|
|
- beşiktaş futbol takımının yirmi altı yıldır malzemeciliğini yapan sempatik insan. camiada malzemeci süreyya olarak bilinir. bjk tv'de anlattığı bir anısıyla ortalığı kırıp geçirmiştir. mevzubahis anısı efes cup'taki galatasaray maçındandır. maçın başlamasından sonra yedek kulübesinin arkasındaki tribünden bir taraftar hem teknik direktöre hem de futbolculara sallamaya, verip veriştirmeye başlar. yaklaşık yirmi dakika böyle geçer. süreyya artık dayanamaz, adama "yeter kardeşim, susmazsan polis getirip attıracağım seni" der. adam da "bıyıklı sen konuşma fazla, on beş senedir maçlara geliyorum hep yedeksin. hangi hoca geldiyse oynatmadı seni. kiralık da mı düşünmüyorlar? başkandan mı torpillisin?" der ve süreyya cevap veremez.
kendi ağzından dinlemek için: http://www.youtube.com/...
- beşiktaşlı.
gitmesek de görmesek de orda bir köy var ve o köy bizim gibi bir adam.
hep orda, hep beşiktaşlı.
kendimi bildim bileli ya maç başlangıcında elinde çantasıyla kulubeye giderken, ya maç sonunda sessiz sedasız tünele yürürken, ya maç sonu röpartaj yapılan futbolcunun yanından geçip dikkat çekmemeye çalışırken görüyorum onu.
sebebsiz ya da sapına kadar sebepli seviniyorum.
bu adam beşiktaş çünkü
beşiktaş ulan.
26 yıl olmuş beşiktaş'ta. (kronstadtlı ölü denizci kartalın şanlı tarihinden bildirdi)(khaki, 28.10.2007 00:55 ~ 01:05)
- beşiktaşın onursal malzemecisi...
dile kolay ben ki 30 a doğru yol almışım, kendimi bildim bileli malzemeci süreyya vardı. hatta aynı saç şekli ve rengi ile....
posterlerin değişilmez parçası ve emeği ödenemeyecek beşiktaşlılardan.....
- (bkz: http://img80.imageshack.us/...)
- 'biz antalya kampındaydık. galatasaray’la efes kupası’nı oynayacaktık. takım sahaya çıktı, kulübeye yerleştiler. biz de malzemelere bakmak zorundayız orada. taraftarın biri giyinmiş, siyah beyaz bayrak almış eline, tam kulübeyle yan yana bir yerde amigoluk yapıyor. maç başladı bir iki dakika oldu, oradan bağırmaya başladı. kulübede de hatırladığım kadarıyla tigana, sergen, okan buruk, murat şahin, tayfur havutçu oturuyor. oradan başladı önce hocaya bağırdı değişiklik yapamıyorsun, sen git yaramaz adamsın diye. tayfur’a bağırdı yaşlandın artık, futbolu bırak sen diye. okan’a bağırdı sen galatasaraylısın git orada oyna diye. sergen’e git at yarışı oyna diye bağırdı. baktım herkese geliyor sıra. biz de sıralanmışız orada oturuyoruz. kendi kendime dedim süreyya sıra şimdi sana da gelecek. kalktım gittim adamın yanına, “herkes rahatsız oluyor, daha gol yok bir şey yok hemen başladın sıradan hepsini rahatsız etmeye, otur efendi gibi maçını seyret yoksa polis çağırıp seni attıracağım” dedim. bana baktı, “bıyıklı sen çok konuşma, 15 senedir maçlara geliyorum hep yedeksin, insan bir gün oynamaz mı?” dedi. tabi herkes afalladı, birbirine bakıyor. futbolcular gülmeye başladı zaten. ama adam hala susmuyor. “kiralık da mı vermiyorlar seni, hangi başkan hangi yönetim gelirse, sen buradasın, torpilin nerden?” diye devam etti. böyle komik bir anıydı işte.'
- gözümüzde bir süleyman seba, bir mehmet özdilek, bir ronaldo, bir zago, bir ilhan mansız gibidir süreyya abi.
senesini tam hatırlamıyorum ama süreyya abinin bir erkek evladı olur. isim için fazla düşünmez, kararı kesindir, kim gol atarsa bu hafta onun ismini verecektir oğluna. neyse maç başlar ancak bir türlü gol gelmez. o hafta gol atamaz beşiktaş, süreyya abi de ad koymaz oğluna. neyse diğer maç başlar. beşiktaş yine gol bulamaz, bastırır da bastırır. tam bitti derken walsh gol atar ve süreyya abi maç sonu evi arar ''babamın ismini koyun'' der. gerçek bir beşiktaşlıdır kendisi.
|