanları alman lisesi'nin çatısına bakıp iç geçirebilirler. bir adet sevilebilecek ve seven xy kromozomlu bünye ikinci grubu tedavi eder. "sorgulamak istemiyorum ama..." diye başlayan cümlelerle herifi dağıtıp gene "manik depresif" olurlar ama en kısa sürede.
hastalık ulan bu, mod değil. "çok down" ol bunun yerine. duumcu ol. karanlığa küfreceğine bir mum yak. hem mum atmosfer yaratır gizemli falan. depresif depresif, yumuşak yumuşak.
manik depresif hastalarımızın iki ayrı uç dönemleri vardır ; mani ve depresyon dönemleri. mani dönemlerinde neşeli olrular ve aşırı enerji yüklü olurlar. uykusuzluk problemleri olsada bu onlar için bir sorun teşkil etmez. çünkü çok kısa süreliğine mutlu olabiliyorlardır ve bu mutluluklarının kaynağı ile ( genelde sevgili olur bu) daha fazla vakit geçirmek adına uykuyu problem olmaktan çıkarırlar. sürekli konuşma, birşeyler anlatma isteğiyle dolup taşmaktadırlar. karşı tarafın dinleyip dinlemediğini umursamazlar hatta bazen karşı tarafa yakın zamanda anlattıkları şeyleri anlatırlar ama farkında bile olmazlar. onlar için anlatmanın mutluluğu önceliklidir. mani dönemlerinde risk almaktan kaçınmazlar. onları felakete sürükleyecek potansiyele sahip bile olsa daha fazla mutluluk adına yapacakları riskli işten geri durmazlar. örneğin garanti altna alınmış bir gelirleri yokken bankadan kredi çekerler ve olaylar gelişir. bazen sürekli gülüp eğlenmek isterler ve ona göre davranırlar bazense yoldan geçen birinin farkında bile olmadan yaptığı birşeye günlerce içten içe sinirlenir dururlar. kasiyerin iyi akşamlar dememesine takarlar,yanındaki kıza bakılmasına takarlar, yada tatvan'daki köpeklerin tasmalarının boyuna sinirlenirler ve olayı olabildiğince ve hatta bazen bu kadarıda olmaz artık denilene kadar büyütürler. en önemli özellikleride (çoğu hasta için geçerlidir) hastalıklarını kati suretle kabul etmezler (bu önermeye göre ben manik depresifim şekerim söyleminde bulunan insanlar çoğunlukla yalan söylemektedir) .
depresyon dönemlerine ise daha çok umutsuzluk ve bıkkınlık hakimdir. hayattan zevk alamazlar ve normal insanlar için hayati önem taşıyan,kimilerini mutluluktan havalara uçuran haberleri gayet sıradan,alalade haberlermişçesine karşılarlar ve tepkileri çok basit olur. uyanmak istemedikleri sabahlara uyanır bulurlar kendilerini ve yapmak istemedikleri işleri yapmak zorunda kalırlar. mani döneminde ne kadar enerji doluysalar, depresyon döneminde de o kadar kendilerini güçsüz hissederler. 24 saat uyuma isteğiyle yanıp tutuşurlar. kendilerini çaresiz hissederler ve içlerinde daima bir boşluk vardır. çevrelerindeki insanları uzaklaştırmak isterler. sürekli yalnız kalmak isterler,bazen yaşadıkları şehri ve/veya ülkeyi terketme isteğiyle dolup taşarlar. bir de bu kişilerin en büyük dostu içki ve sigaradır. alkol almaya başlarlar ve giderek alkol dozunu arttırırlar. bir günde içtikleri sigara miktarını arttırırlar.
mani ve deprosyon döneminden ayrı bir de ara dönem vardır ki bu ara dönemde insan normale döner(normal insan nasıl olrsa artık). bu hastalığın tek güzel yanı ( kime göre güzeldir bilinmez) bu tip insanlardaki yaratıcılık unsururdur. özellikle depresif modda yazılmış nice muhteşem şarkı, şiir,roman veya senaryo bulunmaktadır. buradan birinin manik depresif olmasından fayda sağlayacak tek kişi doktor değildir çıkarımına varılabiliir.
eski kız arkadaşım kendisine üç beş yerde nick olarak seçmişti bunu. önceleri sadece nickte kalır diye düşündüm ama sonra... sabah terk ediyordu, akşam barışmak istiyordu. nerdeyse her gün oldu bu. sabah bir şeye tamam diyordu, akşam vazgeçiyordu. feci bişey.
kah çok mutlu, enerjik,çiçeğe böceğe kelebeğe aşık, kah efkar sarmış dağlarını, kara sis çokmüş beyin kıvrımlarına. toplum değerlerinden ha uzaklaşmış ha uzaklaşıcak bünye kendi sorununun farkında değildir fakat dışarıdan bakanlar sorunu tespit edebilir.
örnek: ölesiye alışveriş tutkusuna kapılıp,kendini engelleyememe. seçici olmadan cinsel ilişkiye girme ( eski bir arkadasın olabılır ya da gün içinde tanıştıgın her hangi biri çok önemli değil)
olma sebepleri hayatın omzuna genç yaşta bindirdiği o ağır sorumluluklarsa manik depresif olursun borderline olursun major depresyonda olursun.çok güçlü sandığın kişiliğin bu yükleri taşıyamaz hale geldiğinde binlerce ruh haline saklanıp kaçmak ister asıl sen.bin bir suratta ayrı bir sessizlik ve sensizlik yaşarsın.
kaçak yayınımda konuğum olan, radyocu, sağlam muhabbet adamı, 6.nesil, takip edilesi yazar. ohoho ne geyikler döndü yayın arkasında bilmiyonuz siz.. yarıldık anasını satim. çok pis küfür ettik. ama kimseye söylemem.
dinliyoruz dinlemesine de sanki bizim için değil de böyle canı sıkıldığı için yayın yapıyor. hani şu olmadı böyle yap desek sövecek gibi, korktum. şaka bir yana samimi bi dicey. beğendim.
kiremit rengi,odun rengi,kül rengi gibi renk tanımlamalarında aşmış kişilik.yakan topta ebe ise ve oyunda kızlar çoğunlukta ise söyleyeceği rengi tahmin etmek dahi istmezsiniz. ***
bunun ipiyle kuyuya ininlmez arkadaş. ben bunun dan dun yaynlarını dinlerim. kırk yılın başı kaçağa girerim ok geliyorum der şarkı bitmeden tüyer. bu mudur yani. bunun yüzünden adım şirret de kaldı zati kınıyorum onu ve ona laflar hazırladım.*