|
|
- 2008'in eylül ayında yayınlanacağı, aşağıda verdiğim güvenilesi web sitelerinde belirtilen, paul auster romanı. neredeyse her romanındaki başarılı dilini ve kurgusunu bu eserinde de göstereceğine güveni-yorum.
http://www.paulauster.co.uk/...
http://en.wikipedia.org/... (fiction bölümünde)
- paul auster'ın son kitabı.
orijinal ismi man in the dark. politik göndermelerle (özellikle ırak) bezeli bir romanmış ve bu salı günü (9 eylül) kitapçılarda olacakmış.
http://www.bakiniz.com/...
- auster'ın ingilizce’den önce “azınlık dillerinde” yayımlattığı son kitabı. ve bundan sonra çıkacak her kitabında aynı yöntemi uygulamaya karar vermiş. önce "dünya azınlık" dillerinde, sonra amerikanca.
ve dönelim man in the dark'a,
arka kapak'tan,
uçsuz bucaksız amerika kırsalının bir beyaz gecesinde daha, dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım...
72 yaşındaki eski kitap eleştirmeni august brill, geçirdiği bir araba kazasından sonra kızı ve torunuyla birlikte oturmaktadır. uykusuz bir gecede, anımsamak istemediği düşünceler ve olayları, karısının ölümünü, torununun erkek arkadaşının ırak’ta vahşice öldürülüşünü kafasından kovmak için, kendi kendine öyküler anlatır. abd’nin ırak’la değil de, kendi kendisiyle savaşta olduğu bir öykü kurar. bu hayalî abd’de, ülke kanlı bir iç savaşa sürüklenmiştir. gece ilerledikçe, brill’in öyküsü gittikçe yoğunlaşacak, unutmak istedikleri bir bir geri gelecektir...
amerikan edebiyatının son döneminin en saygın birkaç yazarından biri olan paul auster, tüm dünyayla aynı günlerde yayınladığımız yeni romanı karanlıktaki adam’da, belki de bugüne kadarki en politik yapıtını sunuyor okurlara.(grace, 08.09.2008 15:17)
- can yayınları'nca türkiye'de yayınlanan kitabın çevirisini seçkin selvi gayet başarılı bir şekilde yapmış. abd'de yayınlanmasından çok kısa bir süre sonra türkiye'de yayınlanmış olması da yayıncılık hayatı için ileri doğru atılmış bir hamle olarak görüyorum.
romana gelirsek; paul auster'ın önceki kitaplarından kehanet gecesi'ne benzer bir 'roman içinde roman' olay örgüsüyle hazırlanmış. august brill'in düşlediği ve yaşadığı dünya üzerinde bol bol gelgitlerin olduğu kitapta auster her eserinde olduğu gibi yine güzel bir kadın karakter sıkıştırmış araya: virginia blane. ikinci bir amerikan iç savaşı varsayımı üzerinde şekillenen bölümde yazar biraz bilim-kurgu'ya kaçmış gibi görünse de yine de okumaya değer, yalın dilli, ileri bir ürün çıkarmış ortaya. yaşanılası new york hayatlarından bir öykü olmuş açıkçası. (son cümlede amerikan hayranlığı yoktur.)
- paul auster'ın en kötü metinlerinden olsa gerek. kendisinin kötü bir kopyası gibi. bunun en büyük nedeni de owen brick'in hikayesinin güdük kalması. kitabın kısalığı da buna delalet ediyor zaten.
- paul auster'in çıtayı biraz daha düşürdüğü kitaptır.
ben kıyamayıp bir kenarda kitabı bekletmişim daha güzel bir zamanda okuyabileyim diye, ama auster'in yaptığına bak.
brooklyn çılgınlıklarında da aynı şey olmuştu. "alla alla eskilerine benzemiyor bu hiç" demiştim. hala austerden bir vertigo gibi, bir şans müziği gibi, ne bileyim bir yanılsamalar kitabı gibi bir eser beklemem çok mu safça?
ama kitap güzel mi? hoş... yatmadan önce okuyabileceğiniz bir kitap. böyle bir tür yok farkındayım ama bu kitap öyle. uykusu gelmeyen bir ihtiyarın kendi kafasının içinde bir öykü anlatmasıyla başlıyor. kitabın ismi de adamın uykusu kaçmasın diye ışığı açmamasından geliyor: karanlıktaki adam. bu adam mesela (august brill) tam bir auster karakteri. uçlarda yaşayan bir liberal ve bir entellektüel. ama kafasından geçen hikaye ki biraz fantastik bir hikaye, hiç auster gibi değil. sadece o meşhur karakter analizleri onun kaleminden çıkmış gibi.
"roman içinde roman" gibiden ziyade birkaç öykü bir araya gelmiş bağlantılarla bir roman olmuş gibi. spoiler vermeden anlatmak zor ama öyle şimdi. tabi bu okuyucuyu rahatsız etmiyor pek. daldan dala atlama gibi değil de kendinizi karakterle özdeşleştirdiğiniz için (ki bu da auster kitaplarında çok sık başımıza gelen bir şey) "evet ben de kesin böyle yapardım" gibi düşünüyorsunuz.
sonuçta bir auster bağımlısıysanız alacaksınız bu kitabı, kaçışınız yok. fakat öyle çok büyük umutlara kapılmayın derim...
|