|
|
- erkan oğur'un yorumuyla daha bir lezzetlenen meşhur elazığ ağıdı. perdesiz gitarın önemini burada daha iyi hissettiriyor. öyküsünü anlatmaya gerek yok zira olayın özü türküde gayet açıkça anlaşılabiliyor. bekir hoca, onun güzel eşi ve onun aşığı mamoş ekseninde olaylar gelişiyor diyerekten kısa kesme niyetindeyim.
sözlerini de yazmalı ki tam olsun. bu erkan oğur kaydındaki halidir. aslı daha da uzun tabii.
pencereden bir taş geldi
ben sandımki mamoş geldi
uyan mamoş mamoş uyan
başımıza ne iş geldi
mamoş palton tutayım mı ?
hayrın için satayım mı ?
di gah mamoş mamoş di gah
başımıza yığıldı halk
eyvah mamoş mamoş eyvah
tabib çağır yarama bak
mamoş ninni mamoş ninni
bilinmez kim kime kimdi.
- bir konserinde erkan oğur'un "siz de söyleyin ki kalksın bu utanç" dediğine şahit olduğum ağıttır.
- ölüme gidenin sesi...
bilinmez kim kime kinli....
http://www.youtube.com/...
- insanın pencereden bakası geliyor.
- erkan oğur'un çok güzel söylediği türküdür hem kendisinden üç kere imza aldıktan sonra erkan oğur'un söylediği bir türküyü başka bir insana yakıştırabilmek değişik bir duygu uyandırıyor bende. mamoş'u seviyorsanız bir kere de jehan'dan dinlemelisiniz..
(bkz: jehan barbur)
- erkan oğur'un yakılan ağıtta bahsettiğinin dışında bir mamoş daha vardır. ona da başka bir ağıt yakılmış ve hatta sonraları o ağıdı birileri seslendirmiştir.
lisedeki lakabım "mamoş" idi.
- erkan oğur'un insanın burnunun direğini sızlatan yorumu ile hayat bulan, aşağıda sözleri en uzun haliyle belirtilen, elazığ yöresine ait türkü.
pencereden bir taş geldi
ben sandım ki mamoş geldi
uyan mamoş, uyan mamoş
başımıza ne iş geldi
penceresi yeşil perde
yeni düştüm ben bu derde
kör olasın bekir hoca
nasıl yatak bu dar yerde
eyvah mamoş, eyvah mamoş
tabip getir, imdada koş
penceresi yeşil yaprak
mamoş giyer siyah kalpak
kör olasın bekir hoca
yatağımız kara toprak
evlerinde koyun kuzlar
vuruldum ben yaram sızlar
öldüğümü aramim ben
yetim kaldı yavru kızlar
di kalk mamoş, mamoş, di kalk
başımıza yığıldı halk
evlerinin ardı kavak
yağmur yağar ufak ufak
kör olasın bekir hoca
ağzımdaki kurşuna bak
pencerenin önü çardak
rakı içdik bardak bardak
kör olasın bekir hoca
koymadın ki murad alak
eyvah mamoş, mamoş eyvah
doktor çağır, yarama bak
dış kapıyı, araladın ;
ak bahtımı, karaladın.
kör olasın bekir hoca
mamoş'u da yaraladın
mamoş, palton tutayım mı
hayrın için satayım mı
mezarında boş yer var mı
ben de girip yatayım mı
mamoş ninni, mamoş ninni
bilinmez kim kime kinni
bekir hoca vurdu beni
bekir hoca vurdu seni
- türkünün hikayesi;
elazığ'ın koca mustafa paşa mahallesinde oturan bekir hoca'nın genç ve güzel bir karısı vardır. bekir hoca harput'ta namusuyla ve iyiliğiyle tanınan yumuşak başlı temiz bir insandır. karısı ise gençliğin verdiği tecrübesizlikle evli olduğu halde komşularından, soylu bir aileden olan genç, yakışıklı mamoş (mehmet) ile ilişki kuracak kadar toydur daha. mamoş'la bekir hoca'nın karısı arasındaki sevgi gittikçe alevlenir. etrafta bunu sezmeye başlamıştır. fakat sevdalılar buna rağmen her şeyden habersizdirler. fırsat buldukça buluşur, konuşur, sevişirler. bekir hoca bunun neye varacağını hesaplamaktadır.
bir gün karısına harput'a gideceğini ve akşam dönmeyeceğini söyler. bu fırsattan yararlanan genç kadın mamoş'u eve davet eder, yerler içerler, eğlenirler. bekir hoca ise harput'a gitmemiştir. karanlık basınca eve gelir ve sessizce kapıyı kendi anahtarıyla açar, sevdalıların bulundukları odaya gelir. içerden onların eğlenceli çığlıklarını duyar, tabancasını çekerek odaya girer. girer girmez tabancasını ateşler mamoş'u kalbinden, karısını da ağzından vurarak öldürür. bu olaydan sonra bekir hoca zaptiyeye teslim olur. adli bir heyetin eve gelip olayı yerinde incelemelerinden sonra duruşma
sonunda bekir hoca beraat eder.*
|