mısır'ın o güne değin halk kitlelerince bilinmeyen tarihini ve meşhur aegyptiaca'yı yazmış, mö 3. yüzyılda yaşamış efsanevi mısırlı rahip, tarihçi. bu kitap ve manetho'nun yazılarının ilk kısmı halen geniş bir kesim için tabu niteliğindedir. hanedanlar dönemi ile ilgili söyledikleri ise topluca kabul görmüştür.
büyük iskender'in seferleri esnasında mısır'ın feth edilmesi ve kontrolünü bu seferi idare eden generali ptolemy'ye vermesi ile -ki iskender bunu hemen her bölge için yapmıştır- başlayan ptolemy hanedanı, mısır'ı helenleştirmek yerine, kendilerini mısırlaştırma ve firavunlaştırma yoluna gitmişlerdir. mısır rahiplerini yanlarına almışlar ve öğretilerini mısırlı firavunlar döneminde olduğu gibi hermetik bir gizlilik içinde değil, açıktan açığa sürdürmelerine izin vermişlerdir. işte manetho bu rahiplerden birisidir.
manetho'ya kadar; mısır'ın
a-ha ve
narmer adıyla bilinen, aşağı ve yukarı mısırları yaklaşık mö 3000 yıllarında birleştirerek, birleşik mısır krallığını ve hanedanlar dönemini başlatan ilk firavundan önceki dönemi büyük bir bilinmezlik içindeydi. bunun sebebi, narmer'in gerçekleştirdiği bu
firavunluk devrimi ve kurduğu yeni mısır ile eskiyi tamamen yok etmesi (
damnatio memorae deriz biz buna) ve -sonradan öğrenildiği üzere-
hermes,
osiris,
ptah,
kneph,
isis gibi eski mısır kral, kraliçe ve baş rahiplerini tanrılaştırarak yeni bir panteon oluşturmasıdır.
manetho işte bu yüzlerce yıl osiris mabetlerinin derinlerinde gizlenen sırları, mısır'ın tarihini yazdığı aegyptiaca'sında açmış ve yazdığı krallar listesi ile birlikte mısır'ın büyük tufandan sonra nasıl ve kimler tarafından kurulduğu, ve hanedanlar dönemi öncesindeki kralları ve yöneticilerinin tam listesini vermiştir. bu kitap, söylediğim gibi, halen çoğu kesim tarafından
fiction muamelesi görmeye devam eder, lakin 2300 yıl önce söylenenlerin yerine bir alternatif çıkmamıştır.
diğer yandan bu kitapla birlikte, hanedanlar döneminde de boş olan kısımlar ortaya çıkmış, ismi bilinmeyen kimi firavun ve kraliçelerin isimleri öğrenilmiş ve bir referans kitap niteliğinde -hanedanlar öncesini kabul etmeyenler tarafından dahi- başucu kitabı haline getirilmiştir.