|
|
- önceleri ahşapken plastikleşmiş çamaşır asma ürünü, aynı zamanda çocuklar için oyuncak hammaddesi
- (bkz: bu kendim için küçük insanlık için büyük bir adım)
- işlevini kaybetmiş görünse de eğlencelik tutamaç. önce kalabalık bir çocuk grubu bulun, çok lazım gibi, sonrasında iki gruba ayırın, birer çocuğu da seçin, ortaya mandalları dökün, süreyi başlatın en çok mandalı seçilmişlere takan grubu alkışlayın. bu sırada çocuklar, yarışırken birbirini ezecek, madallananlar sinirlenip, bir taraftan takılanları çıkartıp ağlayacak, sonuç sonrası kriz çıkacaktır falan ama olsun, siz yaratıcı olmayan bir oyun oynattığınız için gerinebilirsiniz.
(heidi, 05.12.2007 18:05)
- orta okulda 'sınıfın en güzel kızı sen misin ben miyim' diye tartışıp durduğumuz bi' kız vardı. yakın arkadaştık, ama birbirimizi hiç sevmezdik ve bunu söylerdik de açıkça ve rahatça. şimdi bakınca, bu aslında çok güzel bi'şiymiş.
kendisi ilkokulda benim kalemlerimi gizlice çöpe atan biriydi de aynı zamanda. açık bi' rekabet oluşmuştu artık aramızda. sonra bi' gün eşit derecede güzel olduğumuza nasıl olduysa ikna olup başka şeylerde rekabet etmeye başlamıştık. aslına bakarsanız, rekabet eden ben diildim gerçekten. o mesela, sınavlardan sonra gelip notumu sorar, sonra da 'off, yine geçememişim' filan derdi. ama her şey çok açıktı, zaten iyi arkadaş da olduğumuzdan ilginç bi' şekilde, böyle şeyleri saklama gereği duymuyorduk birbirimizden. o her ne kadar hiç bi' sınavda beni geçemediği için çıldırsa da, aslında ben de içten içe dans grubunda benden daha başarılı olduğu için kıskanıyordum. o da aynı anda, koroda solo bölümüm olduğu için kıskanıyormuş sonradan söylediğine göre mesela. neyse işte, böyle bi' ilişkimiz vardı, tüm bu cümleler bunu söylemek için kuruldu.
iş eğitimi diye bi' ders vardı, hatırlıyor musunuz? biz o derste, mandallardan sandalye yapacak, üstüne de oyun hamurundan yaptığımız gülleri cilalayıp ekleyerek süsleyecektik. sandalye dediğim, küçük bi'şi tabii, süs eşyası. benim sandalyem bittiği anda birinin yanlışlıkla çarpması sonucu devrildi, tüm mandallar dağıldı. kısa zaman içinde hepsini baştan yapmak zorunda kaldım, ama çok dandik olmuştu hakkaten. o'nunkiyse sınıftaki en güzel sandalye olmuştu. güllerini yapmasına da hoca yardım ettiği için baya bi' usta işi filan görünüyordu. benimki de fena sayılmazdı evet ama, onunkinin yanında eciş bücüş kalıyordu. her şey bittiğinde yanıma gelip 'hmm, bunu mu yaptın? hayret, daha iyi bi'şi yaparsın diye bekliyodum ben. yamuk mu olmuş biraz, ehi ehi ehi' dedi. ben de ' iyi de düştü dağıldı, gördün ya zaten hem alt tarafı iş eğitimi yaa' gibi bi'şiler dedim. sonra ukalalık yaptı biraz, ben de kızdım. kavga ettik. bi' gün önce beraber fön çektirttittirttiğimiz saçlarımıza su attık, fönümüzü bozduk. ama sayemizde tüm okul su savaşı yaptı o gün. herkes eğlendi, biz küstük. sonra o dil çıkardı* bana. gülüştük, barıştık.
ev-veet, demem o ki; bi' mandal diyip geçmemek lazım dostlar, küçücük mandal dediğimiz şey gördüğünüz gibi nelere kadir olabiliyor* bazen. son cümleyle az da olsa sözlük formatına sokturttuğuma göre bu giriyi, müsaadenizle efem...*
edit: şimdi hatırladım, sınıfa sonradan çok güzel bi' kız gelmişti de ondan vazgeçmiştik güzellik yarışından.*
- bulabilirseniz ahşap olanlarından muhteşem çaydanlık altlığı oluyor efenim bunlardan.... yamulmuyorsam 2 paketi yetiyordu çaydanlık için 4 paketi ile de tencere altlığı yapıyordu...
şöyle ki efendim:
mandalların metal olan mekanizması mandalın bacakları sağa sola çevrilmek suretiyle çıkarılır, elimizde bir miktar malzeme biriktiğinde ise mandallarımız çift halinde sırtları birbirine yapıştırılır (ısıdan kolay etkilenmeyen derby önerilir.. bally de olur... ama en iyi sonucu ahşap yapıştırıcısıyla alırsınız ama azar azar iki tarafa sürüp ne bi açıklık ne de taşma olmaması gerekiyor.. sonra bu yapıştırdığımız çiftleri uzun olan, orjinal mandal halindeyken bacakların iç tarafına gelen eğimli kısımdan birbirlerine yapıştırıyoruz bu kesim hakkaten insanı deli edebiliyor, çok hassas bir mevzu... mandallarımızla tam bir daire oluşturduktan sonra yapıştırıcımız kururken, sentetik vernikle üzerinden geçersek uzun ömürlü enteresan bir çaydanlık altlığı çıkar, yok çaydanlık altlığı lazım değil derseniz, sokakta satılan hemen aynı boyutlarda olan 2ytl'lik kağıt saatlerden alın, yaptığımız mandalların ortası delik kalacaktır, ordan geçirin saatin mekanizmasını, kafanıza göre boyayın, anaaa bak çaydanlık altığı yapar gibi başladık saat oldu...
özenerek yapın, bozulunca insan üzülüyor...
güzel yapın, annenize falan hediye edersiniz...
|