|
|
- kardeş türküler'in hemavaz albümünde fehmiye çelik'in seslendirdiği rumca parça. sözlerini anlamasanız da içinizi burkar önce. sonra o sözler başlar;
"alevlerin etrafında fırdolayı dönen zeybekler...
devran döner, yol suyun öteki yanına düşerse
ne gam!
o vakit, sesler iki yakadan kucaklaşır
gölgeler selamlaşır."
işte o zaman daha da anlam kazanır, daha bir burkar. rumca ama yine de sözlerini de yazmak lazım;
ehasa ti mandia mu
aptin aproseksia mu
kir astinome mi varas
den fteo ğo o fukaras
manaki mu, manaki mu
poni to kefalaki mu
manaki mu ke vre ke vre
pu thavris manga san ke me
"alevlerin etrafında fırdolayı dönen zeybekler...
devran döner, yol suyun öteki yanına düşerse
ne gam!
o vakit, sesler iki yakadan kucaklaşır
gölgeler selamlaşır."
eki pu pas mi ksanapas
to kefalaki su tha fas
arkasından ben kendimi gülün dibinde buldum başlar. ne gam!
- aslı şöyledir efendim:
manaki mou, manaki mou
ponei to kefalaki mou
ekei pou pas mh ksanapas
to kefalaki sou tha fas
ti me koitas ntahdika
tharreis pws se fobhthhka
ekei pou pas mh ksanapas
to kefalaki sou tha fas
exasa thn mandua mou
ap'thn aproseksia mou
kur-astunome mh baras
de ftaiw egw o foukaras
- unutmadan kardeş türkülerin de seslendirdiği şarkının sanırım sadece tek güzel kısmı müziği ve de şiir olabilir. söyleyen şarkıcı sanki bir roman yunanca konuşuyor gibi söylemiştir ve de kesinlikle yunan kültürü değildir. kendisini acilen daha iyi iş çıkardığına inandığım roman şarkıları alanında görmek duymak isterim. fakat yunan yunan olan şeylerde lütfen hayır. hadi canım sen de diyenlerin acilinden:
http://www.youtube.com/...
şunu bir dinleyip de duymasını diliyorum. yani ben böyle dinlerim böyle söylerim bu şarkıyı. acilen gruba yunancayı daha iyi telafuz eden yunanmışcasına iyi telafuz eden birini almalarını öneririm.
- (bkz: anacığım)
(so so, 26.09.2007 23:20)
- sanatta bir doğru yoktur evet fakat dil biliminde mutlak bir doğru vardır. çünkü her dilin olması gerektiği gibi bir telafuzu vardır. tıpkı bizde istanbul şivesinin en doğru türkçe telafuzu olarak sayıldığı gibi. en kısa yoldan derdimi şöyle anlatayım da anlamayanlar da yine anlamasınlar. ismi yukarıda geçen şarkıcının yunanca telafuzu hoş değildir. fakat sanatsal manada hoşa gitmiş beğenilmiştir dinleyen dinlesin, itirazım olamaz. ama işin doğrusunu bilen biri olunca rahatsız olup daha doğru olanına yönlenmek de şahsi bir haktır kuşkusuz. bu arada kardeş türkülerin cesaret ettiği şey evet böylesi bir projedir bence. ben ermenice de söylerim, kürtçe de söylerim, şuca da söylerim buca da söylerim. eğer bu amaç değilse neden söylenmektedir türküler? kimse albüm yapmaz oturur. demek ki ortaya konulan ve iyi de konulmak için uğraşılan bir proje söz konusudur. kardeş türküler oldukça başarılı bulduğum ve keyifle de dinlediğim bir gruptur ve bu eleştirme hakkımı da elimden almaz sanırım.
- sözlerinin türkçesini okuyunca ve aslını dinleyince daha bir dağladığı görülüyor.
anacığım (manaki mu)
mendilimi kaybettim ben
dikkatsizliğim yüzünden
vurma bana polis efendi
fukarayımi yoktur bir suçum
anacığım, anacığım
başcağızım bir ağrıyor ki
ah bre anacığım
zordur benim gibi külhanbeyi bulmak
o gittiğin yere gitme bir daha
başını yakacaksın
----
ben kendimi gülün dibinde buldum
ben kendimi gülün dibinde buldum
kuru kuru sevda imiş sarardım soldum
sevda bir düş imiş kendime yordum
ay karanlık gece vurdular beni
yarin çevresine sardılar beni
değirmen deresi bölük kadınım bölüktür
içerde ciğerim delik kadınım deliktir
dünya dedikleri bir gölgeliktir
şiir: fehmiye çelik rum halk şarkısı / izmir kaynak: hisarlı ahmet türk halk şarkısı/kütahya
|